Kobanê’de kadın savaşçıların görünürlüğünün kadınların özgürlük mücadelesine ilham verdiğini belirten Vierelina Fernández erkeklerin toplumsal cinsiyet rollerini sorgulamasında etkili olduğunu söyledi
Kobanê’de kadınların öncülük ettiği ve 134 günün sonunda DAİŞ’in yenilgisiyle sonuçlanan direnişin üzerinden 11 yıl geçti. Kobanê’de filizlenen ve tüm dünyaya kök salan “Rojava Kadın Devrimi” sınırları aştı, uluslararası kadın hareketlerini etkiledi. Avrupa Birliği Türkiye Sivil Komisyonu’nun (EUTCC) Kobanê ile dayanışma çağrısıyla 2014 yılında ilan edilen Dünya Kobanê Günü ise her yıl 1 Kasım’da direnişin farklı coğrafyalardaki kadın mücadelelerine etkisini yeniden gündeme taşıyor.
Bir direniş sembolu
Mezopotamya Ajansı’ndan Deniz Karabudak’a konuşan Vierelina Fernández, Kobanê’de kadın savaşçıların savaş meydanında görünür olmasının dünya genelindeki feminist hareketlere yeni bir ivme kazandırdığını söyledi. Vierelina Fernández, bu etkiyi şöyle anlattı:
“Feministlere, özellikle de dünyanın başka bölgelerindeki kız kardeşleri kadar ağır bir kadın düşmanlığıyla karşı karşıya kalmayacak kadar ayrıcalıklı konumda olanlara, toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesinin kelimenin tam anlamıyla bir ölüm kalım meselesi olduğunu hatırlattı. Kobanêli kadınlar bunun canlı kanıtıydı. Kobanê, uluslararası feminist hareketler, özellikle de Latin Amerika’daki feminist hareketler için bir direniş sembolüne dönüştü. Ancak bunun nedeni yalnızca cesur kadınların silahlanarak mücadeleye katılması değildi. El Salvador, Nikaragua, Küba ve Kolombiya gibi pek çok ülke ve bölgede de kadın savaşçılar vardı. Asıl belirleyici olan, bu kadınların kime karşı savaştığı oldu. Kadın düşmanlığıyla nam salmış, kadınların alınıp satıldığı pazarlar kuran bir örgüte karşı mücadele etmeleri, dünyanın dikkatini Kobanê’ye çevirdi. Bu, Latin Amerikalı feministler için şu mesajı taşıyordu; ‘Bakın! Bu kadınlar çok daha ağır bir kadın düşmanlığıyla karşı karşıya ve yine de başardıklarına bakın.’ Bu durum, pek çok Latin Amerikalı feministi mücadelelerini daha ileriye taşımaya, daha cesur olmaya ve daha fazlası için mücadele etmeye teşvik etti.”
Kobanê erkeği de değiştirdi
Kobanê direnişinin kadınları etkilediği kadar erkekler üzerinde de bir etkisi olduğunu vurgulayan Vierelina Fernández, şöyle devam etti:
“Kobanê direnişinde kadınların görünürlüğünün rolü ve bu görünürlüğün kadınların özgürleşmesine nasıl katkıda bulunduğunu konuştuğumuzda, bunun iki yönlü olduğunu göz önünde bulundurmalıyız. Daha önce de dediğim gibi, Kobanê’li kadınların kahramanca ve korkusuz eylemlerini görmek, dünyanın dört bir yanındaki kadınlara daha fazlasını talep etme, daha fazlasını yapma ve daha büyük riskler alma konusunda etkiledi. Ancak aynı şekilde, Kobanê’li kadınları görmek erkekleri de değiştirdi ve onlara da ilham verdi. Son derece cinsiyetçi ve kadın düşmanı olan bazı erkekler, daha önce kadınlara dair, savaştıkları düşmanın, DAİŞ’in bakış açısından pek de farklı olmayan bir anlayışa sahipti. Dolayısıyla Kobanê’li kadınların silahlı mücadelede görünür olması, erkeklerin birçoğunun düşünce yapısını değiştirmede vazgeçilmez bir rol oynadı. Evet, Kobanê deneyimi dünyanın farklı yerlerindeki kadınların kadın hakları mücadelesini yeniden düşünmelerine katkıda bulundu. Ancak aynı zamanda nüfusun diğer yüzde 50’sini oluşturan erkeklerin de ilk kez, en başından beri kadınların önünü neden kestiklerini sorgulamalarını sağladı.”
HABER MERKEZİ









