• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
30 Nisan 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Bu suça ortak olmayacağız: Déclaration sur le droit à l’insoumission…-Zafer Yörük

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
28 Temmuz 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

“Bir kitap okudum bütün hayatım değişti”. Orhan Pamuk’un “Yeni Hayat” romanı bu cümleyle başlar. Barış akademisyenlerinin çoğu için de bu cümle geçerli: “Bir metin imzaladım bütün hayatım değişti”. Nasıl değiştiğini toplum olarak hep birlikte yaşadık ve izledik. Bazı imzacılar hapis yattı, yatmakta; çoğu KHK ile işten çıkarıldı; bazıları yurt dışına çıkarak bir “yeni hayat” mücadelesine başlamak zorunda kaldı; bazılarının pasaportuna el kondu… Bu akademisyen kıyımına paralel olarak üniversiteler de bilimsel özerkliklerini tamamıyla yitirerek siyasal iktidarın doğrudan kontrolü altına sokuldu.

Bu barış çağrısı vakasının benzerleri Türkiye ve dünya tarihinde mevcuttur. Bunlardan biri, 1960 yılında Fransa’da yaşanmış olan “121’ler Deklarasyonu” vakasıdır. “Cezayir Savaşı’nda İtaatsizlik Hakkı üzerine Deklarasyon,” 121 aydının imzası ile yayınlandığında Fransa, Cezayir bağımsızlık hareketine karşı giriştiği “kirli savaş”ın altıncı yılını yaşamakta; Fransız ordusu, Cezayir’de sistematik işkence, yargısız infaz ve toplu katliamları ile ün kazanmaktaydı.

Fransız devleti açısından ortada bir savaş değil bir iç asayiş yani “terörle mücadele” vakası mevcuttu. Devlet Cezayirli tebaasını öldürüyorsa, onların “güvenliğini” yani iyiliğini düşündüğü için bunu yapıyordu. Ayrıca teröristlerin Fransız ordusuna karşı kullandığı şiddet, bu karşılığı fazlasıyla hak etmekteydi. Bugünden bakıldığında çoğunluğu “ulusalcı” tabir edilebilecek Fransız solunun (Sosyalist Parti ve Komünist Parti) genel tavrı da bu devlet bakışının yedeğindeydi. Devlet şiddetine onlar da karşıydı fakat Cezayir Ulusal Kurtuluş Cephesi’nin (FLN) şiddet kullanmasına da eşit ölçüde karşı olunmalıydı. Yine, “ulusların kendi kaderini tayin hakkı”nı kabul etmekle birlikte, bu prensibin mutlaka “ayrılma hakkı” anlamına gelmediğini Lenin belirtmiş olduğuna göre, Cezayir halkının da Fransa’dan ayrılma hakkının mutlak bir hak olmadığı dikkate alınmalıydı. (öhö öhö: biri ÖDP mi dedi?) Fransız solu bu tartışmalar içindeyken, çoğu sivil tam 153,000 Cezayirli, Fransız devlet güçleri tarafından katledilmiş bulunuyordu.

Bu koşullar altında 121 Fransız aydını tarafından imzalanan Deklarasyon’da Fransız ordusu, işkenceyi kurumsallaştırmakla suçlanıyor, Cezayir halkının davası bütün özgür insanlığın davası ilan ediliyor, Cezayir halkına karşı silah kullanmayı reddeden Fransız gençliği ve Cezayir’in haklı davasına Fransız halkı adına destek ve yardım sunan yurttaşlar savunuluyordu.

5 Eylül 1960 sabahı, Deklarasyon’un yayınlanacağı dergilerden biri polis tarafından kapatıldı. Diğeri, Sartre’ın “Les Temps Modernes” dergisinde ise deklarasyonun yayınlanacağı sayfalar sansürlendi. Bunun üzerine imzacılar ve destekçileri, Deklarasyon’un basılı metnini Paris sokaklarında dağıtmaya çalıştılar. Ama çoğu tutuklanarak bildirilere el konuldu. İmzacılardan üniversitelerde çalışmakta olan akademisyenler işlerinden atıldı. Deklarasyon’un içeriğinden haberdar olunması engellenmiş olsa da imzacıların ve destekçilerinin “vatan hainliği” Fransız kamuoyunda büyük infial yaratmıştı.

6 Eylül günü, Deklarasyon’da “Cezayir halkına destek ve yardım sunan yurttaşlar” olarak bahsi geçen “Jeanson Şebekesi”nin davası görüldü ve mahkumiyet kararları verildi. Bu kişilerin çoğu Fransız Komünist Partisi’nden “ulusal sorun” tartışması çerçevesinde kopmuş komünistler ve Troçkist 4. Enternasyonal militanlarıydı. “Bavul taşıyıcıları” olarak da anılan bu kişiler, Fransa ile Cezayir arasında FLN kuryesi olarak seyahat etmekte, bavulları içinde doküman, talimat ve daha çok da para taşımaktaydılar. Beyaz Fransız yurttaşları olduklarından polisin dikkatini çekmemekle birlikte sonunda “terörle mücadele” operasyonu ile yakalanmışlardı. Onların “vatana ihaneti”, Deklarasyon metninde “devlet otoritesine utanç içinde boyun eğmek” yerine “gerçeğe cesaretle saygı göstermek” betimlemesiyle özel olarak takdir edilmekteydi.

Deklarasyon imzacısı “vatan hainlerinin” ilk anda üzerlerine çektiği devlet ve toplum gazabı, tedrici olarak sönümlenecek, vakanın üzerinden geçen iki yıl içinde Fransa ordusunu geri çekerek Cezayir’in bağımsızlığını tanıyacaktı. Ardında 200,000 cenaze ve derinden yaralanmış bir ülke bırakarak…

Fransız hükümeti ne zaman Ermeni soykırımı ya da Kürt meselesi üzerine konuşacak olsa Türkiye’nin cevabı hazırdır: “Siz de Cezayir’de soykırım yaptınız!” Yani şimdi o yaptı diye senin de yapman meşrulaşmış mı oluyor? Bu nasıl bir argümandır? İşte 10 Ocak 2016 günü “Bu Suça Ortak Olmayacağız” metnine imza attıkları andan itibaren “vatan haini” ilan edilerek işleri, itibarları ve özgürlükleri resmi saldırı ve tehdit altına alınan 1128 Türkiyeli akademisyenin sorduğu soru tam da budur. Tarihten ders almayı ne zaman öğreneceksiniz? Dileyelim ki Anayasa Mahkemesi’nin Barış Akademisyenleri hakkında zar zor çıkardığı son karar, 1960’lı yılların Fransız devleti seviyesine yaklaşılmaya başlandığının bir göstergesi olsun …

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Dünya savaşı gölgesinde 1 Mayıs

Yazar: Yeni Yaşam
30 Nisan 2026

1 Mayıs 2026’ya, dünya savaşı heyulasının artık yalnızca geçtiğimiz yüzyılın bakiyesi bir travma, insanlığı dehşet içinde uykusundan uyandıran tarihsel bir...

Emeğin sönmeyen meşalesi 1 Mayıs

Yazar: Yeni Yaşam
30 Nisan 2026

Tarihte büyük günler, büyük mücadeleler sonucu doğmuştur. Bu, 1 Mayıs için de böyledir. İşçi sınıfının uluslararası birlik, dayanışma ve savaşım...

İngilizler sahaya mı iniyor?

Yazar: Yeni Yaşam
29 Nisan 2026

Esasında çürüyen, dikiş tutmayan sistemin kendisidir. Kapitalist modernist sistemin zihniyet kodları ile varlık gösteren, ayakta durmaya çalışan ulus devletçi yapı...

Kürt ulusal birliği ve demokratik ulus

Yazar: Yeni Yaşam
29 Nisan 2026

Kürt Özgürlük Hareketi’nin “demokratik ulus” teorisi ile “Kürt ulusal birliği” pratiği arasında zıtların birliği dediğimiz diyalektik bir ilişki var. Farklı...

Üçüncü Dünya Savaşı’nda Kürt devrimi gerçekleşiyor

Yazar: Yeni Yaşam
29 Nisan 2026

Kürtler için Üçüncü Dünya Savaşı kader tayin edicidir. 1. Dünya Savaşı'nda Ekim, İkinci Dünya Savaşı’nda Çin, Vietnam benzeri devrimler gerçekleştirildi....

Sadece sürücüyü değil, aracı da değiştirmek gerekiyor

Yazar: Yeni Yaşam
29 Nisan 2026

‘Siyasal iktidar denen şey, bir sınıfın başka bir sınıfı ezmekte kullandığı örgütten başka bir şey değildir…’ Friedrich Engels ‘Radikal olmak...

Sonraki Haber

Kazanılabilecek en üstün özellik: Güven

SON HABERLER

Anlamsızlığın iktidarı ve kültürsüz siyasetin sessiz çöküşü

Yazar: Yeni Yaşam
30 Nisan 2026

Kürtler alternatifsiz kalmaz -1

Yazar: Yeni Yaşam
30 Nisan 2026

Dünya savaşı gölgesinde 1 Mayıs

Yazar: Yeni Yaşam
30 Nisan 2026

Emeğin sönmeyen meşalesi 1 Mayıs

Yazar: Yeni Yaşam
30 Nisan 2026

Kobanê’de entegrasyon görüşmesi: Esirlerin serbest bırakılması gündemde

Yazar: Yeni Yaşam
29 Nisan 2026

Gülistan Doku soruşturmasında şüpheler

Yazar: Yeni Yaşam
29 Nisan 2026

‘Olağan’üstü bir yol kapanması

Yazar: Yeni Yaşam
29 Nisan 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır