İnsan hakları savunucuları İzmir, İstanbul ve Ankara’da hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek amacıyla gerçekleştirdikleri eylemlerinde, tutsakların tahliyesini talep etti
Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi ile İHD, hasta tutsakların durumlarına dikkat çekmek amacıyla İstanbul, İzmir ve Ankara’da her hafta düzenledikleri eylemlerini sürdürdü. Eylemlerde hasta tutsakların bir an önce tedavi edilmeleri ve tahliyeleri talep edildi.
Ankara
Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, eylemlerinin 634’üncü haftasında Sakarya Caddesi’nde bir araya gelerek Bolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan ağır hasta tutsak Zerdeşt Oduncu’nun sağlık durumuna dikkat çekti. İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şube Yöneticisi Aslı Viyan Saraç Oduncu’nun ciddi sağlık sorunlarına rağmen tedaviye erişemediğini belirterek, infazının ertelenmesi ve derhal tahliye edilmesi çağrısında bulundu.
Aslı Viyan Saraç, Zerdeşt Oduncu’nun 2011 yılında henüz 19 yaşındayken tutuklandığını ve yargılama sonucunda 178 yıl hapis cezasına çarptırıldığını belirtti. Oduncu’nun 12 Şubat 2014 tarihinde Tekirdağ F Tipi Cezaevi’nde bedenini ateşe vermesi sonucu vücudunun yaklaşık dörtte üçünde ağır yanıklar oluştuğunu aktaran Aslı Viyan Saraç, yanık tedavisi için hastaneye kaldırılan Zerdeşt Oduncu’nun uzman
bakım ve tedavisi tamamlanmadan yeniden cezaevine gönderildiğini ifade etti.
Yaraları iltihaplanıyor ve kanıyor
Zerdeşt Oduncu’nun iyileşme sürecinde düzenli pansuman ve tıbbi bakıma erişememesi nedeniyle yaralarının iltihaplandığını belirten Aslı Viyan Saraç, aradan geçen yıllara rağmen yanık yaralarının iyileşmediğini, vücudunda sık sık su toplayan, iltihaplanan ve kanayan yaralar oluştuğunu kaydetti. Aslı Viyan Saraç, cezaevinin nemli koşullarının da Zerdeşt Oduncu’nun cilt hastalıklarını ve alerjik rahatsızlıklarını ağırlaştırdığını vurguladı.
Tıbbi desteklere erişemiyor
Zerdeşt Oduncu’nun sağlık sorunlarının bununla da sınırlı olmadığını belirten Aslı Viyan Saraç, devamla şunları söyledi:
“Akciğerlerinde hasar, ileri düzeyde bel ve boyun fıtığı, böbrek rahatsızlıkları, hafıza sorunları ve sürekli ağrıları bulunmaktadır. Uzun süreli açlık grevlerinin ardından solunum sistemi şikayetleri ortaya çıkmış, daha önce de ağzından kan gelmesi nedeniyle ciddi sağlık sorunları yaşamıştır. Bel ve boyun fıtığı nedeniyle ameliyat geçirmiş olmasına rağmen ağrıları devam etmekte, doktor tarafından önerilen ortopedik yatak ve yastık gibi tıbbi desteklere erişememektedir.
Sağlık sorunları derinleşti
Zerdeşt Oduncu’nun sağlık durumu son dönemde daha da ağırlaşmıştır. 14 Ekim 2026 tarihinde öksürükle birlikte ağzından kan gelmeye başladığı, buna rağmen hastaneye sevkinin gerçekleştirilmediği ve ihtiyaç duyduğu ilaçların kendisine verilmediği öğrenilmiştir. Akciğerlerinde hasar bulunan bir hastanın yeniden kan çıkarması, kaynağının acilen araştırılmasını gerektiren ciddi bir sağlık sorunudur. Kanamanın solunum yollarından mı yoksa başka bir hastalıktan mı kaynaklandığının belirlenmemesi ve gerekli müdahalenin geciktirilmesi yaşamı bakımından ağır risk oluşturmaktadır.”
Oduncu derhal tahliye edilmeli
Zerdeşt Oduncu ile yapılan görüşmede, revir ve hastane taleplerinin uzun süre karşılanmadığı, doktor muayenesi için zaman zaman aylarca bekletildiği, reçeteli ilaçları ile hekim tarafından uygun görülen tıbbi malzemelere erişemediğini aktaran Aslı Viyan Saraç, “Sık gerçekleştirilen oda aramaları sırasında kişisel eşyalarının ve sağlık ihtiyaçları için kullandığı malzemelerin alınması, alerjik ve cilt rahatsızlıklarını daha da ağırlaştırmaktadır. Uzun yıllardır tek kişilik odalarda tutulması, açık havaya ve güneş ışığına erişiminin kısıtlanması da mevcut sağlık sorunlarıyla bağdaşmamaktadır. Talebimiz nettir: Zerdeşt Oduncu’nun infazı derhâl ertelenmeli ve kendisi tahliye edilmelidir. Kanamanın nedeni acilen belirlenmeli; akciğer rahatsızlıkları, iyileşmeyen yanık yaraları, böbrek hastalıkları ve diğer sağlık sorunları tam teşekküllü bir hastanede kapsamlı biçimde değerlendirilmelidir. Tahliye süreci tamamlanıncaya kadar ilaçları, gerekli tıbbi malzemeleri ve hastane sevkleri eksiksiz sağlanmalıdır. Zerdeşt Oduncu’nun sağlığının daha fazla bozulması ve geri dönüşü olmayan sonuçlar yaşaması beklenmemelidir” ifadelerini kullandı.
İzmir
İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi, hasta tutsak İrfan Yıldırım’ın durumuna dikkat çekmek için Konak Eski SümerBank önünde bir araya geldi. Eylemde, “Hasta mahpuslar ölüyor susma suça ortak olma” pankartı açıldı. Bu haftaki eylemde Kırıklar Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesi’nde tutulan hasta tutsak İrfan Yıldırım’ın sağlık durumunu ve maruz kaldığı hak ihlallerine dikkat çekildi. Açıklamayı İHD İzmir Şubesi Eşbaşkanı Av. Zilan Gümüş okudu.
Zilan Gümüş, Yıldırım’ın 14 yılı aşkın süredir tek kişilik hücrede tutulduğunu ve uzun süreli tecrit koşulları ve 33 yılı bulan tutsaklığın, sağlığında ağır ve kalıcı tahribatlara yol açtığını belirtti.
Tedavi edilmeli
Aile üyelerinin yaşlı olması ve mesafenin uzaklığı nedeniyle İzmir’e gelemediğini belirten Zilan Gümüş, “İrfan Yıldırım’ın tüm hastalıklarını ve gerçek sağlık durumunu eksiksiz içeren tarafsız bir sağlık raporu düzenlenmeli; bu doğrultuda nitelikli ve bütüncül bir sağlık hizmetine erişimi sağlanmalıdır. Ailesinin de mahpusu ziyaret edebilmesi için Mardin veya Batman’a sevki gerçekleştirilmelidir. Ayrıca ağırlaştırılmış müebbet hapis hükümlüsü hasta mahpusların infaz ertelemeden faydalanmasını ve tahliyesini engelleyen yasal mevzuat, evrensel hukuk ilkeleri ve yaşam hakkı esas alınarak acilen değiştirilmelidir” dedi.
İstanbul
İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu tarafından, hasta tutsakların sağlık durumlarına dikkat çekmek için yapılan “F Oturması” eyleminin 762’ncisi Beyoğlu’nda bulunan dernek binası önünde gerçekleştirildi. Eylemde, “Hasta Mahpus Hasan Rüzgar Serbest Bırakılsın” , “ Tedavi haktır engellenemez” pankartları açılırken, “Tecrit öldürür dayanışma yaşatır”, “Hasan Rüzgar serbest bırakılsın” sloganları atıldı. Bu haftaki eylemde, Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutulan ağır hasta tutsak Hasan Rüzgar’ın durumuna dikkat çekildi. Eyleme çok sayıda hak savunucusu katıldı.
Eylemde basın metnini İHD Hapishane Komisyonu üyesi Meral Nergis Şahin okudu.
Hasta tutsak Rüzgar’ın durumuna değinen Meral Nergis Şahin, “Uzun süreli açlığa bağlı Wernicke-Korsakoff Sendromu ve buna bağlı ileri derecede unutkanlık yanında kronik bronşit, astım, ileri derecede KOAH, hipertansiyon, kalp ritim bozukluğu, kronik böbrek hastalığı, bel ve boyun fıtığı, migren, prostat büyümesi, anemi, kan dolaşım sistemi bozuklukları, dizlerde kireçlenme, kafa içi basınç artışı, basur, idrar yolları enfeksiyonu, uyku apnesi hastalıkları ve ayak parmaklarının kesilmesi nedeniyle fiziki denge sorunu, yürümede zorluk, bacaklarda ağırlık hissi, his kaybı ve ayakta kaldığı süre içinde şiddetli ağrılar ve ani düşme, ayak parmaklarında morarma, ellerde kasılma ve kilitlenme, dilde peltekleşme ve konuşmada zorluk, şiddetli baş ağrısı rahatsızlıkları ile baş etmeye çalışmakta, ağrılar ve uyku apnesi nedeniyle uyuyamamakta yaşamını sürdürebilmek için desteğe gereksinim duymaktadır” dedi.
Rüzgar’ın hastalıkları
Meral Nergis Şahin’in Rüzgar’ın derneklerine gönderdiği şu mektubu okudu:
“34 yıldır hapisteyim. 19 Aralık saldırısı sonucu yaralandım ve sağ ayak parmaklarım kesildi. Birçok ağır hastalığım yanında, hapishane koşullarının düzeltilmesi için yaptığımız uzun süreli açlık eylemleri nedeniyle rahatsızlandım ve Wernicke-Korsakoff Sendromu tanısı konuldu. Unutkanlık ve denge sorunları yaşamaya başladım. Yürümekte hatta ayakta durmakta dahi zorlanıyorum ve sık sık düşüyorum. Ellerimde kasılmalar var, ellerimi kullanamıyorum. Dilimde peltekleşme ve konuşmada zorluk yaşadığım için iletişim kurmakta da zorlanıyorum. Şiddetli baş ağrısı çekiyorum. Basurdan kaynaklı kanamalar oluyor ve bu kanamalar günlerce sürüyor. KOAH nedeniyle de çok sorun yaşıyorum. Ciğerlerimdeki yara nedeniyle aynı anda on beş-yirmi diken batmış gibi şiddetli ağrılar oluyor ve ağrılar gün boyu devam ediyor. Nefes alıp vermekte zorluk yaşıyorum. Çok erken yoruluyorum. İleri derecede unutkanlık yaşıyorum ve bu da ciddi sıkıntı yaratıyor.”
HABER MERKEZİ









