• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
30 Eylül 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

AP seçimleri Kürtler için ne anlama geliyor? – Metin Yeğin

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
30 Mayıs 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Avrupa Parlamentosu seçimleri yapıldı. Aslında görüntüsü etkisinden fazla bir parlamento bu. Ayrıca dağıldı dağılacak denilen Avrupa Birliği için eskisi kadar önemli değilmiş gibi görünüyor. Ancak hiç yok sayılamayacak bir alan tabii ki. Her şey bir yana, Avrupa politikası açısından kocaman bir gösterge olduğu tartışılmaz.
Seçimlerde merkez sağ ve sol partiler en büyük kayıpları yaşayan partiler olmasına rağmen, yine de bazı çevrelerce beklenen, aşırı sağın -ki faşist diyoruz biz buna!- çok yüksek oy alması gerçekleşti denilemez. Sadece 6 sandalye yükseldi ki neoliberalizmin çözüldüğü şu günlerde, çözülmenin merkezkaç etkisinin sağa savurduğu oy oranı bana göre oldukça düşük. Bu sonuç, onları bir süre daha merkeze yakın bir politikada tutacaktır. En azından dünyanın kapı eşiğinde olan ekonomik krize kadar.

Faşistlerin aldığı oy oranına biraz daha ayrıntılı bakmak istememin nedeni, Avrupa Birliği gibi bir yapısal durumda, öncelikle göçmenler açısından, bizi doğrudan ilgilendiren, günlük pratik -sıradan faşizm!- daha çok faşistlerin ve merkez dışı sol kanadın politik etkisi ile belirleniyor. Merkeze hakim olmasalar bile merkez, bu çekim noktalarına göre, günlük politikalarını belirliyor.

Bu arada AP’nin hangi partiden olursa olsun sanırım tek ortak kanaati, Türkiye’ye karşı olan tavır. Parlamentonun bütünü, -şüphesiz- bugün, yerinin AB’de olamayacağı konusunda hem fikir. Bu iş bununla da kalmıyor. Buna çok muhtemel Erdoğan iktidarı da katılıyor. Yani AB ile Erdoğan iktidarı arasında da bu ortak kanı geçerli. Fakat böyle olunca garip bir durum ortaya çıkıyor. AB ‘seni almayacağım’ dediğinde, Türkiye ‘ben de girmem o zaman’ demeye başlayınca, bu sefer ‘almayacağım’, tehdidi manasızlaşıyor ve başa daha büyük bela gelebileceği endişesiyle ‘belki de alırız’ kapısı aralanıyor bir yandan.

-Ben daha çok Sadist ile Mazoşist fıkrasındaki duruma benzetiyorum bu durumu. Mazoşist; ‘Vur bana, döv beni dediğinde’, Sadist ‘Dövmiyiceeem, Vurmuyucaaam’ diye acı çektiriyor ya! Böyle bir şey bu.-
Bu kısa ve daha çok AP’nin uçlarından tutarak yaptığımız değerlendirmeden sonra, bu durumun Kürtler için ne anlama geldiğine bakalım.

İlk olarak, daha önce birçok defa sözünü ettiğim ‘Halklar Demokrasisi’ne bir kez daha dikkat çekmek istiyorum. Kürtlerin politik durumuyla tabii ki bütün devletler ilgilenir. Özellikle Ortadoğu gibi şu anda dünyanın merkezinde olan bir coğrafyada herhangi bir politik güçle dünyada herhangi bir devletin ilgilenmemesi söz konusu olabilir mi?
Fakat bu beni ilgilendirmiyor! Devletleri kendi kaprisleriyle baş başa bırakıyorum…

