Enternasyonal Dayanışma üyesi yazar Ozan Tekin, Avrupa’da gençlerin öncülük ettiği protestoların önemli toplumsal talepler içerdiğini belirterek, isyan dalgasının temelinde neoliberal politikalara itirazlar olduğunu söyledi
Fransa’da 17 ve 24 Ekim’de gençlerin öncülük ettiği yaşam pahalılığına karşı düzenlenen protestolar Avrupa’nın birçok ülkesine yayıldı. Gençlere işçi sendikalarının da destek vermesiyle giderek kitleselleşen protestolarda yüzbinlerce yurttaş sokaklara döküldü. Fransa ve Arnavutluk’ta yüzbinleri aşan protesto gösterileri günlerce devam etti. Sırbistan’da seçime giren ve yıllardır halk meclisleriyle büyüyen Öğrenci Listesi, 14 yıllık SNS iktidarını sandıkta dize getirdi. İtalya, İspanya, Belçika, Portekiz ve Yunanistan gibi birçok ülkede kitlesel eylemler gerçekleşti. Kitlesel eylemlerin ortak noktası ise yaşam pahalılığı, eğitim alanındaki sorunlar, gençlerin gelecek kaygıları, çalışma koşullarında yaşanan ekonomik güvencesizlik ve giderek tırmanan savaş politikaları oldu.
Avrupa’da yaşanan krizleri yakından takip eden Enternasyonal Dayanışma üyesi yazar Ozan Tekin, MA’ya konuşarak demokratik taleplerin, emek hareketinin taleplerinin ve özgürlükçü fikirlerin gençler arasında karşılık bulduğunu, bu isyanların bu açıdan umut verici olduğunu belirtti.
Eylemlerin oluşum aşamasına değinen Ozan Tekin, şunları söyledi:
“Burada, asıl olarak neoliberal politikaların yarattığı bir isyan dalgasının olduğunu görüyoruz. 1970’li yıllardan bu yana uygulanan neoliberal politikaların sonuçları her kesimi kötü etkiledi. Uluslararası Para Fonu da (IMF) 10 sene önce yayımladıkları bir raporda neoliberalizmin ne kadar kötü bir fikir olduğunu ortaya koydu.”
Neoliberal politikalar sokağa yansıdı
Ozan Tekin, IMF raporunda yazılan bazı detaylara işaret etti:
“Raporda, neoliberalizmin hem kapitalistlerin kârlılık krizini çözmediğini hem de toplumsal eşitsizlikleri derinleştirerek isyanlara neden olduğunu egemen sınıf temsilcilerinin kendileri yazmıştı. Bugünkü dalgalanmalar bu sonuçlardan biridir. Avrupa’nın birçok yerinde gençler ile işçiler, hayat pahalılığına, yoksulluğa, enflasyona ve barınma sorunu gibi yine hayatlarını, günlük yaşamlarını doğrudan etkileyen koşulların kötüleşmesine karşı protestolarda yer aldı.”
Trump politikaları Avrupa’nın siyasetini belirliyor
Ozan Tekin, Trump’ın Avrupa’daki merkez neoliberal hükümetleri ekonomik meseleler üzerinden sıkıştırarak aşırı sağın önünü açmaya çalıştığını söyleyerek şu sözlerle devam etti:
“Çünkü kapitalistler adına, eski neoliberal düzenden farklı bir program öneriyor. Avrupa’da da benzer görüşleri paylaşan siyasi müttefikleri var. Trump, ilk başkanlık dönemi olan 2016-2020 yılları arasında Belçika’da bir ofis kurarak aşırı sağcı partileri koordine etmeyi kendisine görev edinmişti. Bugün de kendisine rakip olarak gördüğü, eski neoliberal çizgideki partilerle rekabetinde ekonomik kozları kullanıyor. Böylece Avrupa’da kendi görüşlerine yakın siyasi hareketlerin güç kazanmasını sağlamaya çalışıyor.”
Gençlik isyanları Avrupa’nın ötesinde
Ozan Tekin, eylemlerde desteklenmesi gereken tek tarafın sokaklarda direnenler olduğunu vurgularken, özellikle ekonomik kriz sebebiyle hedef haline getirilen göçmen mülteciler başta olmak üzere tüm kesimlerin direnişinin yanında olmak gerektiğini belirtti. Ozan Tekin, sözlerini şöyle açtı:
“Ekonomik krizin sorumlusu göçmenler ya da ezilen toplumsal kesimler değil, patronlar ve hükümetlerdir. Yeni kuşak, iletişimin, internetin ve teknolojinin son derece geliştiği bir çağda büyüdü. Ancak gençlerin yaşam koşulları ve ekonomik olanakları bu gelişmeye paralel olarak iyileşmedi. Z kuşağının isyanını yalnızca Avrupa’yla sınırlamak da doğru değil. Nepal’den Sri Lanka’ya kadar pek çok yerde hükümetlere karşı düzenlenen protestolarda gençlerin aktif rol aldığını görüyoruz. Bir yandan aşırı sağ, Z kuşağı içerisinde örgütlenmeye çalışıyor. Diğer yandan demokratik taleplerin, emek hareketinin taleplerinin ve özgürlükçü fikirlerin de gençler arasında karşılık bulduğunu görüyoruz. Bu isyanlar, bu açıdan bize umut veriyor.”
Mücadeleye dört elle sarılmak
Ozan Tekin, eylemlilik hâlinin enternasyonal bir boyutu da olduğunu ifade ederek sözlerini şu çağrıyla tamamladı:
“Gençler birçok ülkede benzer sorunlarla karşılaşıyor ve ortak bir ruh haliyle ayaklanıyorlar. Türkiye’de de geçen yıl belediyelere ve muhalefete yönelik baskılara karşı gelişen hareketlerde gençlerin önemli bir rol oynadığını görmüştük. Dolayısıyla biz de Türkiye’de gençlerle ve işçilerle birlikte bu enternasyonal ruhun bir parçası olmak için mücadele etmeye devam edeceğiz.”
Öğrenci Listesi’nin zaferinden sonra Sırbistan’ı ne bekliyor?
HABER MERKEZİ









