Gülistan Doku soruşturmasına dair adliye önünde açıklama yapan ablası Aygül Doku, katilin dönemin Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkan Sonel olduğunu söyledi
Dêrsim’de 5 Ocak 2020 tarihinde kaybettirilen Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2’nci sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında yaşanan yeni gelişmelerin ardından Doku ailesi Tunceli Adliyesine gitti. Aile, savcılık görüşmelerinin ardından açıklamalarda bulundu.
Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, Gülistan Doku’nun intihar ettiği iddia edilen köprüye dikkat çekerek, “Benim için o köprü çok önemli. Çünkü o köprüde, Tuncay Sonel, Gülistan Doku’nun orada olmadığını bile bile devletin bütün kurumlarını, bütün dalgıçlarını oraya götürdü. Yaralı bir aileyi oraya götürüp ‘intihar yasını tutun’ dedi. ‘Kızınız intihar etti’ dedi. Bizi o köprünün başına götürdü. Dalgıç her çıkışında ‘Gidin buradan, bu vali sizi kandırıyor. Kızınız burada yok’ derken, o bana ‘inanın, iki çocuğum üzerine yemin ederim, size kızınızın bedenini vereceğim’ dedi. Dün Türkiye, büyük bir zalimliğin, kötülüğün ve caniliğin örneğini gördü. Tuncay Sonel dönemin valisiydi. İnsan bir devletin valisine, bir devletin emniyet müdürüne, bir devletin asayiş müdürüne inanmazsa, güvenmezse kime gidecek? Yedi yıldır hem kızımızı bizden aldılar hem de bizi kandırdılar. Tiyatro izler gibi, film izler gibi dünyanın gözü önünde bizi izlediler. Neden? Katilin kara kaş, kara gözü için. Katil kim? Dönemin valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel. Gülistan Doku’nun katilidir. Bunu açıklıyorum. Ve bunu başta, dün Türkiye’nin adaletine dair umudumuzu yeşerten Sayın Adalet Bakanımıza, Sayın Cumhurbaşkanımıza söylüyorum” ifadelerini kullandı.
‘Vali Tuncay Sonel tutuklanmalı’
Soruşturmanın devam edeceğini söyleyen Aygül Doku, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bu süreçte iki kişi, iki kurum bize karşı dürüst oldu. Biri o dalgıçtı; haberlerimizde de yer aldı. Onun dışında o süreçte yanımızda olan olmadı. Siz dün o listeyi gördünüz mü? O liste gözaltında olanları gösteriyor. Bu daha ne ki? Bunun 2’nci dalgası var, 3’ncü dalgası var. Gece gündüzünü katıp bizi adalete inandıran Başsavcımız Ebru Cansu’nun vicdanına bırakıyoruz. Bu bir vahşettir, bu bir caniliktir. Bir vali, bir ailenin kızını bulmakla yükümlüyken, görevini yapmakla yükümlüyken sırf oğlunu korumak için devletin bütün imkânlarını kullanıp bizi o köprünün başında tam 220 gün boyunca bekletti. Bizi orada bekletirken, sırf biz Gülistan’ın intihar ettiğine inanalım diye Tuncay Sonel botla geziyordu. Biz Gülistan’ın intihar ettiğine inanalım, orada yas tutalım diye. Onun katil oğlu ise toplumda başka Gülistanların hayatını karartsın diye. Bu bir utançtır. Sonuna kadar gidilmesini istiyoruz. Kızımıza, bize, devletin bu kadar kurumuna, dalgıçlara bunun hesabının sorulmasını istiyoruz. Sen kızın orada olmadığını biliyorsun; o dalgıcı niye o suya indirip çıkarıyorsun? Şu anda Başsavcımızın çalışmasına büyük bir saygı duyuyorum. Ancak gözaltına alınması gereken kişilerden en önemlilerinden biri dönemin valisi Tuncay Sonel’dir. Bizim başımıza ne geldiyse dönemin valisi Tuncay Sonel getirmiştir. Bunun bütün Türkiye tarafından bilinmesini istiyorum. Bunun üstünün örtülmesini istemiyoruz.”
‘7 yıldır adalet arıyoruz’
Aygül Doku, “7 yıldır adalet arıyoruz. Basın Gülistan’ın sesini duyurmasaydı, sevgili kadınlar ‘Gülistan Doku nerede?’ sorusunu sormasaydı ve Başsavcımız Ebru Cansu olmasaydı, ‘Gülistan intihar etti’ iddiası böyle kalacak ve bu toplumun içinde dolaşmaya devam edecekti. Bu bir utançtır. Bu utancın en kısa zamanda son bulmasını istiyoruz. Biz kendi halimizde ailenin başına örmediği çorap kalmamış. Yanımıza İŞKUR Müdürü Özdemir Aktaş’ı, kendi çalışanı Ferhat Güler’i gönderiyordu. ‘Basından, halktan insanlardan uzak tutun size kızınızın bedenini vereceğim’ diyordu. Ama asıl amacı neymiş biliyor musunuz? Asıl amacı bizi oraya kilitleyip kızımıza ulaşabileceğimiz bütün yolları kapatmak” dedi.
Tam 7 yıldır sokak sokak, kapı kapı adalet aradıklarının altını çizen Aygül Doku, “Öyle bir hata yapıyor ki o kusursuz işbirliği olduğu düşündüğü cinayeti, her yerde kusursuz örttüğü cinayeti bir yerde bir hata yapıyor. Başsavcımız Ebru Cansu o hatanın peşine düşerek dün gece adaletin tohumlarını bu ülkede yeşertti” diye konuştu.
‘Tuncay Sonel her şeyi hesapladı ama iki şeyi hariç’
Aygül Doku, “Dün gece listede ihraç edilmiş polis, İl Özel İdare’de çalışan burada normal halktan 22 vatandaş, Valinin oğlunun arkadaşı, üniversitede kamera kayıtlarını silenler. Yahu bir üniversite öğrencisinin kemiklerinden bu kadar mı korktunuz? Bir üniversite öğrencisinin kefen giymesinden bu kadar mı korktunuz? 5 Ocak gününde beri bir daha hiç kimse Kürt’ü Türk’ü Arap’ı Çerkesi fark etmez bir daha hiçbir aile çaresizce gece 3’lerde 7 yıl boyunca adalet aramasın diye kendime söz verdim. Benim canımın her damlası feda olacaksa helal hoş olsun. Dönemin valisi Tuncay Sonel her şeyi hesapladı ama iki şeyi hariç. Dedi ki bu aile ‘20 gün burada ağlar, kızımı suda bulamadı der ve gider.’ İkincisi de dün gece biz bu operasyonu gördüysek kamuoyunun vicdanı. Gülistan Doku nerede sorusunun çığ gibi büyüyeceğini hesaplamadı. Çamura battıkça battı. Ama artık oyun bitti Tuncay Sonel, şah mat Tuncay Sonel” dedi.
‘Adalete hesap verme zamanı’
Gülistan Doku’nun akıbetini ortaya çıkaracaklarını belirten Aygül Doku, “Sen, senin o katil oğlun, onun arkadaşı, o Zaynal, yılanın başı hepiniz adalete hesap vereceksiniz. Bize siz neyinize güveniyorsunuz diyorlardı. Birincisi başımızı kaldırdığımızda Allah’a, bir de bu halka, bu halkın savcı ve hakimlerine güveniyoruz. Bütün bu katillere rağmen inancımız halen var. Gülistan’ı bulacağız. Umutluyuz. Bu saatten sonra dünya gelse bu dosyayı örtemez. İkinci bir hatadan bu dosyanın altında Türkiye kalkamaz. Bu katiller hesap verecek adalet yerini bulacak. Bunun için benim canım mı gerekli, helal hoş olsun kardeşime. Siz adalet aramak ne kadar zordur bilir misiniz? Ankara’ya meclise, adalet başkanlarına, içişleri bakanlarına, meclis başkanıyla kimle görüşmedik ki. Biz Gülistan’a kefen giydirmek için ne zorluklar yaşamadık ki. Bitti Tuncay Sonel, oyun bitti şimdi adalete hesap verme zamanı” diye konuştu.
Gülistan Doku’nun annesi Bedriye Doku ise “Kızımın kemiklerini almadan eve gitmeyeceğim” dedi.
Kaynak: MA









