• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
24 Ekim 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Beka sorunu – Özge Yurttaş

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
18 Mart 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Yerel seçimlerin gözde kavramı “beka sorunu”. Tıpkı bir önceki gibi bu yerel seçimi de adeta bir genel seçime dönüştüren AKP-MHP ittifakının tüm söylemi bu mühim kavram üzerine kurulu. İçteki ve dıştaki kahrolasıca düşmanlar karşısında “vatanın bekası için” onlara oy verilmesi gerektiği yönünde telkinler her perdeden dile getiriliyor.

Beka sorunu nedir? Var olma kalıcı olma sorunudur. Bu basit çerçeveden bakınca Türkiye’de varlık yokluk savaşı veren bambaşka milyonlar yok mu? Üstelik bu milyonlara yönelik en büyük tehdit en büyük düşman şimdilerde “beka sorunu” lafını diline dolayanlar değil mi?

Mesela Türkiye’de şu anda 7 milyon 153 bin yurttaşın yaşamsal bir sorunu var. Sayının bu kadar net olmasına şaşırmayın. Ben saymadım DİSK-AR saydı. 15 Mart’ta yayımlanan DİSK-AR’ın Mart 2019 raporunda işsiz sayısının son bir yılda 1 milyon kişi arttığı, aralık ayında işsiz sayısının 7 milyon 153 bine ulaştığı belirtiliyor. İşgücü içerisindeki her 10 kişiden ikisi yaşamını idame ettirecek bir işe sahip değil. Bu 7 milyon 153 bin işsiz ve onların bakmakla sorumlu olduğu yakınları adeta bir varlık yokluk savaşı içinde. Alın size beka sorunu

Mesela Türkiye’de toplumsal olarak yukarıdan aşağıya örgütlenen kadın düşmanları sorun değil mi? Kadınların varlığına, yaşamına dair tehditleri nasıl anlamalıyız? Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu verilerine göre, 2018’de duyabildiğimiz, görebildiğimiz 440 kadın erkekler tarafından öldürüldü. Sadece 2019 Ocak ayında erkekler 43 kadını öldürdü. Kadınlar ölürken iktidarın, kadın cinayetlerinden çok kadınların 8 Mart yürüyüşünü bir beka sorunu olarak tarif etmesi de körüklenen kadın düşmanlığının en şiddetli göstergelerinden birisi. Nafaka hakkı karşıtlığı, boşanmaların azaltılmasına yönelik iktidarın açık ajandası da bu düşmanlığın yakın dönem aksiyon planının parçası. Kadınların canlarını kurtarsalar emeklerini kurtaramamaları da işin diğer boyutu. Çünkü biliyorsunuz istisnasız tüm kadınlar ev içi emek sömürüsüne maruz kalıyor. Ücret karşılığı çalışma durumunda da büyük bir ayrımcılığa uğruyor. Her 10 kadından 3’ü iş bulup çalışabiliyor. Kadınların yüzde 44’ü ise kayıt dışı istihdam ediliyor. Çalışanların yaşadığı çocuk bakımı, taciz, ayrımcılık gibi sorunlarsa katmerlenmiş durumda. Mazbut kadın, makbul eş ve aile müessesesi dışında ayakta kalmak isteyen kadınlara yaşam hakkı tanınmıyor. Alın size beka sorunu…

Dönüp bakıyoruz kurulan yağma düzeni yüzünden kentlerimiz, ormanlarımız, köylerimiz yok ediliyor. Yaşanılamaz hale getiriliyor. Her köşesi ranta açılan yaşam alanları içindeki canlılarla ölmeye mahkûm edilirken kurdun, kuşun, ağacın, ormanın bekası tehlikede.

Halkların, kadınların, emekçilerin, çiftçilerin, doğanın, ezcümle yaşamın varlığını tehdit edenler şimdi ortaya düşmüş beka sorunu diyorlar. Onları neredeyse açtığınız her TV kanalında, çevirdiğiniz her gazete sayfasında görüyorsunuz. Boğazları yırtılırcasına bağırıyorlar. Hakaretler ediyor, tehditler savuruyorlar. Çizgili ceketleri, incecik bıyıkları ile her yerde karşımıza çıkıyorlar. Büyük bir telaş içinde olduklarını belagatleri ile saklama çabasındalar. Habire parmak sallıyorlar. Bizi, en eski iktidar meziyeti olan kendi çıkarlarının hepimizin çıkarı olduğuna inandırmaya çalışıyorlar. Bunun için yalanı, dolanı, manipülasyonu devreye sokuyorlar. Kendi elleri ile yaratıp büyüttükleri ve yaşamlarımızı tehdit eden bu yıkımı kendi beka sorunu ile özdeşleştirerek yırtmak için uğraşıyorlar. Oysa memleketteki bu iki cephenin durumu adeta bir tahterevalli denklemi gibi. Kadınlar, emekçiler, yaşam savunucuları, barış isteyenler kazandığında onlar kaybedecek. Bu yüzden iktidar için bir beka sorunu olduğu kesin. Fakat “beka” yaygarasıyla sesini boğmak, görünmez yapmak istedikleri ezilenlerin her zulüm çağında söylediği ve gösterdiği bir gerçek var: “Vardık, varız, var olacağız”.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Fransa ve politika

Yazar: Yeni Yaşam
24 Ekim 2026

“Sıkıysa gelip yaşasınlar benim dokuz metrekare evimde. Az önce bir polis vardı. Ona böyle yaşanamayacağını anlatıyordum. O da abarttığımızı söylüyordu....

Eşit yurttaşlığın cumhuriyeti

Yazar: Yeni Yaşam
24 Ekim 2026

Dar kalıpları aşarak demokratik bir gelecek için ortak hareket hiç bu kadar elzem olmamıştı. “Yeni Toplumsal Sözleşme” için bir dakika...

Fransa’da yakılan kıvılcım aleve dönüşür mü?

Yazar: Yeni Yaşam
24 Ekim 2026

Fransa’da liselilerin başlattığı, üniversite öğrencilerinin, öğretmenlerin, velilerin, göçmenlerin, sol örgütlerin, işçi sendikalarının da katıldığı ve diğer Avrupa ülkelerine de yayılan...

İstanbul Barosu’nda demokratik değişime devam…

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

İstanbul Barosu’nun geleceğini belirleyecek olan vatan ve millet söylemlerinin yüksekliği değil; ortak kaynakların nasıl yönetildiği, farklı görüşlerin ne kadar temsil...

Burjuva medyasının lağım kokan nefesi…

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

Bugünlerde dijital medyada yayınlanan isyan resimleri egemen sınıfları çılgına döndürüyor. Arjantin, Arnavutluk, Belçika, Brezilya, Fransa, İspanya ve İtalya sokakları protesto...

Aleviler barışın neresinde olmalı 

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

İçinden geçtiğimiz dönem, Türkiye'nin siyasal ve toplumsal geleceği açısından önemli bir eşiktir. Uzun yıllardır çözülemeyen sorunların, çatışmanın ve toplumsal kutuplaşmanın...

Sonraki Haber

Zülküf Gezen’in cenazesi yarın sabah Diyarbakır’a uğurlanacak

SON HABERLER

Kaboğlu: Hukuku savunanın yargılandığı bir düzende hiçbir avukat güvende değil

Yazar: Yeni Yaşam
24 Ekim 2026

Sansüre ve baskıya karşı 10 kentte eylem: Tutuklu gazetecilerin mesajları okundu

Yazar: Yeni Yaşam
24 Ekim 2026

Süheyla Kaya İstanbul’da anıldı

Yazar: Yeni Yaşam
24 Ekim 2026

Nisêbîn’de otomobil sulama kanalına düştü: 6 kişi yaşamını yitirdi

Yazar: Yeni Yaşam
24 Ekim 2026

Sêrt’te start verildi: DEM Parti’den ‘Ekmek, Barış ve Adalet İçin Bütçe’ kampanyası

Yazar: Yeni Yaşam
24 Ekim 2026

Terminal Kadıköy’de bir ekran hack’lendi: Bu bina kent suçudur

Yazar: Yeni Yaşam
24 Ekim 2026

Gazetecilerden ortak ses: Özgür basın, özgür toplum

Yazar: Yeni Yaşam
24 Ekim 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır