• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
26 Ekim 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Editörün Seçtikleri

İzmir ve Amed Baro seçimlerinin anatomisi

26 Ekim 2026 Pazartesi - 00:00
Kategori: Editörün Seçtikleri, Forum

İzmir, barış ve demokratik toplum mücadelesi açısından stratejik bir kenttir. İzmir’de barış ve demokratik toplum fikri toplumsallaşabilirse bunun ülke genelindeki demokratik mücadeleye de önemli yansımaları olacaktır

M. Şirin Demir

Demokratik toplum inşasını tartışırken yalnızca siyasal hedeflere, örgütsel yapılara ve mevcut güç dengelerine bakmak yeterli değildir. Asıl mesele, değişen toplumsal koşulları doğru okuyabilen, ortaya çıkan imkânları zamanında değerlendirebilen ve geleceği bugünden inşa edebilen kadro niteliğidir. İzmir ve Amed baro seçimleri, bu açıdan önemli deneyimler ve dersler barındırmaktadır.

İzmir Barosu, yaklaşık sekiz yıldır ÖHD’nin de bir biçimde bileşeni olduğu Çağdaş Demokratlar Grubu tarafından yönetiliyordu. İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri ise 60’tan fazla bileşeniyle, başta baro, TMMOB, KESK, DİSK ve TTB olmak üzere farklı toplumsal ve mesleki dinamikleri bir araya getiren geniş bir mücadele zeminidir.

Geçtiğimiz dönemde yoğun savaş politikalarına ve antidemokratik uygulamalara karşı, bütün eksik ve aksaklıklarına rağmen bu zemin üzerinden çeşitli eylemlilikler geliştirildi. En azından alanlar ve sokaklar terk edilmedi; demokratik güçlerin bir arada kalması ve ortak mücadele zeminlerinin korunması sağlandı.

Sayın Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’yla birlikte, bu ortak mücadele zeminlerine duyulan ihtiyaç daha da arttı. Çünkü barışın toplumsallaşması ve demokratik toplumun inşası, yalnızca söylemlerle ya da sınırlı çevrelerde yürütülen çalışmalarla mümkün değildir. Bunun için farklı toplumsal kesimleri bir araya getirebilen, yerel dinamikleri harekete geçirebilen ve geniş demokratik ittifaklar kurabilen bir politikaya ihtiyaç vardır.

Tam da böyle bir dönemde İzmir Barosu’nun ulusalcı ve ergenekoncu olarak nitelendirilen bir siyasi çizginin temsilcilerine geçmesi, İzmir’deki emek ve demokrasi mücadelesi açısından ciddi bir kayıptır. Asıl sorgulamamız gereken, değişen siyasal koşulların ve ortaya çıkan yeni imkânların neden doğru okunamadığıdır.

İzmir, barış ve demokratik toplum mücadelesi açısından stratejik bir kenttir. İzmir’de barış ve demokratik toplum fikri toplumsallaşabilirse bunun ülke genelindeki demokratik mücadeleye de önemli yansımaları olacaktır. Dolayısıyla İzmir’de yaşanan gelişmeleri yalnızca yerel dinamiklerle açıklamak mümkün değildir; burada ortaya çıkan sonuçlar, ülkenin genel siyasal dengeleri açısından da önem taşımaktadır.

Bugün İzmir’de geniş bir demokratik ittifakın gelişmesi için elverişli bir toplumsal zemin bulunmaktadır. Bu zemini güçlendiren etkenlerden biri, mevcut siyasete duyulan güvensizliktir. İzmir Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere yerel yönetimlerde ortaya çıkan sorunlar, çürümüş ve yozlaşmış siyaset anlayışı ile demokratik güçlerin bu gelişmeler karşısında yeterli bir direnç oluşturamaması, toplumda ciddi bir tepki biriktirmiştir.

Bu tepki, yalnızca mevcut siyasi aktörlere yönelik bir memnuniyetsizlik olarak görülmemelidir. Aynı zamanda yeni bir siyasal hattın, yeni bir demokratik ittifakın ve yerel ölçekte güçlü bir toplumsal muhalefetin gelişmesi için önemli bir fırsattır.

İşte tam bu noktada kadro niteliği belirleyici hâle gelmektedir.

Nitelikli kadro, yalnızca mevcut durumu analiz eden değil, değişimin içindeki imkânları görebilen ve bu imkânları somut bir mücadele hattına dönüştürebilen kadrodur. Zamanın ruhunu kavrayan, toplumsal ihtiyaçları doğru tespit eden, geleceği bugünden kuran ve siyaseti ezberlerin dışına taşıyabilen bir anlayışa ihtiyaç var.

Eğer İzmir’deki siyasal ve toplumsal koşullar doğru okunabilseydi, baro seçimleri yalnızca mevcut yönetimin devamı ya da değişimi üzerinden değerlendirilmezdi. Seçim süreci, daha geniş bir demokratik ittifakın geliştirilmesi, toplumsal muhalefetin örgütlenmesi ve ortak mücadele zeminlerinin güçlendirilmesi için bir fırsata dönüştürülebilirdi.

Üstelik mesele yalnızca baro seçimiyle de sınırlı değildir.

İzmir Büyükşehir Belediyesi ve yerel yönetimler üzerinden gelişen süreç, kentin geleceği açısından ciddi riskler barındırmaktadır. Kamusal kaynakların, kent hakkının ve toplumsal yaşam alanlarının korunması için güçlü bir kent muhalefetine ihtiyaç vardır. Bu talan riskine karşı İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri üzerinden etkili bir kent direnci ve demokratik ittifak geliştirilebilir.

Bunun toplumsal karşılığı ve siyasal imkânları mevcuttur. Doğru bir politik hat, ortak mücadele anlayışı ve nitelikli bir kadro müdahalesiyle önümüzdeki seçimlerde çok sayıda ilçede başarı elde etmek, Büyükşehir Belediyesi’nde ise güçlü bir ana muhalefet odağı oluşturmak mümkündür.

Ne yazık ki kadrolarımızın önemli bir bölümü, bu imkânlar üzerinde yoğunlaşarak yeni politikalar üretmek yerine ezberlenmiş salon etkinliklerine, alışılmış çalışma biçimlerine ve bir sonraki seçimdeki kişisel hesaplarına odaklanmaktadır.

İzmir ve Amed baro seçimlerinin bize gösterdiği temel gerçeklerden biri de budur: Koşullar değişiyor, toplumsal ihtiyaçlar değişiyor, siyasal imkânlar değişiyor; ancak kadroların önemli bir bölümü eski düşünme ve çalışma biçimlerinde ısrar ediyor.

Demokratik toplum inşası, yalnızca doğru politik söylemlere sahip olmakla gerçekleşmez. Bu söylemleri toplumsal yaşamın içine taşıyacak, farklı kesimlerle ilişki kuracak, ortaklıklar geliştirecek ve değişen koşullara uygun yeni mücadele yöntemleri yaratacak kadrolara ihtiyaç vardır.

Bugün ihtiyacımız olan, geçmişin deneyimlerini tekrarlayan değil, o deneyimlerden öğrenerek yeni yollar açan bir kadro anlayışıdır.

Çünkü demokratik toplum inşası, yalnızca bir hedef değil, aynı zamanda bir yöntem, bir ilişki biçimi ve bir kadro meselesidir.

Süreç, şovdan ve gösterişten uzak duran; zamanı ve mekânı doğru okuyan; toplumsal dinamikleri harekete geçiren; yaratıcı, nitelikli kadrolarını arıyor.

*TMMOB ve Özgürlükçü Mimar, Mühendis ve Şehir Plancılar üyesi

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Kadınlar gelecek için yan yana geliyor

Sonraki Haber

Avrupa jineolojî konferansı: Jineolojîyle komünal özgür yaşamın inşasına

Sonraki Haber

Avrupa jineolojî konferansı: Jineolojîyle komünal özgür yaşamın inşasına

SON HABERLER

12 yaşında bir ‘satıcı’: Uyuşturucuyu kız çocuklarına taşıtıyorlar

Yazar: Yeni Yaşam
26 Ekim 2026

Avrupa jineolojî konferansı: Jineolojîyle komünal özgür yaşamın inşasına

Yazar: Yeni Yaşam
26 Ekim 2026

İzmir ve Amed Baro seçimlerinin anatomisi

Yazar: Yeni Yaşam
26 Ekim 2026

Kadınlar gelecek için yan yana geliyor

Yazar: Yeni Yaşam
26 Ekim 2026

Husiler, Suudi Arabistan’da havalimanı ve askeri üsleri hedef aldı

Yazar: Yeni Yaşam
25 Ekim 2026

Qoser’de uyuşturucuya karşı yürüyüş ve nöbet eylemi

Yazar: Yeni Yaşam
25 Ekim 2026

İsviçre Kürt Enstitüsü yeni dönem yönetimini belirledi

Yazar: Yeni Yaşam
25 Ekim 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır