• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
7 Nisan 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Manşet

Faşizmin ayak sesleri ve medya-Erol Katırcıoğlu

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
16 Mart 2019
Kategori: Manşet, Yazarlar
0
Paylaşım
0
Görüntüleme
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

TV kanallarının HDP’nin seçim reklamlarını birlikte reddetmiş olmaları, Cumhur İttifak’ının ne denli zorda olduğunu gösteren en önemli kanıt. Tabii bu tutum aslında öteden beri söylediğimiz medyanın iktidarın ihale vererek kontrol altında tuttuğu bir araç haline gelmiş olduğunun da en önemli kanıtı. Normal demokratik ülkelerde böyle bir ilişki hiçbir biçimde kabul edilemez ve ya yasa biçiminde ya da çeşitli regülasyonlarla medyada tekelleşmeye hiçbir ülke izin vermez.

Her ne kadar “izin vermez” dedimse de bu sektörün aktörleri de her daim bu yasa ya da regülasyonları aşmak için elinden geleni yaparlar ama sanırım bizim burada sözünü ettiğimiz iktidar-medya ilişkisini dünyanın hiçbir ülkesinde görmek mümkün değil. Medya sektörü üzerine bu tür yasa ve regülasyonların konma ihtiyacı, doğrudan doğruya “demokratik” bir toplum olmanın vazgeçilmez koşullarından biri olmasındandır. Çünkü medya sektörü otomotiv ya da beyaz eşya sektörü gibi bir sektör değildir.

Otomotiv sektöründe tekelleşme, otomobil fiyatlarının olması, gerekenden daha yüksek oluşmasına neden olarak özel sektör kârlarının artması ve dolayısıyla toplumdaki gelir dağılımının bozulması gibi bir sonuç doğurur. Ama medyanın tekelleşmesi tüm toplumun neyi giyeceğinden, neyi yiyeceğinden ve nasıl düşüneceğine kadar birçok sosyal alanı etkileyerek toplumun demokratik bir idealden kopmasına neden olur. O nedenle de medyada tekelleşme demokrasinin düşmanıdır.

Bizde olan bence bu ilişkinin en vahşi şeklidir. Bugün medya sektörü, hükümetten çeşitli altyapı ihaleleri alarak beslenen 7 gruptan (çoğu bildiğiniz Kalyon gibi inşaat şirketlerinden) oluşmakta ve aralarında bir çeşit ağ oluşturarak tüm sektörü kontrol altına almış durumdalar. Yine normal ülkelerde bu tür tekelleşmeler karşısında rekabet yasaları (anti-tröst yasaları) önemli bir engel teşkil ederler. Bizde “devlet”, AKP tarafından “hükümetleştirildiği” için, devlete ait, yani tüm topluma ait olması gereken ve ülkenin demokratik bir biçimde yönetilmesi için gerekli kurumlar hükümete ait kurumlar haline getirilmiş olduğu için bizim Rekabet Kurumu’muz da bundan nasibini almış ve bağımsız bir kurum olması gerekirken, bir hükümet kurumu haline getirilmiştir.

O nedenle de başka alanlarda, birlikte hakim durumda olan mesela YAYSAT, BBD, ve BİRYAY gibi gazete dağıtım piyasasındaki dağıtım şirketlerinin kendi dağıtım ağlarını yeni bir şirket için kullandırmama kararını 1 trilyon 133 milyar 760 milyon TL gibi çok yüksek bir ceza miktarı ile cezalandırmıştı (20 Aralık 2007). Bugün HDP’ye yapılan da bu ceza kapsamına girecek bir eylemdir ve gördüğünüz gibi toplumun hiçbir yerinden çıt çıkmamıştır. Bu vesileyle bir de uyarı yapmak gerekiyor.

Bu seçimde AKP ve MHP cenahından gelen işaretler, iktidarın, seçimleri kaybetmemek için her şeyi yapabileceği, memleketi yangın yerine çevirebileceği noktasına doğru hızla ilerlediğini gösteriyor. Başka türlü yaptıkları pervasızlıkları açıklamak mümkün değil. Hiçbir yasa tanımıyorlar. Hiçbir yarışma ahlakı diyebileceğimiz davranış göstermiyorlar. Memlekette insanlar birbirlerini boğazlayabilirler, bir iç savaş hali yaşanabilir gibi olasılıkları takmıyorlar. Toplumun bir yarısına “terörist” demekten, gördünüz mü ezanı ıslıkladılar yalanını, nelere mal olabileceğini düşünmeden tekrarlayıp duruyorlar.

Partiler arasında geçmesi gereken bu yarışta partilerin değil de devletin imkanlarını kullanmakta bir beis görmüyorlar. Tam da bu günlerde, örneğin içinde Erdoğan’ın da resimlerinin olduğu ve İstanbul Belediyesi tarafından ödendiği anlaşılan “Beyaz Masa” reklamlarını bütün kanallara dayıyorlar, vs.vs. Aman dikkat! İktidar, “Benden sonrası tufan” anlayışıyla toplumu bölmekten çekinmiyor. Her türlü provokasyonu yapmaya hazır gibiler. HDP’nin reklam filimlerinin kanallarda yayınlanmaması bu çılgınlıklarının en sonuncusu. Daha büyük çılgınlıklar da yapabileceklerini düşünerek herkesin dikkatli olması gerek.

Önceki Haber

Çarpıtma ve sessizlik-Ayşe Gökkan

Sonraki Haber

‘Gezegen bekleyemez’

İlgiliYazılar

Sermaye-siyaset-yargı üçgeninde işçi katliamları

Yazar: Yeni Yaşam
7 Nisan 2026

İş cinayeti davaları, sermaye-siyaset-yargı üçgeninde cezasızlığın üretildiği sınıfsal ve politik davalardır. Bir yanda emek sömürüsüne dayalı sistemin temsilcileri, diğer yanda...

Cengiz Holding Şemrex’te genişlemeye devam ediyor

Yazar: Yeni Yaşam
7 Nisan 2026

Çok özel olanaklara, sınırsız desteğe sahip olan Cengiz Holding bakırda tekelleşirken, nikel, kobalt, lityum ve uranyum üretimlerinde de tekel olma...

Kürdün yeniden doğuş günü

Yazar: Yeni Yaşam
7 Nisan 2026

Kürdistan’ın dört parçasındaki her kazanım bu önderliğin yürüttüğü mücadele ortamında var olmuştur. Bu önderliğin mücadelesinin Ortadoğu ve dünyada yarattığı Kürt...

Riha’da bir komünist köy: Ne işiniz var Kürtlerle?

Yazar: Yeni Yaşam
7 Nisan 2026

'Komünist Köy' sakinleri gazetemize anlattı: Hep bir muhalefet, bir direnç gelişti. Devlet bir türlü çözemedi bu köyü. Cezaevinde yatanlar, işkence...

Trump İran’a tehditlerini sürdürdü: Bütün ülke tek bir gecede yok edilebilir ve o gece yarın gece olabilir

Yazar: Yeni Yaşam
6 Nisan 2026

ABD Başkanı Donald Trump İran’a tehditlerini sürdürdü, ‘Bütün ülke tek bir gecede yok edilebilir ve o gece yarın gece olabilir’...

Meral Danış Beştaş: Bu süreç başarıya ulaşacak, başka seçenek yok

Yazar: Yeni Yaşam
6 Nisan 2026

Meral Danış Beştaş Kürt meselesinin çözümüne yönelik yürütülen süreci değerlendirdi. Beştaş, müzakere sürecinin kararlılıkla sürdürüleceğini vurgulayarak, ‘Bu süreç bir müzakere...

Sonraki Haber

‘Gezegen bekleyemez’

SON HABERLER

Sermaye-siyaset-yargı üçgeninde işçi katliamları

Yazar: Yeni Yaşam
7 Nisan 2026

Cengiz Holding Şemrex’te genişlemeye devam ediyor

Yazar: Yeni Yaşam
7 Nisan 2026

Kürdün yeniden doğuş günü

Yazar: Yeni Yaşam
7 Nisan 2026

Riha’da bir komünist köy: Ne işiniz var Kürtlerle?

Yazar: Yeni Yaşam
7 Nisan 2026

Hakan Tosun için anma ve panel: Adalet henüz yerini bulmadı

Yazar: Yeni Yaşam
6 Nisan 2026

İsrail’den Lübnan’a saldırı: 2 kişi yaşamını yitirdi

Yazar: Yeni Yaşam
6 Nisan 2026

Trump İran’a tehditlerini sürdürdü: Bütün ülke tek bir gecede yok edilebilir ve o gece yarın gece olabilir

Yazar: Yeni Yaşam
6 Nisan 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır