• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
29 Eylül 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Game of Thrones devrim ve politik kadın imgesi korkusundan beslendi-Slavoj Zizek*

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
24 Mayıs 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Game of Thrones’un final sezonu, kamuoyunun tepkisini çekti ve tüm sezonun iptal edilip yeniden çekilmesini talep eden (neredeyse 1 milyon öfkeli izleyicinin katıldığı) bir imza kampanyası ile sonuçlandı. Tartışmanın ulaştığı nokta, ideolojik iddianın yüksek olması gerektiğinin kendiliğinden kanıtıdır.

Sezonun yarattığı memnuniyetsizlik birkaç noktayı açığa çıkardı: kötü senaryo (diziyi alelacele bitirme baskısı altında, hikayenin karmaşıklığı basitleştirilmişti), kötü psikoloji (Daenerys’in “Deli Kraliçe”ye dönüşümü kendi karakter gelişimiyle desteklenmemişti) vs.

Gotik melodram

Tartışmada yükselen az sayıdaki izan sahibi sesten biri, memnuniyetsizliğin kötü finalden değil, dizinin final yapmasından ileri geldiğini belirten yazar Stephen King’in sözleriydi. Prensipte süresiz olarak devam edebileceğini düşündüğümüz dizi çağımızda hikâyenin sona ermesi fikri tahammül edilemez hale gelir.
Dizinin alelacele nihayetlenişinde, inandırıcılık psikolojisini değil; ancak bir televizyon dizisinin anlatısal önkoşullarını ihlal ettiği, tuhaf bir mantıksal dizilimin hakim olduğu doğrudur. Son sezonda basitçe bir savaş hazırlığı, yas ve savaş sonrası yıkım ve tüm anlamsızlığı içinde savaşçının kendisini izledik–bence alışıldık gotik melodramatik entrikalardan çok daha gerçekçiydi.

Ak Gezenlerin yenilgisi

Dizinin sekizinci sezonu, birbirini izleyen üç mücadeleyi sahneler. İlki, insanlık ve onun insan olmayan “Ötekileri” arasındadır (Gece Kralı’nın önderliğindeki Kuzey’in Ak Gezenler’i); ardından iki esas insan grubu arasında (kötü Lannisterler ve onlara karşı Daenerys ve Starklar’ın yürüttüğü koalisyon) ve Daenerys ile Starklar arasındaki iç çatışma.

Sekizinci sezondaki savaşların dışsal çatışmalardan, iç bölünmelere doğru ilerleyen bir mantık dizgesini izlemesini şöyle açıklayabiliriz: gaddar Ak Gezenler’in bozguna uğraması, Lannisterler’in yenilgisi ve Kral Toprakları’nın yıkılışı; Starklar ve Daenerys arasındaki son mücadele ve nihayet, tebaasını zorba düşmandan özveriyle koruyan geleneksel “iyi kalpli” soylular (Starklar) ile, yeni bir güçlü lider profili olarak güçsüz kitleler adına kendini ortaya atan bir tür ilerici bonapartist Daenerys arasında.

Anti-feminizm

Nihai çatışmanın kaynağı şu temelde yükselir: tiranlığa karşı isyan, aynı hiyerarşik düzenin eski, daha yumuşak başlı versiyonuna kavuşmak için mi örülmeli, yoksa ihtiyaç duyulan yeni bir düzen arayışına doğru mu ilerlemeli?
Final, radikal bir değişimin reddedilmesiyle, Wagner’in tarzındaki eski anti-feminist motifleri bir araya getirir. Wagner için, iktidar arzusuyla politik yaşama salça olan bir kadından daha iğrenç bir şey yoktur. Eril ihtirasın aksine, devlet siyasetinin evrensel boyutlarını kavramaktan aciz olan kadın, iktidarı ancak kendi vizyonsuz aile çıkarlarını, ya da daha da kötüsü, kişisel kaprislerini beslemek için arzular.

Erkeğin hükmü

Dar aile çevresi içinde korumacı sevginin gücünü temsil ederken, kamu ve devlet işleri sahnesine çıktığında edepsiz bir cinnete dönüşen aynı feminenliktir. Daenerys’in Jon’a kendisini bir kraliçe olarak sevmeyi başaramayacaksa, korkunun hüküm sürmesi gerektiğini söylediği, Game of Thrones diyaloğunun en leş anını hatırlayın–yıkıcı bir şirretlikle patlayan, cinsel tatmine ulaşamamış, utanç verici, edepsiz bir kadın imgesi.
Hadi şimdilik metanetimizi koruyalım ama peki ya Daenerys’in ölümcül feveranları? Kral Toprakları’nda yaşayan binlerce masum insanın acımasızca katledilmesi, gerçekten de evrensel bir hürriyet için gerekli bir adım olarak açıklanabilir mi? Tam da bu noktada senaryonun iki erkek tarafından yazılmış olduğunu hatırlamamız gerekir.

Düzenin kadını

Deli Kraliçe’ye dönüşen Daenerys tam anlamıyla bir erkek fantazisidir, dolayısıyla eleştirmenler, delirme sürecinin psikolojik olarak temellendirilmediği iddiasında haklıdırlar. Delice bir öfkeyle bir ejderhanın sırtında uçarken evleri yakan Daenerys ve güçlü bir politik kadına duyulan korkunun dile geldiği patriyarkal ideolojiyi sergileyen insanlar.
Game of Thrones’un öncü kadınlarının nihai kaderi, bu koordinatlara sıkışmaya mahkum edilmiştir. İyi kalpli Daenerys kazansa ve Cersei musibetini ortadan kaldırsa bile, iktidar onu yozlaştıracaktır. (Gece Kralı’nı tek eliyle öldürerek herkesi kurtaran) Arya da, Batı’nın Batısı’na (Amerika’yı sömürgeleştirircesine) yelken açarak ortadan kaybolur.

Tiranların doğumu

Geriye yalnızca, bugünkü kapitalizmin bayılacağı bir kadın tipi olan (Kuzey’in otonom krallığının kraliçesi olarak) Sansa kalır: Sansa, kadınsı yumuşak başlılık ve anlayışı, ideal dozda entrikayla harmanlarken, bu sayede yeni güç ilişkilerine mükemmel uyum sağlar. Kadının bu şekilde marjinalleştirilmesi, finale hakim olan liberal-muhafazakâr çıkarımın kilit noktasıdır: devrimler başarısız olmaya, yeni tiranlıklar doğurmaya mahkumdur, ya da Jon’unb Daenerys’e dediği gibi:

Arkandan gelen insanlar senin imkansızı başardığını bilecekler. Belki de bu, onları senin başka imkansız işleri başaracağına inandıracak: Onların şimdiye kadar gördükleri boktan farklı bir dünya inşaa et. Ama ejderhaların sırtına binip kaleleri eritecek, şehirleri yakacaksan, seni farklı kılan bir şey yok demektir.

Dolayısıyla, Jon dizide yenilik için, adaletsizliğe son verecek yeni bir dünya kurmak için savaşan tek toplumsal karakteri aşkından (köhne eril-şovenist aklın buyurduğu üzere, kadını kendi lanetinden kurtararak) öldürür.

Hangi adalet?

Artık adalet yerini bulmuştur –ama hangi adalet? Yeni kral Bran olur: Kötürüm, çok bilmiş, hiçbir şey istemeyen– en iyi hükümdarların iktidarı istemeyenler olduklarını iddia eden o sıkıcı bilgelik çağrışımıyla. Yeni elitlerden biri kralın demokratik bir yolla seçilmesini teklif ettiğinde yükselen kibirli kahkaha her şeyi özetlemektedir.
Yeni hükümdarlar apaçık bir şekilde beyaz Nordiklerden seçilirken, Daenerys’in tebaasının daha karma bir topluluk olduğunu -askeri kumandanı siyahidir örneğin- fark etmemek mümkün değildir. Toplumsal statü ve ırklarını önemsemeden herkes için özgürlük isteyen radikal kraliçe bertaraf edilmiş, artık her şey normale dönmüştür.

*Çeviri: Sena Çentoğlu

[Independent’teki İngilizce orijinalinden Sena Çentoğlu tarafından Sendika.Org için çevrilmiştir]

Artık adalet yerini bulmuştur ama hangi adalet? Yeni kral Bran olur: Kötürüm, çok bilmiş, o sıkıcı bilgelik çağrışımıyla. Yeni elitlerden biri kralın demokratik bir yolla seçilmesini teklif ettiğinde yükselen kibirli kahkaha her şeyi özetlemektedir…

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Sorun doğru teşhis edilsin

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Eğer Kürt Halk Önderi böyle zorlu bir sorunda örgüt yönetimi ve kadroları ile görüşemezse bu süreç sağlıklı gelişemez. Bunu anlamamak...

14 maddede faşizm: Umberto Eco

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Yıl 1933, Mayıs ayının 10’u, Berlin opera alanına kamyonlarla K. Marx, J. London, S. Freud, A. Gide gibi bir çok...

Kurtlar sofrası

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

Bir MİT ajanının (Kaşif Kozinoğlu) 2011 yılında cezaevindeyken fenalaşarak ölmesi, geçtiğimiz ay yeniden soruşturulmaya başladı. Bu yeni bakış bağlamında ölümün...

Adalet mi dediniz?

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

BM’de toplanan ülkeler ilkeleri için sunum yaptılar. Türkiye adına Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşma yaptı. O kadar güzellemeler ve bazı ülkeler için...

Ya çözüm ya da seçimsiz diktatörlük ve savaş

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

Özgür Özel’in “sosyal patlamanın eşiğindeyiz” sözünü neden sarf ettiğini hatırlayanınız var mı? Sanmıyorum. Siz hafızalarınızı yoklaya durun, ben size, meydana...

Kopyala yapıştır hukuk

Yazar: Yeni Yaşam
27 Eylül 2026

Birçok hapishaneden gelen bilgiler keyfiliğin genel bir yönetme usulü olmaya devam ettiğini ve hukuk olarak sunulan şeyin kopyala yapıştır yoluyla...

Sonraki Haber

Diyalog yolu açılmalı

SON HABERLER

Limter-İş Başkanı Yurtsever ile ESP’liler Ok ve Erözsoy tahliye edildi

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Zirgan’da Kürtçe eğitim için eylem: Kürtçe başladık, Kürtçe devam edeceğiz

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Müddetnamesi yanlış hesaplanan tutsak, kurula çıkarılmadan tahliyesi ertelendi

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Çukurova TUHAY-DER: Bünyan Cezaevi’nde hak ihlalleri soruşturulsun

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Mazlum Ebdi’den Kürtçe eğitim mesajı

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Ankara’da sokak hayvanlarının beslenmesini yasaklayan karara iptal

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Mêrdîn’de Kadın Emeği Buluşması düzenlenecek

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır