• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
30 Nisan 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Editörün Seçtikleri

Avukat Şevin Kaya: Abdullah Öcalan’ın özgür yaşar ve çalışır koşullara sahip olması gerekir

30 Nisan 2026 Perşembe - 10:07
Kategori: Editörün Seçtikleri, Güncel

ÖHD’li avukat Şevin Kaya, mevcut hukuki çerçevenin hala oluşturulmamış olmasının sürecin ilerlemesinin önündeki en temel engel olduğunu belirterek, ‘Abdullah  Öcalan hakkında verilmiş, Umut Hakkı, kararının uygulanarak onun özgür yaşar ve çalışır koşullara sahip olması gerekir’ dedi

Barış ve Demokratik Toplum Süreci, bir buçuk yılını doldururken henüz Meclis’in önünde net bir yasal taslak yer almıyor. İktidar ve devlet yetkililerinin, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na, Nisan’ın ikinci haftasında yasal süreci başlatacağına ilişkin verdiği söz geçtiğimiz hafta açığa çıkmıştı. Fakat Nisan ayı bitmesine rağmen, Meclis Genel Kurulu’na ulaşan bir taslak olmadı. DEM Parti’den gelen açıklamalar ve Meclis kulislerinde geçen bilgilere göre; Mayıs ayında sürece ilişkin bir çalışmanın başlayacağı söylenilmekle beraber bir durum netlik kazanmış değil.

Özgürlük için Hukukçular Derneği’nden (ÖHD) avukat Şevin Kaya, iktidarın önüne koyması gereken yasal adımlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Süreç ilerlerken ifade özgürlüğü, örgütlenme hakkına dönük halkın yasal düzenleme beklentilerinin de gündemde olduğunu söyleyen Şevin Kaya, mevcut mevzuata bakıldığında bu haklar ve diğer tüm hakların anayasal temelde güvence altında olduğunu söyledi.

Şevin Kaya, mevcut uygulama pratiklerinde ise bu hakların “Terörle Mücadele Kanunu” altında baskılandığını belirtti. Şevin Kaya, “Anayasal güvencesi bulunan haklar açısından hâlihazırda atıf yapılan mevzuatların kaldırılması en acil gündemlerden biri olarak karşımıza çıkıyor. Bu süreç açısından ‘Terörle Mücadele Kanunu’nun varlığı, süreci tıkayan bir noktada. Mevcut yargılamalar, bütün siyasi yargılamalar ve hapishanelerdeki tutsakların durumu doğrudan ‘Terörle Mücadele Kanunu’ kapsamında yapılan cezalandırmalardır. Eğer TMK kalkarsa ve anayasal temelli güvenceler korunur, güçlendirilirse bu konudaki mevcut yasaların biz yeterli olacağını düşünüyoruz” dedi.

‘Hâlâ AYM ve AİHM kararlarının uygulanmadığı bir süreçteyiz’

ÖHD’li temsilcilerin de katıldığı Meclis Komisyonu’nun raporuna rağmen iktidarın hâlâ demokratikleşme ve hukuksal adımları hayata geçirmediğini anımsatan Şevin Kaya, “Komisyon raporu birçok eksiklik barındırsa da hukuki bazı değerlendirmeleri hâlihazırda mevzuat açısından da uygulanması gerekli tedbirlerin uygulanmasını öneri olarak sunuyor. Bu önerilerden biri de; örneğin Anayasa Mahkemesi kararları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması noktasında bir değerlendirme var. Ama hâlihazırda zaten Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarının uygulanması gerekliliği bizim mevcut mevzuatımız gereği de bir zorunluluktur. Fakat biz şunu görüyoruz: Hâlâ AYM ve AİHM kararlarının uygulanmadığı bir süreçteyiz. Belki de komisyonun da en önemli gündemlerinden biri olan umut hakkı noktasında 2014 yılında AİHM’in vermiş olduğu karar hâlen uygulanmamakta. Buna dair bir yapısal değişiklik planlamaları da yapılmamakta. Bu konuda bizce acil olarak yapılması gereken şey, umut hakkının tanınması ve diğer hukuki düzenlemelerin önü açılacak şekilde mevzuat düzenlemelerine başlanılmasıdır. Fakat geldiğimiz aşamada hukuki anlamda bir yasal değişikliğin yapılmaması süreci tıkayan bir nokta olarak karşımızda duruyor ve bu da sürece dair güvensizliğin oluşmasına sebebiyet veriyor” sözlerini kullandı.

‘TMK’nin kaldırılması somut bir adımdır’

Sürece dair oluşan bu güvensizlikte sürecin diğer tarafı olan iktidarın açıkça sorumluluk alması gerektiğini söyleyen Şevin Kaya, “Şu an beklenti şu: PKK silah bıraktı, fesih kongresini yaptı. Evet, şimdi de sürecin diğer tarafı olan iktidar tarafından yasal düzenlemelere dair adımların atılması ve bu adımların başında da mevcut yargılamalar ve infaz düzenlemeleri ile ilgili düzenlemeler yapılması. Bunların hepsi bahsettiğim TMK kapsamında sınırlandırılmış hukuki düzenlemeler olduğu için doğrudan TMK’nin kaldırılması bile bu aşamada bizce olumlu olarak değerlendirilebilecek somut adımdır. Şu an eğer İnfaz Kanunu kapsamında düzenlemeler yapılırsa ve TMK’ye atıf kaldırılırsa cezaevlerinden binlerce tutsak tahliye imkânına sahip olacak. Onun dışında mevcut yargılamaları süren binlerce insan var, Avrupa’ya iltica etmek zorunda kalmış binlerce insan var. Bunların da doğrudan durumunu etkileyecek yapısal düzenlemelerin ve mevzuat çalışmalarının artık başlaması gerektiği kanaatindeyiz” sözlerini kullandı.

‘Umut Hakkı, kararı uygulanmalı’

“PKK silah bıraktı ve demokratikleşme adımları atılacak. Peki silah bırakanlar nereye gelecek? Onlara dair yasal düzenlemeler hangi şartlarda olacak?” dair soruların belirsizlik içerisinde olduğunu dile getiren Şevin Kaya, “Açıkçası komisyon bu hâliyle de doğrudan bu belirsizliklere cevap olabilir nitelikte değil. Bu noktada bizce zaten komisyon raporu eksik. En büyük eksiklikleri de hukuki düzenlemeler noktasında göstermektedir. Doğrudan şu süreçten sonra özellikle beklediğimiz en acil adımlar; yasal mevzuatın düzenlenmesi, AİHM kararlarının uygulanması ve en önemlisi de Sayın Öcalan hakkında verilmiş ‘umut hakkı’ kararının uygulanarak onun özgür yaşar ve çalışır koşullara sahip olması gerektiğini düşünüyoruz” diye belirtti.

‘Atılmayan adımlar kalıcı barışa dair belirsizlikleri, güvensizlikleri yaratıyor’

Adım atmayan iktidarın süreci sürekli bir “silah bırakma” üzerinden tarifleyen bu tutumunun kalıcı bir barış üretme ihtimalini imkânsız kıldığını belirten Şevin Kaya şöyle devam etti:

“İmkânı yok. Söz konusu bile olamaz, çünkü doğrudan silahı doğuran etkenlerin ortadan kaldırılması gerekiyor. Kalıcı barıştan istenilen şey sadece PKK’nin silah bırakması, çatışmanın son bulması değil. Örneğin anadile, eşit yurttaşlık temelindeki düzenlemeler gibi birçok hukuki açıdan beklenen taleplerin gerçekleşmediği durumda yalnızca silah bırakma kalıcı bir barış üretme değil, sadece geçici bir çözüm olarak karşımıza çıkar. Bunun örneğini 2013-2015 çözüm sürecinde de gördük. O dönem iktidar tarafından atılmayan adımlar nedeniyle kalıcı bir barışın imkânı oluşamadı. Ama bu sürecin daha ayakları yere basan bir yerde olduğunu düşünüyoruz. Kalıcı bir barışa daha yakın olduğumuzu düşünüyoruz. Tarafların da bu iradeyi göstermesi gerek. Sayın Öcalan bu iradeyi gösteriyor, sonuna kadar da devam edeceğini gösteriyor. Fakat iktidar tarafından yapılan değerlendirmeler, atılmayan adımlar kalıcı barışa dair belirsizlikleri, güvensizlikleri yaratıyor.”

‘Hakikat komisyonları kurulmalı’

Toplumsal yüzleşme açısından da bir adımın atılması gerektiğini vurgulayan Şevin Kaya, “Adalet Bakanlığı, faili meçhul suçları araştırma bürosu kurmuş. Buna dair 600 küsur dosyayı önlerine aldıklarını söylemiş. Evet, bu bir adımdır. Daha önceki süreçlerde de karşımıza çıktı. Yargılamalar da yapıldı. Faili meçhul cinayetlerin cezasız kalmayacağına dair iddialarda bulunuldu. Ama bugüne kadar faili meçhul dosyalara dair herhangi bir adım atılmadığı gibi atılan adımların da cezasızlık politikasını pekiştiren bir noktada durduğunu gördük. Zaman aşımına uğramış dosyalarla, verilen düşme kararlarıyla o dosyalara dair cezasızlık algısı da pekişti. Ama bu süreçte en önemli beklenti, toplumsal yüzleşme anlamında baktığımızda faili meçhul dosyalar ilk akla gelen hususlardan biridir. Faili meçhul dosyalarda verilecek kararlar, o cezasızlık algısını yok edecek düzenlemelerle beraber atılacak adımlar bize aslında buradaki yüzleşmeyi doğrudan da gösterecektir. Evet, belki toplumsal yüzleşme komisyonları, hakikat komisyonlarının da kurulması bu süreç açısından barışın kalıcılığını da güçlendirecek bir durumdur” şeklinde konuştu.

‘Yargı tacizleri son bulmalı’

Süreç bağlamında yine bakıldığında “acil adım” denilecek bir diğer temel meselenin “umut hakkı” olduğunu söyleyen Şevin Kaya, “Mevcut yasal düzenlemelerle doğrudan uygulanabilir kararlar olmasına rağmen umut hakkı şu an hâlihazırda gündemde dahi tutulmamakta. Sürecin doğrudan bir tarafı olarak kabul edilen Sayın Öcalan’a dair 2014 yılından beri verilmiş AİHM kararı hâlâ rafta bekletiliyor. Onun dışında örneğin son süreçte bizim çokça dikkatimizi çeken ve ÖHD olarak da raporlaştırdığımız; Newroz’dan sonra yapılan gözaltılar ve tutuklamalar. Biz ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü diyoruz, fakat Newroz’a katılma gerekçesiyle 200’den fazla insan tutuklamalarla karşı karşıya kaldı. Hâlâ yargılamaları sürüyor. Peki biz bir taraftan doğrudan yasal düzenlemeler, infaz düzenlemeleri beklerken PKK’ye özel bir af beklerken ki süreçte en önemli hususlardan biri de bizce doğrudan bir yasal düzenleme değil, PKK’ye özel bir yasa çıkarılarak bu sürecin doğrudan PKK üzerinden bir yasal düzenlemeyle ilerletilmesidir. Ama biz bunları konuşurken karşı karşıya kaldığımız durum; Newroz gözaltıları, tutuklamaları, idare gözlem kurullarıyla 32 yıldır hapishanede tutulan tutsakların tahliye edilmemesi… Bunlar toplumda da sürece dair bir güvensizlik yaratıyor. Kobanê davası aylardır istinafta bekliyor. Kobanê davasına dair bile bir değişiklik yok. İstinaf Mahkemesi hâlâ kararını açıklamadı. Kalıcı barışa dair güvenin tesis edilmesi için yapılan bu yargı tacizlerinin son bulmasını ve buradan da artık yasal, hukuki adımların atılması gerektiğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

Haber: Melek Avcı \ JINNEWS

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Kick yayıncısından Amedspor’a yönelik ırkçı saldırı

Sonraki Haber

Mutige Frauen–Erinnern ins Jetzt: Kadın hikayelerini sahneye taşıyor

Sonraki Haber

Mutige Frauen–Erinnern ins Jetzt: Kadın hikayelerini sahneye taşıyor

SON HABERLER

ÖHD Eş Genel Başkanı: Hem başmüzakereci hem rehine olunmaz

Yazar: Yeni Yaşam
30 Nisan 2026

İstanbul ve Antalya’daki ANSET soruşturmasında 34 gözaltı kararı

Yazar: Yeni Yaşam
30 Nisan 2026

Murat Karayılan: Süreç iktidar tarafından fiilen donduruldu

Yazar: Yeni Yaşam
30 Nisan 2026

İsrail donanması ‘Gazze filosu’ndaki 175 aktivisti alıkoydu

Yazar: Yeni Yaşam
30 Nisan 2026

Halfeti Belediyesine yönelik operasyonda gözalt1na al1nan 46 _üpheli adliyeye sevk edildi

Tutuklanan Xalfetî kayyımı 6 şirkete 3 milyar 664 milyon para aktarmış

Yazar: Yeni Yaşam
30 Nisan 2026

Tahir Elçi Vakfı Başkanı: Devletin işlediği suçlar, cinayetler açığa çıkarılmalı ve adalet sağlanmalı

Yazar: Yeni Yaşam
30 Nisan 2026

İşveren ‘mal kaçırdı’: Parmaklarını kaybeden işçi 10 yıldır hakkını alamıyor

Yazar: Yeni Yaşam
30 Nisan 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır