Basel’de Dêrsim Soykırımı’nın 89. yılı dolayısıyla anma düzenlendi. Anmada ‘soykırımın tüm detaylarıyla planlandığına dikkat’ vurgu yapıldı
İsviçre’nin Basel kentinde 4 Mayıs 1937’de Bakanlar Kurulu’nun çıkardığı “Dersim Tenkil Kararları” ile başlatılan Dêrsim Soykırımı dolayısıyla anma etkinliği düzenlendi. Avrupa Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ve İsviçre Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (YJAD) tarafından organize edilen anmaya çok sayıda kişi katıldı.
Tehditlere karşı özsavunmanın önemine dikkat çekilen anma, Pir Vakkas Urul’un gülbangı ve çerağ uyandırmasıyla başladı. Ardından sinevizyon gösterimi yapıldı, Ali Çalışkan ise ağıt yaktı.
FEDA İsviçre Eşbaşkanı Songül Aslan, Dêrsim Soykırımı’nın en büyük Alevi soykırımı olduğunu vurgulayarak katliamların uluslararası arenada görünür kılınması gerektiğini belirtti. Songül Aslan, bir yıl yaşamını yitiren Sırrı Süreyya Önder’i de andı. FEDA Eşbaşkanı Şahin Polat ise, Dêrsim’in tarih boyunca soykırım tehdidi altında yaşadığını, asimilasyon politikalarının halen devam ettiğine dikkati çekti.
Gülistan Doku cinayetini hatırlatan Şahin Polat, “Çözüm daha fazla mücadelede ve özsavunmadadır” dedi.
Beser Hatice Altınışık ise soykırımın Şark Islahat Planı, İskan Kanunu ve Tunceli Kanunu gibi uzun vadeli hazırlıkların sonucu olduğunu belirterek, “Soykırım tüm detaylarıyla planlanmıştı. BM tanımı kapsamında açık bir soykırımdır” diye konuştu. Seyid Rıza’nın idam öncesi sözlerini yol gösterici olarak nitelendiren Beser Hatice Altınışık, direniş ve ahlaki-politik duruşun önemini vurguladı. Etkinlik, lokmaların paylaşılmasıyla sona erdi.
BASEL









