Avukat Mehmet Işık, ‘Barışı tesis etmek istiyorsanız en az Sayın Abdullah Öcalan kadar cesur olmak zorundasınız’ diyerek, Abdullah Öcalan’ın hiçbir değerlendirmeye tabi tutulmadan ‘umut hakkı’ndan yararlandırılması gerektiğini belirtti
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM), 2014 yılında Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın “umut hakkı” ile ilgili verdiği ihlal kararının üzerinden 12 yıl geçti. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin yapılan saha araştırmaları; Sürecin en tartışılan konularının başında “umut hakkı”nın geldiğini gösteriyor. Yine saha araştırmaları, Ekim 2024’te MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “umut hakkı” ile ilgili sözlerinin hafızada taze olduğunu ve uygulanmamasının toplumun sürece olan güvenin azalmasına neden olduğunu gösteriyor.
Mevcut süreç ve “umut hakkı” ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Avukat Mehmet Işık, “umut hakkı”nın halen uygulanmamış olmasının halkta “hayal kırıklığına” neden olacağına dikkat çekti.
‘Barıştan söz eden birini hapiste tutmak bu sürecin ruhuna aykırıdır’
Mehmet Işık, “Umut hakkı” için normatif birtakım düzenlemelerin olması gerektiğini dile getirerek, bu hakkın sadece Abdullah Öcalan’ı değil, binlerce tutsağı ilgilendirdiğine dikkat çekti. Mehmet Işık ayrıca “Umut hakkının” sağlanmamasının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 3’üncü maddesinin ihlali olduğunu belirtti.
Abdullah Öcalan’ın Ortadoğu’daki barışa hizmet etmesi nedeniyle hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın “umut hakkından” yararlandırılması gerektiğini belirten Mehmet Işık, şunları söyledi:
“Politik suçlardan içeride olan binlerce siyasi tutsağın Sayın Öcalan’ın girişimleriyle ailelerine, özgürlüğüne kavuşmalarını düşündüğünüzde, barışın mimarının umut hakkından yararlandırılmaması bu sürecin ruhuna, varlığına olumsuz anlamda etki edecektir. Bugün Sayın Öcalan sadece Türkiye halkları için bir hizmet de bulunmuyor. Ortadoğu’yu, Suriye’yi, Irak’ı, Lübnan’ı, hatta Avrupa’yı içerisine alan bir barıştan söz ediyor. Barıştan söz eden bir insanı cezaevinde tutmak ya da İmralı’daki zor şartlarda tutmayı düşünmek bu sürecin ruhuna aykırıdır.”
‘Sayın Öcalan’ın öncülük etmesi sağlanmalı’
Mehmet Işık, Abdullah Öcalan’ın son 2 yıldır büyük bir mücadele verdiğini söyleyerek şu sözlerle devam etti:
“Bu mücadelenin ismi barış mücadelesi. Bu mücadelenin ismi sosyal, ekonomik, siyasal anlamda Ortadoğu halklarının bir araya gelerek güçlenmesi mücadelesi. Bu mücadele artık bir annenin çocuğu için gözyaşı akıtmayacağı bir mücadele. Sayın Öcalan’ın tek talebi var; yıllardır süren savaşın bir şekilde son bulması. Bu sebeple Sayın Öcalan’ın çalışma koşullarının hukuki, sosyal ve siyasal anlamda sağlanması, söz edilen komisyona öncülük etmesi ve bu sürecin nihayete ermesi gerekiyor.”
‘Sayın Öcalan kadar cesur olmak zorundasınız’
Mehmet Işık, Abdullah Öcalan’ın bir sözüyle on binlerce silahın bırakıldığına dikkat çekerek şunları ifade etti:
“Öcalan’a ilişkin olumsuz bir davranışın sonucunda topyekûn bir halkın hayal kırıklığı ortaya çıkacaktır. Eğer siz kendinize güveniyorsanız, barışı tesis etmek istiyorsanız en az Sayın Öcalan kadar cesur olmak zorundasınız. Eğer siz bu ülkede tek bir tane askerin hayatını kaybetmesini istemiyorsanız en az Öcalan kadar elinizi taşın altına koymanız gerekir.”
Mehmet Işık devamla şunları belirtti:
“Kürdistan’daki barış hiç bu kadar yakın olmadı. Biz kanın duracağına dair hiç bu kadar umutlanmadık. Hiç bu kadar güzel bir bahar iklimiyle karşılaşacağımızı düşünmemiştim. Bu kimin sayesinde? Tabii ki Sayın Öcalan sayesinde. Eğer Sayın Öcalan’ın şartları iyileştirilmezse ya da daha net bir ifadeyle Öcalan’ın yaşam, siyasal, sosyal koşulları barış için uygun hale getirilmezse korkarım ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti çok büyük bir fırsatı yine tepmiş olacak.”
Kaynak: MA









