Yakın mesafe çekimleri ve uzun süren çekimler yapılmamalı. Rahatsız olan canlılar yaşam alanlarına, yavrularına ya da yuvalarına en kısa sürede geri dönmek isterler. Ancak bunu gören drone kullanıcısı çekim yapmaya devam ederek yaban hayvanlarını rahatsız etmeye devam ederse olumsuz sonuçlar kaçınılmaz olacaktır
Duygu Kıt
Doğada ‘izlenecek’ bir anı kaydetme isteği, dijital medyada daha fazla görünür olma yarışıyla birleşince, drone kullanımı yaban hayatı için giderek büyüyen bir tehdide dönüşüyor. Milli parklar, sulak alanlar ve koruma altındaki doğal yaşam alanlarında kontrolsüz biçimde uçurulan dronlar, kuşlardan memelilere kadar birçok yaban hayvanının doğal yaşamını olumsuz etkiliyor. İnsanlar birkaç dakikalık görüntü ya da fotoğraf için hayvanlara yaklaşırken, bu uçuşlar yaban hayvanlarında yoğun strese neden oluyor; beslenme, dinlenme, üreme ve yavru bakım süreçlerini kesintiye uğratıyor. Uzmanlar yaban keçileri, vaşak, şamua gibi nesli tehlike altındaki türlerin yakın mesafeden takip edilmesinin türlerin devamlılığını da tehdit edebileceği uyarısında bulunuyor. Teknolojinin sunduğu görüntüleme imkânları, doğaya müdahalenin yeni araçlarından birine dönüşürken, drone kullanımının risklerine ilişkin uzman biyolog Lider Sinav ile konuştuk.

- Son yıllarda doğa fotoğrafçılığı ve sosyal medya içerikleri için drone kullanımı ciddi biçimde arttı. Yaban hayvanları droneları nasıl algılıyor? Onlar için bu araçlar ne tür bir tehdit anlamına geliyor?
Drone görüntüleri özellikle sosyal medyada dikkat çeken içerikler. Öyle ki, çoğu zaman bu görsel içeriklerin büyüsüne kapılıp arkasında yatan yaban hayatı için sakıncalı olabilecek durumları görmezden gelebiliyoruz. Bu sakıncalı durumlar arasında korkutma vakaları en sık karşılaştıklarımız arasında. Sosyal medyada paylaşılan drone videolarını izlediğinizde kaçan flamingoları hemen herkes görmüştür. Özellikle flamingo gibi iri cüsseli, renkli türler drone kullanıcılarının hedefi oluyor ancak kaçan kuşların dronedan kaçtıklarının farkında olmak gerekiyor. Flamingoların dışında yaban keçileri, ayılar, bazen nesli tehlike altındaki birçok başka tür de drone ile görüntülenmiş olabiliyor. Dronelar özellikle yakın mesafe çekimleri sırasında yaban hayvanları için ciddi bir rahatsızlık etkeni olabilir. Bu rahatsızlığı paylaşılan içeriklerde çoğu zaman kolaylıkla görebiliyoruz. Drondan uzaklaşmaya çalışan ya da drona dikkat kesilmiş olan yaban hayvanları aslında rahatsız olduklarını açıkça belli ediyorlar. Tabii yalnızca rahatsızlık olumsuz bir etki olarak öne çıkmıyor. Bazı durumlarda yaşam alanını savunan canlılar dronla doğrudan temas edebilirler. Bu durum yaban hayvanlarının yaralanmasıyla sonuçlanabilir.
- Bir dronenun hayvanlar üzerinde yarattığı stres nasıl davranış değişikliklerine yol açıyor? Özellikle üreme, beslenme ve göç dönemlerinde bunun sonuçları neler olabiliyor?
Rahatsız olan canlılar uzun süre dronu yaşam alanlarından uzaklaştırmaya çalışabilirler ya da uzaklaşarak arkalarında yuvalarını, yavrularını, yumurtalarını savunmasızca bırakabilirler. Yetişkinler drone varlığı nedeniyle uzun süre yavrularından, yuvalarından uzak kalırsa yavrular ve yuvalar avcı türlere, soğuk veya sıcak havanın zorlayıcı etkilerine karşı savunmasız kalabilir. Bu durumun sakıncalı sonuçlarına karşı tüm drone kullanıcıları hassas davranmalıdır. Bir yaşam alanında sık sık farklı kişilerce drone uçurulması bu alanlarda drone kullanımına bağlı olumsuz sonuçların görülme olasılığını artıracaktır.
- Sizce ‘iyi görüntü’ elde etme arzusu, yaban hayatının korunmasının önüne mi geçmeye başladı?
Bu soruya evet ya da hayır gibi kesin bir yanıt veremiyorum. Ancak son zamanlarda sık sık drone ile çekilmiş yaban hayatından kareler görüyorum. Bu nedenle hem drone kullanan içerik üreticilerinin hem de bu içerikleri takip edenlerin sorumlu davranması gerektiğinin altını çizmek isterim. İyi görüntü almak için yaban hayvanlarını uzun süreler boyunca yakından drone ile takip edenlerin rahatsızlık verdiklerinin farkında olmaları ve sakınmaları gereklidir. Aynı zamanda içerikleri takip edenlerin bu görseller için yaban hayvanlarının rahatsız edilmiş olabileceğinin farkında olmaları gereklidir. Yaban hayvanlarına rahatsızlık vermeyen, özellikle üreme döneminde yuvalardan, yavrulardan uzakta çekimler yapılması önemli bir husustur. Ayrıca, beslenme alanlarında rahatsız edilen canlılar da bu durumdan olumsuz etkilenebilir. Özellikle besinin zor bulunduğu kış döneminde zorlu hava koşullarında yaban hayvanlarının drone ile korkutulmasından, uzun süren drone çekimlerimden olumsuz etkilenmelerinden kaçınmak gerekiyor. Sorumlu davranışlar doğal hayatın korunmasına ve tanınmasına en verimli şekilde katkı verecektir.

- Tek bir uçuş bile bir yuvanın terk edilmesine ya da hayvanın gereksiz enerji harcamasına neden olabilirken, insanların en sık yaptığı hatalar neler?
Yakın mesafe çekimleri ve uzun süren çekimler yapılmamalı. Rahatsız olan canlılar yaşam alanlarına, yavrularına ya da yuvalarına en kısa sürede geri dönmek isterler. Ancak bunu gören drone kullanıcısı çekim yapmaya devam ederek yaban hayvanlarını rahatsız etmeye devam ederse olumsuz sonuçlar kaçınılmaz olacaktır.
- Yaban hayatında drone kullanımına ilişkin Türkiye’deki mevcut düzenlemeler yeterli mi? Korunan alanlarda ve hassas habitatlarda hangi kuralların uygulanması gerekiyor?
Türkiye’deki mevcut düzenlemelerle ilgili bilgiler internetten erişilebilir. Burada asıl öne çıkması gereken bilinçli ve sorumlu bir drone kullanıcısı olmak gerektiğidir. Drone kullanıcıları üreme dönemi, kış dönemi ve göç dönemi için yaban hayatın korunmasını önceliklendiren yaklaşımları bilerek hareket etmelidir.
- Doğa gözlemcileri, fotoğrafçılar ve içerik üreticileri için yaygınlaşması gereken bir etik rehber olmalı mı?
Drone kullanımı yaygınlaştığı için bir etik rehber de hazırlanmalıdır. Bu rehberin hazırlanmasında yaban hayatı uzmanlarının görüşleri ve deneyimleri dikkate alınmalıdır. Ayrıca, yaban hayatın korunmasına önem veren, yaban yaşama saygılı drone kullanıcılarının deneyimleri de faydalı yönlendirmeler sağlayabilir.









