• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
7 Eylül 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

AKP’nin önlenemeyen düşüşü…-Fikret Başkaya

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
2 Nisan 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Geride kalan birkaç seçimde, muhalefet, adı AKP olan bir iktidar partisiyle yarışmadı. Bir parti-devletle yarıştı veya aynı anlama gelmek üzere, muhalefetin karşısında ‘bilinen anlamda’ bir parti yoktu, koskoca bir devlet vardı… Dolayısıyla seçimler olsun referandum olsun, burjuva demokrasisi denilenin çerçevesi dahilinde yapılmadı… Asgari hukukun bile by-pass edildiği koşullarda yapıldı… Bir kere bu seçimlerin seçime benzemediğini akılda tutmak gerekiyor. Tüm devlet gücünü arkasına alarak, her türlü asgari hukuku, kuralı, teamülü yok sayarak, bütün araçları seferber ederek ve tam bir utanmazlık ve arsızlıkla muhalefete saldırıldı… Buna rağmen tüm seçimleri kaybetti, hileler, oldu-bittilerle, ‘atı alan Üsküdar’ı geçtilerle seçimleri ‘kazandı’… Aslında son birkaç seçimin hiç birini kazanamadı…

Lâkin ekseri gözden kaçan bir şey var: AKP bugüne kadar ne yaptıysa, bir başına yapmadı, yapmıyor, yapamazdı… Türkiye’de 1910’lu yılların başından beri bir ‘iktidar ikiliği’ geçerlidir… Dolayısıyla Türkiye’yi hiçbir zaman ‘görünen iktidarlar’ bir başlarına yönetmezler… Asıl yöneten, rotayı belirleyen, benim asıl devlet partisi dediğim güç ve iktidar odağıdır… Geride kalan zamanda burjuva partileri hep asıl devlet partisinin ‘taşeronu’ işlevine koşuldular… Aralarındaki ilişki bir bakıma ‘müteahhit-taşeron’ ilişkisidir… AKP bütün bunları asıl devlet partisinin talebi, onayı, desteği, dayatması ve yönlendirmesiyle yapıyor… Tabii, ‘bal tutan parmağını yalar’ da denmiştir… Asıl devlet partisinin genlerinde iflah olmaz bir Kürt düşmanlığı vardır… Bu düşmansız yapamayan bir rejimdir… Varlığını ‘düşmanın varlığına borçludur’…

Bu rejim, tipik komprador bir rejimdir ki, komprador rejimin sorun çözme yeteneği yoktur. Tam tersine sorunları büyütmeden yapamaz… Artık bu rejimin hiçbir sorun çözme yeteneği yok… Baskıyı, şiddeti, terörü, yalanı araçlaştırmaktan başka bir koza sahip değil… Seçimle geldi ama seçimle gitmeye niyeti yok. İktidardan düşmek onlar için bir kâbus… İki nedenle: Birincisi, geride kalan 17 yılda bu ülkenin varını-yoğunu öylesine sömürdüler, yağmaladılar, talan ettiler ki, asla ballı böreği bırakmak istemiyorlar. ikincisi, hukuksuzluğa, adaletsizliği, ahlâkî değerleri, kuralları yok saymaya öylesine alıştılar ki, iktidardan düştüklerinde mutlaka yargılanacaklarını, hesap vereceklerini biliyorlar… ‘Bekayı’ dillerine dolamalarının asıl nedeni bu…

Aslında bugün Türkiye’de yaşananlar, sadece politik kriz değil, bildik bir rejim krizi de değil, komprador rejimin krizi, veya aynı anlama gelmek üzere sistemik kriz, paradigmatik kriz… Dolasıyla bildik yöntem ve araçlarla, ‘eskisi gibi yaparak’ tünelden çıkmak mümkün değil… Artık paradigmanın radikal olarak değişmesinin gerekli olduğu bir zamandayız… Politika yapma araç ve yöntemlerinin radikal olarak değişmesi gerekiyor… Kapitalizm ‘tarihsel sınırına’ dayanmışken, potansiyelini tüketmişken, çözdüğünden daha çok sorun yaratır hale gelmişken, bir sürdürülemezlik durumu ortaya çıkmışken, 19. ve 20. yüzyıldan kalma kafayla, yöntem ve araçlarla sorunları çözme imkânı yok…

Aslında her şeye rağmen bu seçimlerin kazananı muhalefet ama muhalefetin asıl aktörü de Kürtler oldu… Eğer Kürtlerin politik esneklik gösterme yeteneği olmasaydı, bu seçimler kesin olarak ‘Parti-Devlet’ lehine sonuçlanırdı…

Önümüzdeki dönemde, artık tartışma zeminini değiştirerek, ‘somut durumun somut tahlilini’ yaparak, anlayarak yola devam etmek gerekiyor. Fransızca bir deyim: Anlamak aşmaktır der… Eğer realiteyi değiştirmek gibi bir niyetiniz varsa, işe anlayarak başlamanız gerekir ama ‘anlama’ boşlukta gerçekleşmez, ancak pratiğe endeksli olduğunda bir anlam ifade eder… Son olarak, bize dayatılan kepazeliğe, aşağılanmaya katlanmak, sineye çekmek zorunda değiliz. Yaşanabilir bir toplumsal düzen kurmak, haysiyetli insanlar olarak yaşamak bizim irademizi aşan bir şey olmadığına göre… Sanıyorum 1930’lu yıllar olacak, Paris’teki bir yazarlar kongresinde, her kürsüye çıkan ise, insanlığın yüksek değerlerinden, dünya barışından, vb. söz ediyormuş… Bertold Breht dayanamamış kürsüye yönelmiş, mikrofonu almış: ‘Yoldaşlar, gelin üretim ilişkilerini konuşalım’ demiş, ben de, gelin çökmekte olan kapitalizmi konuşalım diyorum…

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

‘Halkların biricik yoldaşıydı…’

Yazar: Yeni Yaşam
6 Eylül 2026

Hüseyin ağabey bizler için bir arkadaş, yoldaş, dost canlısı bir insandı. Entelektüel, aydın kişiliğiyle halkımızın, halkların biricik yoldaşıydı. Zindanı yaşayan...

Süreç karşıtları ve devlet

Yazar: Yeni Yaşam
6 Eylül 2026

Yaklaşık iki yıl önce, Kürt halkı ve Aleviler başta olmak üzere Türkiye haklarını ve toplumun tüm kesimlerini çok yakında ilgilendiren...

İnsanlık suçu

Yazar: Yeni Yaşam
6 Eylül 2026

İnsanlık tarihinde en büyük suçlardan biri ırkçılıktır. Bu suç günümüzde de işlenmektedir. İktidarlar kendi çıkarları doğrultusunda el altından da olsa...

Hep hikâyede

Yazar: Yeni Yaşam
6 Eylül 2026

Hırs için can ve zaman harcayan çağlardan bu günlere kadar geldik. Öyle ki geldiğimiz yerleri ve ezberleri beraberimizde getirdik. Denilir...

Ağustos enflasyonu: Garp cephesinde yeni bir şey var!

Yazar: Yeni Yaşam
5 Eylül 2026

TÜİK, ENAG ve İTO tarafından hesaplanan ağustos ayına ilişkin aylık ve yıllık enflasyon oranları arasındaki farklılıklar sürüyor: TÜİK’in yıllık enflasyonu...

Karaburun Bilim Kongresi

Yazar: Yeni Yaşam
5 Eylül 2026

Karaburun Bilim Kongresi’nin 20.’si İzmir’in Karaburun ilçesinde gerçekleştiriliyor. Türkiye’de bir etkinliği 20 yıl boyunca istikrarlı biçimde sürdürmek başlı başına bir...

Sonraki Haber

‘Vals’ dayanışmaya çağırıyor

SON HABERLER

Kürt dil derneğine silahlı saldırı: 1 kişi gözaltına alındı

Yazar: Yeni Yaşam
7 Eylül 2026

İran rejimi Komele’nin kampına saldırdı

Yazar: Yeni Yaşam
7 Eylül 2026

‘Çerçeve yasa’ nasıl uygulanabilir?

Yazar: Yeni Yaşam
7 Eylül 2026

Cenazesi derin dondurucuda bekletilen Cemile’nin annesi: 11 yıl geçti, hiçbir mahkeme bizi çağırmadı

Yazar: Yeni Yaşam
7 Eylül 2026

GES, siyanür ve taç ocakları ortasında direniyor: Meya Antik Kenti

Yazar: Yeni Yaşam
7 Eylül 2026

İtalyan filozof Sandro Mezzadra: ‘Savaş Rejimi’ne karşı kurtuluş enternasyonalizmi

Yazar: Yeni Yaşam
7 Eylül 2026

Barışın eşiğinde bir annenin yaktığı kına

Yazar: Yeni Yaşam
7 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır