Amed’in Sûr ilçesine bağlı Arzoxlî Mahallesi’nde mera alanlarına yapılmak istenen GES projesine karşı halkın direnişi kadınlar öncülüğünde sürüyor. Bölgenin ayrıca tarihi sit alanı olduğu ve bilirkişi raporunun kabul edilmediği öğrenildi
Şirin Bayık
Amed’in Sûr ilçesine bağlı Arzoxlî (Kervanpınar) Mahallesi’ne şubat ayında ilk iş makinaları girdi. 2024 yılında ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) Olumlu kararı verilen ZENKAR GES (Güneş Enerji Santrali) projesinin kazı çalışmaları başlatılmıştı. Bölge halkının tepkisi üzerine hemen ertesi gün binlerce kolluk gücü bölgeye yığıldı. Halkın tepkisi o dönem gözaltı ve darpla karşılık bulmuştu. Amed Barosu Çevre Komisyonu darp edilen üç kişiden birinin hamile bir kadın olduğunu, gözaltına alınan 15’ten fazla kişinin adli kontrolünün halen devam ettiğini açıklamıştı.
Meralar işgal edildi
Tek geçim kaynağı hayvancılık olan halk, GES tehdidine karşı o günden bu yana direnişte. Halkın itirazı, bu enerji projesinin yaşam alanlarını tehdit etmesi. Çünkü burada tartışılan yalnızca toprağa yerleştirilecek paneller değil aynı zamanda hayvanların otladığı meralar, geçimini hayvancılıkla sağlayan ailelerin geleceği, kuşaktan kuşağa aktarılan yaşam biçimi ve tarihsel hafıza tehdit altında. Mahalle sakinleri, yaşamlarının dayanağı olan toprakların bir şirketin projesine açılmasına karşı seslerini yükseltti. İş yargıya taşındı. Amed Barosu projeye ilişkin yürütmeyi durdurma talebini mahkemeye sundu. Ancak ortada sadece bir halkın yaşam hakkının ihlali değil, bir tarihin de ihlalinin olduğu ortaya çıktı. Amed Barosu’nun başvurusu üzerine Amed Büyükşehir Belediyesi mühendislerince yapılan incelemelerde “Ğırap” olarak bilinen bölgede yerleşim izlerine rastlandığı ve alanın sit alanı olduğu tespit edildi. Hukukçular bunun üzerine Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’ne başvurdu ancak yetkililer yerleşim sınırını GES alanının sınırına kadar çekti. Bilirkişi heyetinin hazırladığı ve bölgenin sit alanı olduğuna dair rapor da kabul edilmedi.
Nöbet eylemi
21 Ekim sabahı jandarma eşliğinde bölgeye getirilen iş makineleriyle çalışmaların yeniden başlaması, aylardır süren mücadeleyi yeniden alevlendirdi. Mahalle sakinleri, ekoloji örgütleri, hukukçular ve siyasi parti temsilcileri proje alanına doğru yürüyüş gerçekleştirdi. Ancak grubun önü jandarma tarafından kesildi. Ertesi gün de alana yürümek isteyen köylülerin geçişine izin verilmedi. Böylece meralarını ve topraklarını savunmak isteyen halkın mücadelesi, aynı zamanda kendi yaşam alanlarına erişebilme mücadelesine dönüştü. İki gündür direnişini devam ettiren halk nöbet eylemine başladı.
Kadınlar ön saflarda
Arzoxlî’deki direnişin en dikkat çekici yanlarından biri, kadınların mücadeledeki öncü rolü. Hayvancılığın ve kırsal yaşamın gündelik yükünü taşıyan kadınlar, meraların kaybedilmesinin çocuklarının geleceğinin de kaybedilmesi anlamına geldiğini belirtti. Ön saflarda yürüyen kadınlar, eylem boyunca “Axa me, ava me, hebûna me ye” (Toprağımız, suyumuz, varlığımızdır) sloganı ile yürüdü. Yürüyüşün ön saflarında çocuklar da yer alıyordu. Aileleri gibi onlar da GES’e karşı direnişin bir parçası oldu. Mahalledeki çoğu çocuk okula gitmeyerek eyleme destek verdi. Pankart taşıyarak, slogan atarak, kolluğun oluşturduğu barikatı aşmaya çalışarak, hatta onlara ‘Biz GES istemiyoruz’ diye seslenerek. Çocuklar ailelerini, aileler çocuklarının geleceğini düşünerek direniyor.
Yürüyüş öncesi konuştuğumuz Sevahat Çiftçi, yaşadıklarının büyük bir zulüm olduğunu belirtti. “Biz burada olduğumuz sürece bu projeye izin vermeyeceğiz” dedi. Bir yandan direnişte ısrarcı olacaklarını söylerken bir yandan “devlet de onların arkasında” diye sitem etti. Leyla Barlak da “GES istemiyoruz, direnmeye devam edeceğiz ve bunu sadece kendimiz için değil, doğmamış çocuklarımız için de yapıyoruz” dedi. Rojda Çiftçi de “Bizim hayvancılıktan başka yapacağımız bir şey yok. Eğer bu proje olursa bunu yapamayız, tarım yapamayız. Buralarda yaşayamayız. Kimsenin bize bunu yapmaya hakkı yok” diyerek kaygılarını ve sitemini dile getirdi. 7’den 70’e Arzoxlî halkı, bu projenin iptalini beklerken başlattıkları nöbet eylemi için de destek çağrılarını dile getirdi.