Benim sözünü etmek istediğim, son AP seçim sonuçları da göstermiştir ki, Kürtler ve Kürt siyasal hareketi kendilerini Avrupa’ya anlatmalıdır. Ortadoğu’da, yani ‘dünyanın merkezinde’, sadece cinsiyet özgürlükçü paradigma pratiği, kadının özgürleşme mücadelesi anlatılsa süreci bütünüyle etkiler. Avrupa Parlamentosu’nun adı kadar kendisinin etkili olmaması bu durumu daha da güçlendiriyor aslında. Yani daha çok bir siyasal göstergedir AP, bu yüzden ve zaten benim kastettiğim de AP’nin parlamenterlerinin etkilenmesi filan da değildir. Bütün Avrupa’da bu pratiğin anlatılmasıdır.
‘Halklar Diplomasisi’ belki çok kısa zamanda sonuç vermeyen ama kesin etkili bir politik ilişki halidir. Bu sadece tek taraflı bir etkileşim de değildir. Çatışmanın ortasında bile yaşama geçirilebilen, cinsiyet özgürlükçü bir radikal demokrasi paradigması, merkezkaç etkisinde, nereye savrulacağını bilemeyen, bir arayışın sürükleyicisi de olabilir.
Yani önerim, -belki ilk başta garip gelecektir ama- önce komşularımıza, sınıf arkadaşlarımıza -her manada!- ve hatta kendimize, Ortadoğu’da Cinsiyet Özgürlükçü bir radikal demokrasinin yaşama geçirilmeye çalışıldığını anlatmaktır.
Mesela insanlara ‘Kürtler, bir İsviçre Demokrasisi benzeri pratiği yaşama geçirmek istiyor’ dense, ne yapar Avrupa’da bu rüzgâr?

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Savaş uğultusu ve süreç

Yazar: Yeni Yaşam
30 Eylül 2026

“Savaşta her şey basittir, ama en basit şey bile zordur” Clausewitz Geçen haftaki yazımızda küresel ölçekte bir savaş uğultusu olduğunu...

Sorun doğru teşhis edilsin

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Eğer Kürt Halk Önderi böyle zorlu bir sorunda örgüt yönetimi ve kadroları ile görüşemezse bu süreç sağlıklı gelişemez. Bunu anlamamak...

14 maddede faşizm: Umberto Eco

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Yıl 1933, Mayıs ayının 10’u, Berlin opera alanına kamyonlarla K. Marx, J. London, S. Freud, A. Gide gibi bir çok...

Kurtlar sofrası

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

Bir MİT ajanının (Kaşif Kozinoğlu) 2011 yılında cezaevindeyken fenalaşarak ölmesi, geçtiğimiz ay yeniden soruşturulmaya başladı. Bu yeni bakış bağlamında ölümün...

Adalet mi dediniz?

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

BM’de toplanan ülkeler ilkeleri için sunum yaptılar. Türkiye adına Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşma yaptı. O kadar güzellemeler ve bazı ülkeler için...

Ya çözüm ya da seçimsiz diktatörlük ve savaş

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

Özgür Özel’in “sosyal patlamanın eşiğindeyiz” sözünü neden sarf ettiğini hatırlayanınız var mı? Sanmıyorum. Siz hafızalarınızı yoklaya durun, ben size, meydana...

Sonraki Haber

Yeşillenen Avrupa kapitalizmi - Murat Çakır

SON HABERLER

Savaş uğultusu ve süreç

Yazar: Yeni Yaşam
30 Eylül 2026

Altın şirketlerinin hedefi Kürt coğrafyası

Yazar: Yeni Yaşam
30 Eylül 2026

Türkiyeli sosyalistler için strateji sorunu ve güncelin seçeneği

Yazar: Yeni Yaşam
30 Eylül 2026

İtalya, Federe Kürdistan ve Irak’taki askeri varlığını sona erdirdi

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Londra’daki konferansın ilk günü sona erdi: Özerklik ve barış deneyimleri ele alındı

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Kütahya’da kadın cinayeti: İş yerinde katledildi

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Fon soruşturması: Melis Sandal ve babası hakkında yakalama kararı

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır