Ayder Yaylasında ‘kentsel dönüşüm’ yapan akıl Uludağ’dan sonra Ayder’i Davos yapma hayali içinde. Bu yıl 2.si düzenlenen Ayder Ekonomi Forumu’nda enerji ve maden başlıkları ile Karadeniz coğrafyasının tanınırlığı artacakmış
K. Bülent Ongun
Rize bu yıl ikincisi düzenlenen ‘Uluslararası Ayder Forumu’ başladı. 17 Ocak tarihine kadar sürecek olan forumun bu yılki konusu enerji olarak belirlenmiş. Geçtiğimiz yıl forum konusu ‘lojistik’ olurken, gelecek yıl ise forumun konusu sağlık olacak. Bu yılki forumda toplantı başlıkları ise, “Enerji ve yapay zeka, Enerji sektöründeki yenilikler ve etkileri, Karadeniz-Avrasya Bölgesinde enerji rekabeti ve enerji stratejilerinin geleceği, düşük/sıfır karbon binalara doğru: Akıllı, maliyet-etkin ve çevre dostu enerji çözümleri, Enerjide özel sektör, Türkiye’nin nükleer geleceği, stratejiler, teknolojiler ve sürdürülebilirlik” başlıklarından oluşmakta. Forumda konuşan eski Enerji Bakanı ve KEİPA Türkiye Delegasyonu Başkanı Fatih Dönmez, Türkiye’nin stratejik konumuyla bölgesel-küresel enerji dengelerinde kritik rol üstlendiğini söyledi.
‘Ayder dünya çapında tanınacak’
Ayder’in Türkiye’de herkes tarafından bilindiğini belirten Fatih Dönmez, bu tür etkinlikler sayesinde ‘Ayder’in tanınırlığının dünya çapında’ daha da artacağını iddia etti. Forumda konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “Türkiye enerjide ve madenlerde net ihracatçı bir ülke olacak. Dışa bağımlılığı bitirmiş, enerjide bağımsız bir Türkiye hedefliyoruz” dedi. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ise, “İnsanları yok edecek, çatıştıracak veya sömürecek bir sistemi enerjiyi elde etmek için kullanmamamız gerektiğini, bizim haricimizdeki bazı ülkelere öğretmemiz de gerekir” diye belirtti. Memişoğlu, Rize’de 1053 yataklı bir şehir hastanesinin inşaatının tamamlanmakta olduğunu ve bölgenin enerji ihtiyacının yüksek olduğunu iddia etti.
Uludağ’ın ardından Ayder
Ayder’de gerçekleşen ‘Uluslararası Ayder Forumu’ 50 yıldır Davos’ta gerçekleştirilen Dünya Ekonomi Forumu’na bir alternatif olarak kurgulanmak isteniyor. 2009 yılında Dönemin Başbakanı olan Recep T. Erdoğan Davos Ekonomi Zirvesi’nde dönemin İsrail devlet başkanı Şimon Peres’e ‘One Minute’ çıkışı yaptıktan sonra ‘bir daha Davos’a gelmem’ derken, Türkiye’ye döndüğünde ise kendi Davos’umuzu yaratalım diyerek o gün için Uludağ’ı adres göstermiş ve 14 yıldır Nisan ayında yapılan forumlar sürerken, bu yıl için bir açıklama henüz yapılmış değil. Evet o gün bugün Uludağ’ı Davos yapma hayaliyle süslenen yağmayla birlikte Uludağ betona boğuldu.
Karadeniz yok oluşa bağlandı
Dünyanın belki de en önemli ekosistemlerinden olan ve korunması gereken Karadeniz Bölgesi, hemen hemen tüm Türkiye coğrafyasın da olduğu gibi cehennem kaçkınlarının işgali altında. HES’ler, ‘Yeşil’ yollar, madenler, kentsel yağma, orman katliamı, mera işgalleriyle o güzelim doğanın, birçok endemik bitki ve hayvanın hızla soyunun tüketilmeye başlandı. İnşa edilen barajlar ve yüzlerce boru tipi HES ile doğası tamamen tahrip edilmiş bölgede seller ise can almaya, evleri, bağları, kentleri yerle bir etmeyi sürdürüyor. Diğer yandan Karadeniz suları oksijensizlikten, kirlilikten ve doğalgaz sondajlarından dolayı adeta ölü bir denize dönüşen Karadeniz adeta yok oluşa bağlandı.
Ayder Yaylası
Yıllar önce Karadeniz Sahil Yolu tüm itirazlara rağmen inşa edilmesi sağlanırken, sonuçları ağır oldu. Kara ve deniz arasına girerek var olan simbiyotik ilişkiyi yok eden ve derelerin denizle buluşmasının önüne setler kurarak felaketlere yol açan, insanların denizle bağını koparıp yabancılaştıran sahil yolu, bölgenin kapitalist yağmaya açılmasının ön hazırlıklarından birisiydi. Yolla birlikte bölgede HES’lerle başlayan yağma madenlerle genişleyerek sürerken, Ayder yaylasında ‘kentsel dönüşüm’ adı altında ucube girişimler adeta tüm yaylaları kapsayarak ekosistem yerle bir edilmeye başlandı. O gün adına ‘kentsel dönüşüm’ denilen ve Ayder’i betona bağan gişimin amacı da aynen Uludağ gibi yeni bir Davos hayali geçen yıl burada da çıktı.
Polavit, Elevit, Pokut, Sal!
Önce Ayder Yaylası’nın da içinde yer aldığı bölgede bulunan birçok yayla ile birlikte Fırtına Vadisi’nin koruma statüsü düşürüldü. 1. Derece sit alanı korumasına sahip olan bölge sürdürülebilir koruma alanına dönüştürülerek turizm kisvesi altından bölge tamamen yağmaya açıldı. Polavit, Elevit, Pokut ve Sal Yaylarıyla birlikte büyük bir alanın koruma statüsünün düşürülmesiyle yağma alanı çok geniş tutuldu. Yapılan forumlara katılan sermaye kesimlerinin ilgisini arttırabilirlerse bölgede birçok yeni rant alanı da yaratmak mümkün olacak.







