Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde iktidarın oyalayıcı tutumunu eleştiren Fransa Demokratik Kürt Konseyi Eşbaşkanı Azad Doğan, Avrupa devletlerinin Kürt sorununun çözümü için somut sorumluluk alması ve ortak deklarasyon yayımlaması gerektiğini söyledi
Barış ve Demokratik Toplum Süreci iki yılı aşkın bir süredir devam ederken, iktidarın Meclis’ten çıkan Çerçeve Yasa’nın ardından somut adımları ertelemesi tepkilere neden oluyor. Sürecin Avrupa boyutuna ve uluslararası toplumun tutumuna dair Fransa Demokratik Kürt Konseyi (CDK-F) Eşbaşkanı Azad Doğan değerlendirmelerde bulundu.
‘Sürecin en kritik aktörü Sayın Abdullah Öcalan’dır’
Sürecin mimarı olarak tanımladığı Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün önemine dikkat çeken Azad Doğan, topluma doğrudan sesini ulaştırması gerektiğini belirtti:
“Böylesi bir dönemde Sayın Abdullah Öcalan, barış ve demokratik toplum fikrini öne çıkardı. Aslında daha önce dile getirdiği düşünceleri yeniden gündeme taşıdı ve bunları daha güçlü bir biçimde önümüze koydu. İktidar da bazı adımlar attı. Özellikle Meclis’ten geçen çerçeve yasa tasarısı ve sonrasında gerçekleştirilen bazı girişimler var. Ancak bütün bunlara rağmen iktidar kanadının sürekli oyalayıcı bir tutum sergilediğini, çeşitli bahaneler ürettiğini görüyoruz. Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin mimarıdır. Bu sürecin olmazsa olmazı, sürükleyici gücü ve yürütücüsüdür. Dolayısıyla sürecin en kritik konumunda bulunan aktör Sayın Abdullah Öcalan’dır. Böylesine kritik bir konumda bulunan bir liderin topluma doğrudan ulaşamaması bir sorundur.”
Süreçte atılması gereken somut adımlar
Sözlü açıklamaların uygulamada karşılık bulmadığını dile getiren Azad Doğan, acil atılması gereken adımları sıraladı:
“Devlet Bahçeli sürekli açıklamalar yapıyor. Elbette bunlar önemli ancak artık şu soruyu sormak gerekiyor: Somut adımlarınız nelerdir? Sürekli konuşuluyor, açıklamalar yapılıyor ama bunların karşılığında ne tür adımlar atılıyor? Abdullah Öcalan’ın koşullarının bütünüyle iyileştirilmesi, kayyım uygulamalarının sona erdirilmesi, anadilde eğitim talebinin karşılanması ve cezaevlerinde bulunan hasta tutsaklar başta olmak üzere tüm tutsakların serbest bırakılması gerekiyor.”
Avrupa devletlerinin sorumluluğu ve müdahaleler
Fransa’da yaşayan Kürtlerin süreci kararlılıkla sahiplendiğini aktaran Azad Doğan, Almanya başta olmak üzere Avrupa ülkelerinin kriminalize edici tutumlarını eleştirdi:
“Avrupa devletlerinin Kürtler karşısında çeşitli sorumlulukları bulunuyor. Birkaç hafta önce Almanya’da, hayatını kaybeden arkadaşlarımızın anılması için düzenlenen bir etkinlikte Alman polisinin salona müdahale ettiğini gördük. Bu tür uygulamalar, devletlerin sürece yaklaşımı konusunda soru işaretleri yaratıyor. Kürtler olarak Alman devletine şu soruyu soruyoruz: Siz ne istiyorsunuz? Savaş döneminde karşımızdaydınız, barış sürecinde de mi karşımızda olacaksınız?”
Fransa’dan açık tutum ve ortak deklarasyon talebi
Fransa ve diğer Avrupa devletlerinin barış sürecine ilişkin net tutum alması gerektiğini vurgulayan Azad Doğan, sözlerini şöyle tamamladı:
“Fransa ne düşünüyor, ne istiyor? Bu soruların yanıtlarını görmek istiyoruz. Kürt toplumu olarak talebimiz nettir. Avrupa devletleri bu süreci desteklemeli ve Kürdistan’da devam eden savaşın, çatışmaların, yıkımın ve can kayıplarının sona ermesi için somut adımlar atmalıdır. Avrupa devletleri geçmişte yaşananların sonuçlarını telafi etmelidir. Kürt sorununun demokratik yollarla çözülmesini desteklediklerini açıkça ortaya koyan ortak bir deklarasyon yayımlamalarını bekliyoruz.”
Kaynak: MA









