• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Mayıs 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

AP seçimleri Kürtler için ne anlama geliyor? – Metin Yeğin

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
30 Mayıs 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Avrupa Parlamentosu seçimleri yapıldı. Aslında görüntüsü etkisinden fazla bir parlamento bu. Ayrıca dağıldı dağılacak denilen Avrupa Birliği için eskisi kadar önemli değilmiş gibi görünüyor. Ancak hiç yok sayılamayacak bir alan tabii ki. Her şey bir yana, Avrupa politikası açısından kocaman bir gösterge olduğu tartışılmaz.
Seçimlerde merkez sağ ve sol partiler en büyük kayıpları yaşayan partiler olmasına rağmen, yine de bazı çevrelerce beklenen, aşırı sağın -ki faşist diyoruz biz buna!- çok yüksek oy alması gerçekleşti denilemez. Sadece 6 sandalye yükseldi ki neoliberalizmin çözüldüğü şu günlerde, çözülmenin merkezkaç etkisinin sağa savurduğu oy oranı bana göre oldukça düşük. Bu sonuç, onları bir süre daha merkeze yakın bir politikada tutacaktır. En azından dünyanın kapı eşiğinde olan ekonomik krize kadar.

Faşistlerin aldığı oy oranına biraz daha ayrıntılı bakmak istememin nedeni, Avrupa Birliği gibi bir yapısal durumda, öncelikle göçmenler açısından, bizi doğrudan ilgilendiren, günlük pratik -sıradan faşizm!- daha çok faşistlerin ve merkez dışı sol kanadın politik etkisi ile belirleniyor. Merkeze hakim olmasalar bile merkez, bu çekim noktalarına göre, günlük politikalarını belirliyor.

Bu arada AP’nin hangi partiden olursa olsun sanırım tek ortak kanaati, Türkiye’ye karşı olan tavır. Parlamentonun bütünü, -şüphesiz- bugün, yerinin AB’de olamayacağı konusunda hem fikir. Bu iş bununla da kalmıyor. Buna çok muhtemel Erdoğan iktidarı da katılıyor. Yani AB ile Erdoğan iktidarı arasında da bu ortak kanı geçerli. Fakat böyle olunca garip bir durum ortaya çıkıyor. AB ‘seni almayacağım’ dediğinde, Türkiye ‘ben de girmem o zaman’ demeye başlayınca, bu sefer ‘almayacağım’, tehdidi manasızlaşıyor ve başa daha büyük bela gelebileceği endişesiyle ‘belki de alırız’ kapısı aralanıyor bir yandan.

-Ben daha çok Sadist ile Mazoşist fıkrasındaki duruma benzetiyorum bu durumu. Mazoşist; ‘Vur bana, döv beni dediğinde’, Sadist ‘Dövmiyiceeem, Vurmuyucaaam’ diye acı çektiriyor ya! Böyle bir şey bu.-
Bu kısa ve daha çok AP’nin uçlarından tutarak yaptığımız değerlendirmeden sonra, bu durumun Kürtler için ne anlama geldiğine bakalım.

İlk olarak, daha önce birçok defa sözünü ettiğim ‘Halklar Demokrasisi’ne bir kez daha dikkat çekmek istiyorum. Kürtlerin politik durumuyla tabii ki bütün devletler ilgilenir. Özellikle Ortadoğu gibi şu anda dünyanın merkezinde olan bir coğrafyada herhangi bir politik güçle dünyada herhangi bir devletin ilgilenmemesi söz konusu olabilir mi?
Fakat bu beni ilgilendirmiyor! Devletleri kendi kaprisleriyle baş başa bırakıyorum…

Benim sözünü etmek istediğim, son AP seçim sonuçları da göstermiştir ki, Kürtler ve Kürt siyasal hareketi kendilerini Avrupa’ya anlatmalıdır. Ortadoğu’da, yani ‘dünyanın merkezinde’, sadece cinsiyet özgürlükçü paradigma pratiği, kadının özgürleşme mücadelesi anlatılsa süreci bütünüyle etkiler. Avrupa Parlamentosu’nun adı kadar kendisinin etkili olmaması bu durumu daha da güçlendiriyor aslında. Yani daha çok bir siyasal göstergedir AP, bu yüzden ve zaten benim kastettiğim de AP’nin parlamenterlerinin etkilenmesi filan da değildir. Bütün Avrupa’da bu pratiğin anlatılmasıdır.
‘Halklar Diplomasisi’ belki çok kısa zamanda sonuç vermeyen ama kesin etkili bir politik ilişki halidir. Bu sadece tek taraflı bir etkileşim de değildir. Çatışmanın ortasında bile yaşama geçirilebilen, cinsiyet özgürlükçü bir radikal demokrasi paradigması, merkezkaç etkisinde, nereye savrulacağını bilemeyen, bir arayışın sürükleyicisi de olabilir.
Yani önerim, -belki ilk başta garip gelecektir ama- önce komşularımıza, sınıf arkadaşlarımıza -her manada!- ve hatta kendimize, Ortadoğu’da Cinsiyet Özgürlükçü bir radikal demokrasinin yaşama geçirilmeye çalışıldığını anlatmaktır.
Mesela insanlara ‘Kürtler, bir İsviçre Demokrasisi benzeri pratiği yaşama geçirmek istiyor’ dense, ne yapar Avrupa’da bu rüzgâr?

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Madencinin zaferi ve 1 Mayıs

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

Maden işçilerinin destansı direnişi, 1 Mayıs öncesi tüm emekçilere yeni bir moral ve güç kaynağı oldu. Önce bastıracaklarını düşündüler. İşçilerin...

140 yıl sonra 1 Mayıs’ta Dünya ve Türkiye işçi sınıfının durumu

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

Bundan 140 yıl önce ABD’de 13.000 işyerinde çalışan 300.000 işçi iş bırakarak sokaklara çıktı. Eylemlerinin nedeni, günde 16 saati bulan...

1 Mayıs’a doğru mücadelenin yaşamla, yaşamda kesişimi

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

1 Mayıs arifesinde Doruk Maden işçileri; –açız- diye başlattığı Eskişehir’den Ankara yürüyerek gelip biber gazına rağmen sürdürdükleri direnişi tamamladılar. Aylardır...

Suriye’de neler oluyor?

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

Suriye hükümeti ile SDG arasındaki entegrasyon antlaşmaları bütün hızıyla devam ederken ileriye dönük bir gelişmeye de şahit olmuyoruz.  Nasreddin Hoca’nın...

Dünya savaşı gölgesinde 1 Mayıs

Yazar: Yeni Yaşam
30 Nisan 2026

1 Mayıs 2026’ya, dünya savaşı heyulasının artık yalnızca geçtiğimiz yüzyılın bakiyesi bir travma, insanlığı dehşet içinde uykusundan uyandıran tarihsel bir...

Emeğin sönmeyen meşalesi 1 Mayıs

Yazar: Yeni Yaşam
30 Nisan 2026

Tarihte büyük günler, büyük mücadeleler sonucu doğmuştur. Bu, 1 Mayıs için de böyledir. İşçi sınıfının uluslararası birlik, dayanışma ve savaşım...

Sonraki Haber

Yeşillenen Avrupa kapitalizmi - Murat Çakır

SON HABERLER

Hürmüz krizi derinleşiyor: Gübre darboğazı küresel gıda tehdidini büyütüyor

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

İsrail tarafından alıkonulan 175 aktivist Girit’e götürüldü

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

Pervin Buldan, Selahattin Demirtaş’ı ziyaret etti

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

Hatimoğulları Wan’da konuştu: Çözüm savaş ittifakına karşı halkların ittifakıdır

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

Almanya’nın iki kentinde 1 Mayıs eylemleri: Bijî Yek Gulan

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

Kürdistan’da 1 Mayıs: Barış için emek vermeye hazırız

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

Birçok kentte 1 Mayıs: Bu düzeni değiştireceğiz

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır