Barajlardan sonra tarım faaliyetlerinde artan zararlı yönetim masraflarından su sorununa kadar birçok sorun nedeniyle AB koruma tescili alan Pîrsus narı üretimi dörtte bir oranında azalırken, geçimin imkânsızlaşmasıyla halk göç etmek zorunda bırakılıyor
Verimli toprakları ve ovalarıyla bilinen Riha’nın tarım açısından önemli merkezlerinden olan Pirsûs (Suruç), kentin en küçük ilçelerinden biri. Geniş bir ovada kurulan ilçe arazisinin yaklaşık yüzde 90’ı tarıma elverişli. İlçe genelinde 8 bin 860 dekar alanda Pirsûs narı ekili. İlçenin mikro-iklim yapısına özgün olan Pirsûs narı, iri taneleri, yumuşak çekirdeği ve mayhoş tadıyla biliniyor. Kabuğu, tatlı ve ekşi aromasıyla farklılık gösteren Pirsûs narı, 2021 yılında Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillendi. 2023 yılında Avrupa Birliği (AB) coğrafi işaret sistemine yapılan başvuru kabul edilirken, AB komisyonu tarafından Koruma Menşe Adı (PDO) verildi. Nar verimi suyla doğrudan bağlantılı olduğu için ürünün ekildiği alan git gide daralıyor. 20 köyün temel geçim kaynağı Pirsûs narı olurken, günümüzde bu sayı 5 köye kadar düştü.
Bölgede barajdan önce “haşere” sorunu yaşamıyorduk
Pirsûs ilçesine bağlı kırsal Sêpingar Mahallesinde yaşayan Selamî Kip (58), çocukluk yıllarından beri narcılık yapıyor. Şu an Marut, Araban, Alîgor gibi yerlerde aktif olarak narcılık yapıldığını belirten Selamî Kip’in, 12 dekarlık bir nar bahçesi var. Dekar başına 50 nar ağacı bulunduğunu anlatan Selamî Kip, nar fidelerinin 3 yaşından itibaren ürün verdiğini ve ‘nar ağaçlarının bir yandan kururken diğer yandan doğal olarak çıkan yeni dallarla kendini yenilediğini’ ifade etti.
Kendi bahçesinin 50 yıllık olduğunu, bahçenin babasından kendisine kaldığını kaydeden Selamî Kip bahçenin idaresini şöyle anlattı:
“Her yıl budama yapıyoruz. Budamayı genelde kendimiz yapıyoruz ama yevmiye olarak yapıldığı zaman ücreti günlük 2 bin TL. Bir kişi günde yüz ağaç budaması yapabiliyor. Bunun dışında yıl içinde birkaç defa ilaç atıyoruz. Örneğin haşere ilacı atıyoruz. Daha önce bölgemizde haşere olmazdı ama baraj yapıldıktan sonra nem oranı yükseldi. Bundan dolayı haşere çıkmaya başladı.”
Çiftçiliğin azalması bilinçli bir politikanın ürünüdür
Pirsûs narına Xeznê narı da dediklerini ifade eden Selamî Kip, nar üretimi çalışmalarını şöyle anlattı:
“Her bir nar ortalama bir buçuk kiloya yakın olur ve tadı mayhoştur. Tam olgunlaşmış bir ağaçta ortalama 60-70 kilogram çıkar. Önceki yıllarda kalitesine göre ayıklayıp Riha merkeze gönderirdik ama artık bahçe çok azaldığı için ürettiğimiz narı yakın çevremizde satıyoruz. Geçen yıl kilosunu 25-30 TL arasında satıyorduk. Ürettiğimiz narın bir kısmını doğrudan satarken bir kısmını da nar ekşisi yapıyoruz. Bir kilo nar ekşisi için ortalama 20 kilo nar kullanıyoruz. Daha sonra ürettiğimiz nar ekşisini de kilosu 500 TL’den satıyoruz.”
“Eskiden her yerde nar bahçeleri vardı. Çünkü burada su kaynakları vardı. Su kaynağımız kurumaya başladığında kuyu açmaya başladık. Zamanla bu su kuyuları da ihtiyaca cevap veremez oldu. Barajdan su gelmeye başladı fakat bu suyun ücreti çok fazla. Düşünün barajdan 75 kilometre uzaklıktaki Harran’da dönüm başına su ücreti 500 TL iken burada 3 bin 600 TL. Bundan dolayı bölgemizde çiftçilik her geçen yıl ölüyor. İnsanlar artık ekim yapamaz hale getirildi. Bu bilinçli bir politikanın ürünüdür.”
Artan masraflar halkı göçe zorluyor
Birçok tarlanın bugün boş olduğunu söyleyen Selamî Kip, “Su, mazot, gübre ve ilaç gibi maliyet sorunlardan dolayı bahçelerini kaldıran birçok kişinin tarlası boş kaldı. Sistem öyle bir hale gelmiş ki insanlar toprağıyla geçinemiyor. Babam 12 dekarlık araziyle evini geçindirebiliyorken biz şimdi 100 dekar ekiyoruz ama masrafımızı çıkaramıyoruz” dedi. Selamî Kip, tarım ve toprak politikalarının ‘bilinçli bir şekilde, halkın buralardan göç etmesi için yürütüldüğünü’ ifade ederek, insanların ‘belli oranda da insanlar göç ettiğini’ ve ‘sistemin eninde sonunda çökmeye mahkûm’ olduğunu söyledi.
Çiftçiliğin yeniden canlandırılması için yetkililere çağrıda bulunan Selamî Kip, girdi maliyetlerinin düşürülmesi ve bölgenin su sorunun çözülmesi gerektiğini dile getirdi.
RIHA – MA









