• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
29 Nisan 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

DAİŞ’in bitmesini niye istesinler ki?!-Nihat Kaya

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
12 Temmuz 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

DAİŞ’in en belirgin özelliği uluslararası silahlı bir ideolojik örgüt olmasıdır. Bu tür örgütlerin önündeki en büyük risk ağır darbe aldıkları dönemlerde örgüt içinde değişim ihtiyacı duyan kesimlerin uluslararası yönlendirmelerin etkisi altına girmeye daha fazla açık hale gelmeleridir.

Tabi, DAİŞ’ın şu anki önceliği Bahoz yenilgisinin şokunu atlamak. Bunun için de kadro ve sempatizanlarında umudu canlı tutmak için şu an askeri eylemlere başvuruyor. Ancak Bahoz yenilgisi DAİŞ’ın siyasi ve askeri birimleri arasında bağlantıları kopardığı için kısa zamanda geçmiş yıllardakine benzer kapsamlı saldırılar örgütleme düzeyine ulaşmasının zor olduğu da bir gerçek. DAİŞ geçmiş yıllarda büyük patlamalar ve intihar saldırıları düzenlerken, son saldırılar sınırlı miktarda patlayıcı ve uzaktan kumandayla saldırı düzenlemeyi tercih ediyor. Bu tercih saldırıyı düzenleyenlerin yeterince örgütlenemediklerini ve yeterli düzeyde silah ve patlayıcı temin edemediklerini gösteriyor. Saldırganların kimliği konusunda da iki ayrı hedefi işaret ediyor. Saldırganlar ya DAİŞ sempatizanları ya da örgütün ana gövdesiyle bağlatıları kopmuş hücreler.

Böylesi bir durumda, bölgede kargaşa isteyen tüm uluslararası güçlerin de DAİŞ adı altında saldırı yürütmesi gibi bir riski doğuyor. Bir başka ifadeyle bölgede egemenlik hesapları yapan tüm uluslararası güçlerin kendi DAİŞ’ini yaratmasına olanak sağlıyor. Ki, DAİŞ adı altında Kuzey ve Doğu Suriye’nin birçok yerinde düzenlenen saldırılardan sonra yakalanan saldırganların bir kesiminin farklı devletlerle bağlantılı oldukları tespit edildi. Ama daha büyük tehlike DAİŞ kadrolarının farklı güçlerce devşirilmesidir. DAİŞ’ın son dönem örgütsel yapısındaki zayıflık da buna çok fazla zemin sunuyor. Bir taraftan örgütün ana gövdesiyle ilişki ağını kaybetmiş yerel hücreler, bir taraftan cezaevlerindeki on binlerce tutuklu. En önemlisi de lider kadronun kısa sürede örgüt yapısıyla bağlantıyı sağlayamaması. Bu da DAİŞ’i uluslararası güçlerin müdahale ve etkisine açık tutuyor.

En büyük sorun da cezaevlerindeki on binlerce DAİŞ kadrosu ile kamplarda kalan ailelerinin sorunu. Uluslararası istihbarat örgütlerinin hemen hepsi şu an bunlarla ilişki arayışında. Kimisi DAİŞ’e sızdırdıkları elemanlarının peşinde, kimisi de kadro devşirme arayışında. Bu insanlar doğru şekilde yargılanmadığı taktirde istihbarat örgütlerinin kucağına düşmeleri kaçınılmaz.

Tabi sorunun en can alıcı yanı yargılamanın biçimine ilişkin kısım. Yargılamalar her devletin kendi vatandaşını alıp yargılaması şeklinde olursa mahkemelerin açık, doğru ve adil olmasına gölge düşecektir. Böylesi bir yöntem üç nedenden ötürü yanlış. Birincisi, bu insanlar sadece vatandaşı oldukları ülkelerde suç işlememiş, işledikleri suçlar birkaç devleti kapsamaktadır. İkincisi DAİŞ’in uluslararası bir örgüt olmasından kaynaklı bu örgütün ve üyelerinin işledikleri suçlar da uluslararasıdır. Bu insanlar uluslararası bir örgüt kurarak çok sayıda devletin yasalarını ihalelden silah kaçakçılığına, toplu katliamdan insan kaçırmaya, insanları özgürlüklerinden mahrum etmekten yasa dışı sınır ihlaline kadar birden çok devletin sınırları içinde suçlar işlediler. Sadece Irak ve Suriye’de de değil, Fransa’da Charlie Hebdo, Belçika’da Zaventem Havalimanı, Türkiye’de Suruç, Sri Lanka’da kilise ve otel saldırı ve daha nicesini düzenlediler. Üstelik bu suçları işleyen DAİŞ üyeleri aynı suçları işlemelerine rağmen farklı ülkelerin vatandaşları olmaktan dolayı ayrı yasalara göre yargılanacaklar. Aynı suçu işleyen iki kişinin ayrı yasalara göre yargılanmaları ne kadar adil olacaktır?

Tabi bu da üçüncü ve en önemli nedeni akıllara getiriyor. Örneğin Türkiye’de, Hizbullah yargılaması gözler önünde. Her biri onlarca insanın katili olan Hizbullah’ın yüzlerce elemanı cezaevlerinden salıverildi. Hem de bir tek onları kapsayacak şekilde 2011 ve 2019’da düzenlenen özel yasalarla. Binlerce siyasetçi, gazeteci, aydın sadece düşüncelerini belirttikleri için hapishanelere atılırken, katiller guruhu sokaklara salındı. Peki bu insanlar şimdi nerede? Hiç kimse bilmiyor. Libya’da ya da Türkiye’de yeni cinayetler işlemeye hazırlanmadıklarını kimse temin edemiyor. Benzer şekilde Bahoz’da yakalanan bazı DAİŞ’lilerin ifadelerinde de geçti; Türkiye’de El Kaide’den tutuklanmalarına rağmen özel yasalarla bırakıldıkları ve Suriye’de DAİŞ’e katılmalarına göz yumulduğu da ayrı bir gerçek. JİTEM de Türkiye’nin bir başka yüzü. JİTEM, PKK’den hüküm giymiş itirafçılardan oluşturulmadı mı? DAİŞ’li tutukluların da Hizbullah ve JİTEM olayları gibi olmayacağının garantisini kim verebilir? Şu an CIA, MOSAD, MI6, KGB, MİT ve daha nice istihbarat örgütü bu gözü kara DAİŞ elemanlarını hasımlarına karşı nasıl kullanabileceğinin arayışında. Örneğin, ABD’nin Rusya ve İran’da, Türkiye’nin Suriye ve Libya’da bunları kullanmayacağının teminatını kim verebilir? Uluslararası bir yargılamanın olmaması istihbarat örgütlerine ve hasımane düşüncelere çok büyük bir zemin sunacaktır.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

İngilizler sahaya mı iniyor?

Yazar: Yeni Yaşam
29 Nisan 2026

Esasında çürüyen, dikiş tutmayan sistemin kendisidir. Kapitalist modernist sistemin zihniyet kodları ile varlık gösteren, ayakta durmaya çalışan ulus devletçi yapı...

Kürt ulusal birliği ve demokratik ulus

Yazar: Yeni Yaşam
29 Nisan 2026

Kürt Özgürlük Hareketi’nin “demokratik ulus” teorisi ile “Kürt ulusal birliği” pratiği arasında zıtların birliği dediğimiz diyalektik bir ilişki var. Farklı...

Üçüncü Dünya Savaşı’nda Kürt devrimi gerçekleşiyor

Yazar: Yeni Yaşam
29 Nisan 2026

Kürtler için Üçüncü Dünya Savaşı kader tayin edicidir. 1. Dünya Savaşı'nda Ekim, İkinci Dünya Savaşı’nda Çin, Vietnam benzeri devrimler gerçekleştirildi....

Sadece sürücüyü değil, aracı da değiştirmek gerekiyor

Yazar: Yeni Yaşam
29 Nisan 2026

‘Siyasal iktidar denen şey, bir sınıfın başka bir sınıfı ezmekte kullandığı örgütten başka bir şey değildir…’ Friedrich Engels ‘Radikal olmak...

1 Mayıs ve sınıfçılığı aşmak

Yazar: Yeni Yaşam
28 Nisan 2026

Türkiye ve Kuzey Kürdistan özgünlüğünde ele alındığında; 1 Mayıs’ın işçilerden ziyade, kadınlar, gençler, Kürtler, Aleviler, sermayenin azgın çıkarlarına karşı toprağını-suyunu...

1 Mayıs demokratik sosyalizm bayramı

Yazar: Yeni Yaşam
28 Nisan 2026

Demokrasiden bize ne demek Türkiye, İran, Irak ve Suriye’deki soykırımcı sömürgeci güçler gibi düşünmektir. Demokratik olmayan sistemler altında Kürtleri soykırıma...

Sonraki Haber

Zamlar revize edilmezse grev kapıda

SON HABERLER

Günde ortalama 10 kadın katlediliyor: Meksika’da kadın cinayetlerine karşı reform kabul edildi

Yazar: Yeni Yaşam
29 Nisan 2026

Fransa Ulusal Meclisi’nde konferans: Yeniden yapılanan Ortadoğu’da Kürtler belirleyici aktör

Yazar: Yeni Yaşam
29 Nisan 2026

Amedspor PFDK’ye sevk edildi

Yazar: Yeni Yaşam
29 Nisan 2026

Kılıçdaroğlu’na ‘kripto kılıç artığı’ demişti: Mine Kırıkkanat hakkında soruşturma başlatıldı

Yazar: Yeni Yaşam
29 Nisan 2026

Dîlok’ta 1 Mayıs’a çağrı: Ekmek, adalet ve özgürlük için alanlara çıkalım

Yazar: Yeni Yaşam
29 Nisan 2026

Erdexan’da kadın cinayeti: Nursel Özer evinde katledildi

Yazar: Yeni Yaşam
29 Nisan 2026

Flament Tekstil işçileri direnişte: Tazminatsız çıkış dayatmasına karşıyız

Yazar: Yeni Yaşam
29 Nisan 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır