• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
23 Ekim 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Manşet

İçtiğiniz kahveye dikkat!

Kürdistan'da 'bağımlılık' ve gençlere kurulan tuzaklar (1):

23 Ekim 2026 Cuma - 23:00
Kategori: Manşet, Yaşam

Uyuşturucu kullanımında artış yaşanırken, uyuşturucunun temin yöntemleri de değişkenlik gösterdi. Bu yöntemlerden en bilineni hâlâ torbacılar olurken, buna bazı eczanelerden alınan ilaçlar da eklendi

Kürdistan’da en yaygın ve tehlikeli maddelerden biri metamfetamin olurken; uyuşturucu satıcıları ve şebekeler, gençleri tuzağa çekmek için bu maddeyi daha çok kahve ile karıştırıp veriyor

Türkiye ve Kürdistan’da uyuşturucunun en yaygınlaştığı tarihin eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun dönemine denk gelmesi dikkat çekici. Soylu’nun sık sık baronlarla fotoğrafları basına yansımıştı

Reyhan Hacıoğlu

Belki bir arayış, belki ekonomik yoksunluk, belki yoksulluk ve işsizlik, belki bir boşluk, belki yalnızlık, belki kurumların eksikliği, devletin göz yumması ve teşvik etmesi… Sebep her ne olursa olsun özel savaş politikalarının bir ayağı olan uyuşturucu kullanımı son süreçte Türkiye ama özellikle Kürdistan’da toplumu çürüten en büyük tehlikelerden birine dönüşmüş durumda.

Kafelerden okul bahçelerine, mahalle aralarından lüks sitelere kadar kullanım yaşının 9’a inmesine karşın topyekûn bir mücadele başlatılmış durumda. Taraftar guruplarından Barış Anneleri’ne kadar herkesin duyarlı olduğu bu süreçte, -geçtiğimiz günlerde uyuşturucuya karşı yapılan eylemlere katıldıkları gerekçesi ile Amed’de üç genç tutuklansa da- herkes bu toplumsal soruna karşı ayakta.

 

1 - 7
- +

1.

2.

3.

4.

5.

6.

7.

Biz de hazırladığımız bu araştırma dosyası ile toplumu çürüten bağımlılığın yanı sıra gençleri uyuşturucu ağının içine çeken tuzakları işlemeye çalıştık. Dosyanın ilk bölümünde, yasadışı yollarla elde edilen uyarıcı ilaçlara dair veriler yer alacak.

En ‘kolay’ yol

Uyuşturucu bağımlılığında en bilinen ve ulaşımı en “kolay” olan yöntem bugün her yerde olduğu gibi Kürdistan’da da hâlâ torbacılar. Son yıllarda büyük bir kısmı mahallelerinin çocukları olan bu torbacılar, temin ettikleri uyuşturucuları rahatlıkla satarken, kullanım yaşı birçok kentte 5-9 yaş arasına inmiş durumda. Kürdistan’da işletilen ve çok gündem yapılmayan yöntemlerden biri eczaneler. Son bir yılda Türkiye’nin ve Kürdistan’ın ise birçok kentinde yapılan operasyonlarda sistem deşifre edilmiş olsa da nasıl işlediği konusu hep muğlakta bırakıldı. Ancak dosya kapsamında elde ettiğimiz bilgilere göre, Kürdistan’da uzun bir süredir geçmişi olan bu zincirin içinde torbacılar, bazı eczacılar ve doktorlar var.

Torbacılar yakalanınca…

Buna göre, uzun bir süre reçetesiz satılan ve uyarıcı etkisi bulunan ilaçların en etkilileri ve bilindik olanları L. ve C. C., daha çok yasadışı yollarla ülkeye sokulurken, L., eczaneler üzerinden temin ediliyor. İlaçların uyarıcı madde olarak tüketilmesi ilaca erişmesi gereken gerçek hastaları risk altına sokarken, kurulan ağla milyonlarca kutu piyasaya sürüldü.

Oluşturulan ağın içinde ise torbacılar, sahte hastalar, bazı eczacılar ve doktorlar var. Bu sistem uzun bir süre işlerken, 2019 yılında bu ilacın birkaç torbacı üzerinde yakalanması sonrası ilaç yeşil reçete kapsamına alındı.

Sahte hastalar

İlacın reçeteye bağlanmasının ardından, bu kez devreye para ile ikna edilen bazı doktorlar girdi. Her bir hastanın dört kutu alma hakkı olan ilacı, bazı doktorlar yakınları dâhil birçok kişi üzerine yazmaya başladı. Böylece gerçek reçetelerle alınan ilaçlar kısa sürede piyasada yüksek fiyatlarla alıcı buldu. Zamanla ilacın yetersiz kalması üzerine, doktorların e-imzasına sızılarak reçeteler kopyalandı. Yüzde 90’a varan bu yöntemle piyasaya yüksek oranda ilaç sokuldu.

22 milyon kullanım!

Sistemin yaygınlık kazandığı yıllarda piyasadaki tüketim verileri ise ürkütücü. P., olarak bilinen ve uyarıcı etkisi olan ilacın, yasal verilerinde de son yıllarda dikkat çekici oranlar var. Türk Eczacıları Birliği’nin (TEB) yaklaşık verilerine göre, 2015 itibariyle tüketim yıldan yıla artarken, 2019 yılında ilacın yeşil reçeteye bağlanmasıyla oranlarda yüzde 50 düşüş görüldü.

Verilerde ilacın tüketimi, 2015’te 4 milyon 524 bin 061 kutu, 2016’da 5 milyon 509 bin 950 kutu, 2017’de 6 milyon 350 bin 719 kutu, 2018’de 5 milyon 974 bin 838 kutu olurken, 2019’da yeşil reçeteye alınmasıyla tüketim 2 milyon 938 bin 047 kutuya indi. Yine verilere göre, Türkiye ve Kürdistan’da 2022’de 2 milyon 2 bin kutu, 2023’te 2 milyon 25 bin kutu, 2024’te 1 milyon 95 bin kutu ve 2025’te 2 milyon kutu ilaç tüketildi.

Satış yöntemleri

Bu ilaçların bazı eczanelerden alınıp diğerine satıldığı da kullanılan yöntemlerden biri. Bu yöntem son bir yılda teşhir edilmiş olsa da el altından hâlâ temin yöntemlerinden biri. Şebekenin uyuşturucu hapların yanı sıra kanser ilaçları da temin edip, başka eczanelere sattığı tespit edildi.

Bir diğer dikkat çekici nokta ise P., denilen uyarıcı madde niteliği taşıyan ilacın resmi verilerinde düşüş yaşanırken, zamanla satıcılar tarafından doğrudan üretilmeye başlanması oldu. Uyarıcı ilacın Türkiye’nin birçok kentinde üretim merkezleri olduğu iddia edilirken, Kürdistan’da ise bu yerlerin Wan, Êlih (Batman) ve Amed olduğu belirtiliyor.

İçtiğiniz kahveye dikkat!

Bugün Türkiye ve Kürdistan’da sık kullanılan pregabalin denilen uyarıcı madde niteliği taşıyan ilaçların yanı sıra en tehlikeli olan ve çok “kolay” bulunan maddelerden biri de Metamfetamin denilen madde. Bu madde, gençleri tuzağa çekmek için daha çok kahve ile karıştırılıp veriliyor. Maddenin en belirgin özelliği enerji artışı sağlaması, fiziksel ve psikolojik çöküntü etkileri ise zamanla ortaya çıkıyor. Maddenin kahve ile karışımının farkı edilmesi ise kullanıcılara göre, kahveden çamur tadı gelmesiyle anlaşılabilir.

13 milyon kutu

Uyuşturucunun yaygınlaşmasında doğrudan üretimin giderek artmasının yanı sıra, yurt dışından yasadışı yollarla ülkeye sokulan milyonlarca Metamfetamin madde ya da diğer uyarıcı ilaçlar hâlâ çok etkili. Son bir yılda basına yansıyan haberlere göre, ülkeye tonlarca uyarıcı etkisi bulunan ilaç sokuldu.

25 Eylül’de Pakistan’dan Mersin Limanı’nda bir konteynerde yapılan aramada 9 tonu aşan 124 bin pakette toplam 12 milyon 400 bin adet uyuşturucu etkili tramadol etken maddeli kapsül bulundu. Aynı kapsamda gerçekleştirilen ikinci operasyonda ise 3 tonu aşan 1 milyon 750 bin adet ilaç ele geçirildi. Yine aynı tarihlerde Agirî’de Gürbulak Gümrük Kapısı’nda gerçekleştirilen operasyonda 273 kilogram M., cinsi uyuşturucu madde ele geçirildi.

Her satıcı ile fotoğraf!

Kürdistan’da özellikle son on yılda bağımlılık oranları artarken, üretimin yanı sıra 2018 yılında uyuşturucu yaygınlığının birden artması ise dikkat çekici. Uyuşturucunun yaygınlaştığı süreçte dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, “Okulun çevresinde bir uyuşturucu satıcısını gördüğü zaman yargı ne karar verirse versin, polis memuru bacağını kırsın. Suçunu bana atsın. Ne kadar ceza yatacaksak yatarız” sözleri dikkat çekerken, Soylu’nun zamanla birçok uyuşturucu baronu ile fotoğraflarının ortaya çıkması ise tartışmaları beraberinde getirdi.

Peker’den çarpıcı iddia

Soylu’nun yanı sıra, dikkat çekici başka bir olay ise 2021’de yaşandı. Yurt dışında bulunan suç örgütü lideri Sedat Peker, dönemin Başbakanı Binali Yıldırım’ın oğlu Erkan Yıldırım’ın (Erkam Yıldırım) Venezuela’ya yaptığı gezinin “Kokain için oluşturulan yeni hattın organizasyonu için” olduğunu iddia etti. Peker, açıklamalarında Mehmet Ağar ve Süleyman Soylu’yu da işaret etti. Ancak iktidardan yapılan açıklamada, Erkan Yıldırım’ın Venezuela’ya korana için maske ve test kiti götürdüğü savunuldu.

Bir başka önemli gelişme ise yine bu dönemde yaşandı. Peker’in açıklamalarından 9 ay önce (2020) Resmî Gazete’de yayımlanan bir kararla, Türkiye’nin Venezuela’dan sıfır gümrük vergisi ile bin 500 ton beyaz peynir ithal etmesine izin verildi. Karardan kısa bir süre sonra Venezuela’da yapılan bir operasyonda, beyaz peynir paketlerinin ve kaplarının içerisine gizlenmiş 108 paket (yaklaşık 119 kg) kokain ele geçirildiği ortaya çıktı.

Yıldan yıla katlandı

Son üç yılda yasadışı yollarla ülkeye sokulmaya çalışılan madde oranları korkutucu. Buna göre, Metamfetamin adı verilen uyarıcı maddeden 2024’te 33,8 ton, 2025’te 25,3 ton, C. adı verilen uyarıcı ilaçtan 2024’te 16 milyon adet, 2025’te 20 milyon adet ve 2026’da ise bir önceki yıla göre yakalama oranı yüzde 26 artış gösterdi. E. denilen haptan, 2024’te 5 milyon adet, 2025’te 6,6 milyon adet ve 2026’da ise yakalama miktarında yüzde 28,7 artış kaydedildi. Sentetik E. denilen ilaç türünde ise 2025’de 123 milyon adet ele geçirilirken, 2026’da ise bu sayı katlandı.

Ticaret Bakanlığı verilerine göre, 2026’nın sadece ilk 6 ayında gümrük kapılarında ve operasyonlarda ele geçirilen toplam uyuşturucu/uyarıcı madde miktarı 37,9 tona ulaştı. Buna göre, 8 aylık veri ise  35 ton uyuşturucu madde ile birlikte 87,1 milyon adet uyuşturucu/uyarıcı hap (C., E. ve Sentetik E.) piyasaya sürülmeden yakalandı.

Yarın: Değişen koşullar, sokaktan eve taşınan zehir!

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Arzoxlî’de sit alanına GES

Sonraki Haber

Fransa ve politika

Sonraki Haber

Fransa ve politika

SON HABERLER

Fransa ve politika

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

İçtiğiniz kahveye dikkat!

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

Arzoxlî’de sit alanına GES

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

Eşit yurttaşlığın cumhuriyeti

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

Kanada ile nükleer flörtü

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

Fransa’da yakılan kıvılcım aleve dönüşür mü?

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

‘Rojava’daki üniversitelerin statüsü korunsun’

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır