ABD-Çin görüşmesi öncesi Hürmüz Boğazı’ndaki askeri hareketlilik dünya basının gündemindeki yerini koruyor
ABD-Çin arasında yapılacak kritik görüşme öncesinde gerilim ve bekleyiş gündemdeki yerini koruyor. Uluslararası basın, ABD iç politikasında süren tartışmalara dikkat çekerken, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin hem ekonomik hem askeri etkileri de gündemi şekillendiriyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın, Çin ziyareti öncesi Beyaz Saray önünde yaptığı açıklamalar dikkat çekti. Trump’ın, İran konusunda Çin’in yardımına ihtiyaç duymadığını ifade eden çıkışı da uluslararası basında çokça tartışıldı.
Konuyu işleyen İngiltere merkezli Reuters, Trump’ın Çin’e gidişini destek arayışı olarak değerlendiren haberinde ayrıca, Trump’ın Çin’e ihtiyacının, Çin’in Trump’a duyduğundan daha fazla olduğu yorumuna yer verdi. Haberin devamında ise İran savaşının yanı sıra Tayvan meselesinin de masada konuşulacak ve gidişatı belirleyici gündemlerden olacağına dikkat çekildi.
Öte yandan kritik görüşmenin öncesindeki bekleyiş piyasayı da etkiledi. Reuters, Brent petrolün yüzde 0,76 düşerek varil başına 106,95; Batı Teksas petrolünün ise yüzde 0,65’lik düşüşle 101,52 dolara gerilediğini duyurdu.
Trump’ın ekonomi politikası gündemde
Trump’ın yine gazetecilere yaptığı bir diğer açıklamada ise ABD ekonomisinin İran ile ilgili kararlarını etkilemeyeceğini söylemesi de ses getirdi. Bu açıklamayı gündemleştiren Reuters, Pentagon’un savaşın maliyetinin şu ana kadar 29 milyar dolara ulaştığını açıklamasına işaret ederek, bunun geçen ay sonundaki tahmine göre 4 milyar dolar artışa tekabül ettiğini vurguladı. Haberin devamında ayrıca ABD’de tüketici enflasyonunun yükselmeye devam ettiği ve yıllık enflasyon oranının son üç yılın en büyük artışını kaydettiği de eklendi.
Aynı açıklamayı gündemine taşıyan ABD merkezli NBC News, anketlere dayanarak katılımcıların yüzde 70’inin Trump’ın ekonomi politikalarını onaylamadığını ve bu oranın Trump’ın iki dönemindeki en yüksek olumsuzluk seviyesi olduğunu aktardı.
ABD iç politikasındaki anlaşmazlık yükselirken, Körfez hattında da yükselen gerilim basının gündeminde. Reuters kaynaklara dayandırılan haberinde Suudi Arabistan’ın İran’a yönelik bir dizi gizli saldırı düzenlediğini öne sürdü.
Benzer şekilde ABD merkezli Wall Street Journal (WSJ) tarafından yine İran’a gizlice saldırı düzenlediği öne sürülen Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) de gündemdeki yerini korudu. Konuya ilişkin yazan İngiltere merkezli The Guardian, bu saldırıların Körfez ülkelerini de çatışmaya çekme riski taşıdığını ve ABD-İran arasındaki halihazırda kırılgan olan ateşkesin bitmesi durumunda İran’ın Birleşik Arap Emirlikleri’ni hedef alabileceğini yazdı.
Hürmüz Boğazı’na yönelik uluslararası adımlar
Diğer yandan Hürmüz Boğazı gerilimine ilişkin uluslararası tutumlar da dikkat çekti. ABD Savunma Bakanı Ahn Gyuback’in, ABD’li mevkidaşı Pete Hegseth ile görüşmenin ardından Güney Kore’nin de Hürmüz Boğazı’ndaki sürece katkı sağlamayı değerlendirdiğini açıklaması pek çok medya kuruluşu tarafından gündeme taşındı.
Bu gelişme dikkat çekerken, Avrupa ülkelerinden de benzer adımlar basında yer aldı. İngiltere-Fransa işbirliğindeki Hürmüz Boğazı’na yönelik planlar, 40’tan fazla ülkenin savunma bakanının katılımıyla düzenlenen toplantıyla devam etti. Konuya ilişkin açıklama yapan İngiltere Savunma Bakanlığı ise bölgeye savaş gemisinin yanı sıra Typhoon savaş uçakları, mayın temizleme ve drone-savar sistemleri sevk edileceğini açıkladı. İngiltere merkezli BBC ise söz konusu sistemler için 115 milyon sterlinlik bir kaynak ayrılacağını bildirdi.
Ateşkesten bu yana 380 kişi yaşamını yitirdi
Diğer yandan 17 Nisan’da yürürlüğe giren ateşkese rağmen devam eden İsrail-Lübnan gerilimi de basındaki yerini koruyor. The Guardian haberinde Lübnan Sağlık Bakanlığı’nın, İsrail ordusunun Salı günü gerçekleştirdiği saldırısında 13 kişinin, ateşkesten bu yana ise 380 kişinin yaşamını yitirdiğini bildiren açıklamasına yer verdi. Haberde ayrıca saldırıların iki ülke arasında Washington’da yapılacak görüşmeler öncesinde gerçekleşmesine de dikkat çekildi.
DIŞ HABERLER









