• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
23 Ekim 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Ender İmrek

Eşit yurttaşlığın cumhuriyeti

23 Ekim 2026 Cuma - 23:00
Kategori: Ender İmrek, Yazarlar

Dar kalıpları aşarak demokratik bir gelecek için ortak hareket hiç bu kadar elzem olmamıştı. “Yeni Toplumsal Sözleşme” için bir dakika bile beklemeden adım atmak gerek. Merkeziyetçi ve otoriter yönetimin derinleştirdiği yoksulluk, işsizlik, yargı güvensizliği ve hizmet yetersizliği, belirli bölgeleri daha fazla etkilese de bütün ülkeyi derinden sarsıyor. Bu yüzden “Cumhuriyet”i, “Demokratik Cumhuriyet”le tamamlanması ya da “Eşit Yurttaşlık Temelli Cumhuriyet” olarak yeniden tanımlamak, tüm halkların yararınadır.

“Demokratik Cumhuriyet” kavramı, bugün bazı çevrelerde tek bir siyasi hareketin veya tek bir ismin ifadesiymiş gibi algılanıyor olsa da daha ötesidir. Bu algı ve geri duruş, kavramın özünü ve Türkiye’nin gerçek ihtiyaçlarını gölgeliyor. Zira eşit yurttaşlık, yerel demokrasi, anadilinde kamusal yaşam ve hukukun üstünlüğü; bir etnik meselenin uzantısı değil, bu topraklarda yaşayan herkesin ortak talebidir.

Tarihsel ve evrensel temeller

Bu talebin kökleri, Türkiye’nin kendi tarihsel birikiminde ve uluslararası demokratik standartlarda yatıyor. Amasya Protokolü’ndeki çoğulcu yaklaşım, 1921 Anayasası metnindeki yerel yönetimler vurgusu ve hatta, (bir darbe sonrası olmakla birlikte) 1961 Anayasası’nın kısmi de olsa sosyal haklar düzenlemesi, eşit yurttaşlık fikrinin bu coğrafyada yabancı olmadığını gösterir. Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı, AİHM içtihadı ve dünya demokratikleşme kapsamlı anayasal gelenekler ve perspektifler de aynı çerçeveyi güçlendirir.

Eşit yurttaşlık, yerel demokrasi, anadil hakları ve hukukun üstünlüğü; bu mirasın günümüzdeki karşılığıdır. Kavramı yalnızca bir hareketin metinlerine hapsetmek ve geri durmak hem bu tarihsel birikimi hem de evrensel demokratik ölçütleri görmezden gelmek anlamına gelir.

Zira demokratik gelecek, Türkiye’nin ortak ve kesişen sorunlarının ifadesidir. Adil gelir dağılımı, sendikal haklar, enflasyon karşısında emekçinin korunması; kadın cinayetlerinin durdurulması, istihdamda cinsiyet eşitliği; Alevilerin Cemevi taleplerinin karşılanması, zorunlu din dersinin kaldırılması ve laikliğin eşit uygulanması; genç işsizliğinin ortadan kaldırılması, eğitimde fırsat eşitliği ve barınma hakkı…

Bunların hepsi, demokratik bir cumhuriyetin somut anlamıdır. Yargı bağımsızlığı, kayyım uygulamasının sona ermesi, gazetecilerin tutuklanmasına son verilmesi ve herkes için ifade, örgütlenme, basın özgürlüğü de aynı bütünün parçalarıdır.

Ortak çıkarlar ve yanlış eşleştirmeler

“Güçlendirilmiş yerel yönetimler”, yine seçimlerden ibaret olmayan “katılımcı demokrasi”, “eşit vatandaşlık”, “çok dilli kamusal alan” ve “hukuki güvence” gibi talepleri yalnızca Kürtlerle eşleştirmek, sorunun esasını kavramamaktır. Bu talepler, işçi ve emekçilerin, kadınların, gençlerin, Alevilerin ve tüm dil-inanç gruplarının ortak çıkarlarına hitap eder.

Merkeziyetçi otoriter yönetim hem Kürt bölgelerinde hem de ülkenin geri kalanında yoksulluğu, işsizliği ve hizmet yetersizliğini derinleştiriyor. Fon vurgunu bunun tuzu biberi oldu. Güçlü yerel yönetimler ve katılımcı bütçe emekçilerin, anayasal eşitlik ve laiklik Alevilerin, toplumsal cinsiyet eşitliği kadınların, eğitim ve istihdam fırsatları gençlerin ortak talebidir.

Dolayısıyla “Türkiyelilik” kavramı da farklılıkları yok sayarak, Türk etnisitesiyle sınırlı tutulamaz. Farklı dil, inanç ve etnik aidiyetleri kapsayan bir yeniden değerlendirme, eşit yurttaşlığın gereğidir. Bugün en somut adımlardan biri Kürtlerin hak ve hukukunu tanımak; kayyımların geri çekilmesi, AYM ve AİHM kararlarının uygulanması, anadilinde eğitim hakkının tanınması, yerel yönetimlere mali ve diğer alanlarda yetki verilmesi ve barış sürecinin hukuki güvencelerinin sağlanmasıdır.

Şiddetin tamamen bitmesi de toplumun genel talebidir. Bu talepler, Kürt Hareketi ile sınırlı bir çerçevede ele alındığında eksik kalır; Türkiye’nin ortak demokratikleşme ve sosyal adalet programı olarak görülmelidir. 

Üçüncü yol ve geniş örgütlenme

Ne iktidarın güvenlikçi, baskıcı ve sömürücü politikalarına teslim olan ne de ana muhalefetin ve diğer statükocu güçlerin geleneksel ulusalcı çizgisine sıkışan olmalı… Ana muhalefetin demokratikleşme ve daha ileri bir kulvara çekilmesinde baskı yaratmanın yolu da buradan geçiyor. Tüm kesimleri kapsayacak sosyal adalet, kuvvetler ayrılığını öne çıkaran hukuk devleti ve yerinden yönetim programıyla birlikte ilerlemek mümkün. Sistemin sıkıştığı bu tarihsel momentte üçüncü yol, kapsamlı bir hareket için zaman yitirmeden yola çıkmayı gerektiriyor.

Ancak ekonomi, ekoloji, kadın, emek ve sosyal politika başlıklarında tüm Türkiye’yi kapsayan somut programlar üretmek, tek bir partinin ya da birkaç çevrenin işi değildir. Sol, sosyalist, demokratik güçler, işçi sendikaları, Alevi dernekleri, kadın platformları, gençlik örgütleri ve meslek odalarıyla ortak platformlar kurmak için hem olanak hem de çok neden var.

Bu kapsamda silahsızlanma tespit ve teyidinin gündemde olduğu bu dönemde, izleyen değil, müdahil olmak gerekir. Süreci iktidarın ve yasayı MGK’nin inisiyatifine bırakmadan, “Şiddetin her türlüsünü reddediyoruz” açıklığı ve hukukun herkese eşit işlemesi talebi ile öne çıkmak gerekir.

Demokratik Cumhuriyet ya da Demokratik Türkiye, evrensel demokratik ve sosyal adalet temellerine oturacaksa, bunun öznesi yalnızca Kürtler değil; işçi, emekçi ve tüm ezilenlerdir. Bu netlikle işçi, emekçi, Alevi, laik ve diğer kesimlerin tereddütleri aşılarak ilerlemek olası.

Kürtlerin tarihsel mücadele ve edindikleri birikimle gündemde önemli bir yer tutuyor olmaları bu sorunun Kürtlerin sırtına bırakılmasını gerektirmez. Zira her inanç ve dilden geniş halk birliği olmadan bu yol açılamaz. Silahın devre dışı kaldığı demokratik mücadelenin ve direnişin temel olduğu bu koşullarda yeni dönemin tarzını hep birlikte geliştirmek gerek.

Özcesi; “Eşit yurttaşlığın cumhuriyeti”, dar kalıpların ötesinde, ortak sorunları ortak çözümlerle ele alan bir perspektifle mümkündür. Bunun için zaman yitirmeden, taleplerde dengeyi gözeten, geniş ve ekonomik, sosyal, siyasal temeline oturan bir örgütlenmeye ve demokratik harekete ihtiyaç var…

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Kanada ile nükleer flörtü

Sonraki Haber

Arzoxlî’de sit alanına GES

Sonraki Haber

Arzoxlî’de sit alanına GES

SON HABERLER

Fransa ve politika

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

İçtiğiniz kahveye dikkat!

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

Arzoxlî’de sit alanına GES

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

Eşit yurttaşlığın cumhuriyeti

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

Kanada ile nükleer flörtü

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

Fransa’da yakılan kıvılcım aleve dönüşür mü?

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

‘Rojava’daki üniversitelerin statüsü korunsun’

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır