• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
11 Eylül 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

AKP bölücü bir parti haline dönüşüyor

31 Ağustos 2018 Cuma - 23:18
Kategori: Yazarlar

Günümüz demokrasisinin krizde olduğu zaten bilinmekteydi. Ama son yıllarda küreselleşmeyle oluşan yeni toplumsal ve teknolojik gelişmeler demokrasileri daha da krize sürüklüyor. Bu gelişmelerden birincisi, ulus devlet içindeki kimliksel farklılaşmalar mutlaka bir ya da birkaç kimliğin bir araya gelerek seçimleri kazanmalarına yol açabiliyor. Kimlikler, farklı fikirler değil de farklı değerlerden oluştuğundan parlamentolarda fikirler etrafında uzlaşmalar da mümkün olmaktan çıkıyor. Dolayısıyla parlamentolar anlamlarını ve işlevlerini kaybediyorlar.

İkinci olarak, iktidara gelmek, iktidara gelenlerin iktidarda kalmalarını sağlayacak yeni imkanlara sahip olmak anlamına geliyor. Bu imkanların başında da medya geliyor. İktidar, medyayı kontrol altına alarak toplumu kendi kimliksel çıkarları için yönetebilir ve yönlendirebilir hale getirebiliyor. Böylelikle bir kez kazanan sürekli kazanmanın da yolunu bulmuş oluyor. Bu sözünü ettiğim diyalektik en çok da Türkiye’de işliyor. Zaten anlamı neredeyse arada bir seçim yapmak olan Türkiye demokrasisi, bugün işlevini tamamen kaybetmek üzere.

Üstelik de bu durum bugün başlamış da değil. Toplumun yarısına yakın sayılabilecek bir İslami kesimin oyları üzerinden seçimleri kazanarak işbaşına gelmiş olan AKP, böylelikle 16 yıldır iktidarını sürdürüyor. Arada oy kayıpları ortaya çıktığında kendi kimliğiyle yakın ilişkileri olan başka bazı kimliklerle ortaklıklarla iktidarını sürdürüyor. Dün bu işbirliği Gülen Hareketiyle yapılmışken bugün de MHP ile birlikte devam ediyor. Nitekim bugün öyle anlaşılıyor ki toplumun yarısından küçük bir farkla daha fazla oy alan AKP’nin kurduğu bu sistemin değişmesi de çok zor.

Zor, çünkü AKP bundan sonra da seçilmesini garanti altına alacak milliyetçi ve İslamcı bir kimliği kendisine bağladığı gibi bu bağlılığı sürdürmek için gerekli algı operasyonlarını yapabilecek bir medya kontrolünü de sağlamış durumda. Bu durumun en açık örneği, bugün yaşanılan krizin, kendi beceriksizlikleri sonucu ortaya çıkmış bir kriz olmasına rağmen toplumun bir yarısına dış güçlerin “ekonomik darbesi” olarak algılatabilmiş olmasıdır. Bu nedenlerle de AKP, asla Türkiye’nin bütünlüğü ve huzuru için siyaset yapmıyor.

Aksine toplumun bir yarısının huzursuzluğu üzerinden kendi yarısının konsolidasyonunu sağlayarak iktidarını devam ettiriyor. Çünkü iktidar ancak böyle mümkündür ve iktidarını sürdürebilmek için de kendine muhalif olanları baskı altında tutmak durumundadır. Bugün özellikle HDP’nin, bir siyasi parti olarak demokratik haklarını kullanmasını hiç istememektedir. Öyle ki, son günlerde, Dersim’de yanan ormanlar için farkındalılık yaratmak isteyen HDP vekillerinin bölgeye girmelerini engellemiştir.

Hasta tutuklu Koçer Özdal’ın cenazesine katılmak için giden vekilleri şehre sokmamıştır. Son olarak Cumartesi Anneleri’nin oturma eylemine destek veren vekilleri yerlerde sürüklemiş ve bu eylemi yasaklamıştır. Bu uygulamalardan anlaşılan AKP, demokrasi, hak, hukuk demeden ülkeyi kendi bildiği gibi yönetmek istemektedir. Bu da ancak toplumun diğer yarısının baskı altına alınmasıyla mümkün olabilecek bir istek olduğuna göre AKP’nin uyguladığı bu politikayı rahatlıkla “bölücü” bir politika olarak adlandırmamız mümkündür. Bir başka deyişle AKP, Türkiye’nin bütünlüğünü değil, aksine kendini destekleyen kesimlerin, toplumun diğer yarısını zaptu rapta alarak yönetmek istemektedir. O nedenle de ilginç bir biçimde, toplumda “bölücü” arayan AKP aslında kendisi toplumu bölen bir parti konumuna gelmiştir.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

‘Unutmak yok’

Sonraki Haber

Pankobirlik başkanı gerçeği çarpıtıyor

Sonraki Haber

Pankobirlik başkanı gerçeği çarpıtıyor

SON HABERLER

Derede toplu balık ölümlerine inceleme

Yazar: Yeni Yaşam
11 Eylül 2026

 Perihan Karaman tahliye edildi

Yazar: Yeni Yaşam
11 Eylül 2026

Pezeşkiyan: Yaptırımlar savaşla birlikte ‘çok daha tehlikeli bir aşamaya’ girdi

Yazar: Yeni Yaşam
11 Eylül 2026

Yemen’de yapay zeka ile füze ve güdümlü roket yazılımları geliştirildi

Yazar: Yeni Yaşam
11 Eylül 2026

Bursa’da şüpheli kadın ölümü: Balkondan düştü iddiası

Yazar: Yeni Yaşam
11 Eylül 2026

İsrail Lübnan’a hava saldırısı düzenledi

Yazar: Yeni Yaşam
11 Eylül 2026

Husilerden açıklama: 5 bin 400 kilometrekarelik alan kontrol altına alındı

Yazar: Yeni Yaşam
11 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır