• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
17 Eylül 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Manşet

Bayık: İmralı’ya gitmemiz gerekiyor, bu olmazsa süreç sağlıklı ilerlemez

17 Eylül 2026 Perşembe - 21:30
Kategori: Manşet, Politika

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin değerlendirmesinde KCK’nin İmralı’yı ziyaret etmesi gerektiğini belirterek, ‘Bu olmazsa süreç sağlıklı ilerlemez’ dedi

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, Nûçe TV’de yayınlanan Hevpeyvîn programında sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne değinen Bayık, “Meclis’te çıkarılan yasa taleplerimize uygun değil. Türkiye devleti bu yasayı daha çok kendi çıkarlarına göre çıkardı, bizim taleplerimize göre değil. Bu yasanın temel amacı gerillanın silahsızlandırılması ve dağıtılmasıdır. Yasada bazı maddeler yazılmış; bunlar bizim açımızdan çok önemli değil. Bu onların yasasıdır, bizim de yasalarımız var. Bizim açımızdan önemli olan, Önder Apo’ya bu süreci yürütebilmesi ve başarıya ulaştırabilmesi için şartların ve imkanların sağlanmasıdır. Çıkarılan bu yasada Kürt sorununun çözümünün temelleri bulunmuyor. Önder Apo, Kürt sorununu masa başında çözmek istiyor. Bahçeli bazı açıklamalar yaptı, bu konuya resmiyet kazandırdı. Bu bizim için önemlidir. Eğer Önder Apo’nun önünü açarlarsa ve çalışmasına izin verirlerse, bu süreci başarıya ulaştırabilir” diye konuştu.

‘Önder apo bizim dışımızda hiçbir adım atmıyor’

“Yasa Meclis’e girmeden önce sizin görüşünüz alındı mı” sorusuna Bayık, “Önder Apo bizim dışımızda hiçbir adım atmıyor, görüşümüzü alıyor. Belki doğrudan devlet ve İmralı ile toplantılar yapmıyoruz; ancak görüşlerimizi Önder Apo’ya gönderiyoruz. Önder Apo, bir adım atmak istediğinde bizim karar ve görüşlerimizi alıyor. DEM Parti heyeti aracılığıyla mesajlar gönderiliyor ve alınıyor. Önder Apo, Türkiye devletiyle yaptığı bir görüşmenin sonucunda PKK’nin feshedilmesi kararını almadı; bu adımı kendi tarafından geliştirdi. Önder Apo güvenceyi kendisinde, hareketinde ve halkında görüyor. Bunun dışında bir güvencesi yok” diyerek cevap verdi.

‘Adıma stratejik yaklaşıyoruz’

“Devlet kendi çıkarlarını esas aldığı gibi bizim ve halkımızın da çıkarları var” diyen Bayık, devamında şunları söyledi: “Yasa bir temeldir ve insan bu temel üzerinden çalışabilir, bazı sonuçlar elde edebilir. Türkiye’de demokrasi ilerlemezse Kürt sorunu çözülmez. Kürt meselesi ile demokratikleşme iç içedir. Çözüm için demokratikleşme şart. Hareketimiz ve Önder Apo da bu yasayı yetersiz görüyor. Ancak bir temel yasa olarak görüyoruz. Biz adıma sabırla, bilinçli ve stratejik bir şekilde yaklaşıyoruz. Ortadoğu’da Kürtler bir güçtür. Bazı güçler bu gücü kendi çıkarları doğrultusunda kullanmak istiyor. Biz ise bu gücü bütün Kürt halkının hizmetine sunmak istiyoruz.”

‘Çözüm zaman ve zemin oluştu’

Üçüncü Dünya Savaşı Ortadoğu’da başladığında Kürt sorununun gündeme geldiğini belirten Bayık, “Kürt sorununun çözümü için zaman ve zemin oluştu. Ortadoğu’da bir şeyler yapmak isteyen, Kürtler olmadan yapamaz. Önder Apo bir süreç başlattı ve bu Kürt dinamiğini ortaya çıkardı. Bundan sonrası Kürtlerin birliğine bağlıdır. Kürt sorununun çözümü Kürtlerin birliğiyle mümkündür” dedi.

‘İmralı’ya gitmek istiyoruz’

“Devlet sizden İmralı’yı ziyaret etmenizi istedi mi” sorusuna Bayık, şu şekilde cevap verdi: “Yasa Meclis’e girene kadar bazı çalışmalar yapıldı. Özellikle Önder Apo bu çalışmaları yürüttü. Bunun üzerine yasa çıktı. Konuşmalardan daha çok, siyasi ve hukuki alanda pratik adımların atılması gerekiyor. Bu yeni bir aşama. Bu aşamada hem siyasi hem de hukuki anlamda pratik adımlar atılması gerek. Yasa bu adımı hazırladı. Gazeteciler ve danışmanlar Önder Apo ile görüşmeye gitmeli. Önder Apo Türkiye toplumuna seslenirse oluşan kaygılar ortadan kalkar. Bazı siyasetçilerin ve akademisyenlerin de İmralı’ya gitmesi gerekiyor. Bunların önümüzdeki günlerde gerçekleşmesi gerekiyor. Kürt ve Türk toplumunda çok fazla kuşku var. Önder Apo’nun hitabı bu kuşkuları ortadan kaldırır. Türkiye’nin yaklaşımı bizde de kuşkular oluşturuyor. KCK’nin de İmralı’yı ziyaret etmesi gerekiyor. Bizim de Önder Apo’nun yanına gitmemiz gerekiyor. Bu doğal bir şey. Bu olmazsa süreç sağlıklı ilerlemez. Bu adım Kürtlerden daha çok Türkiye için gereklidir; çünkü Türkiye devletinin durumu iyi değil. Dünyada yürütülen savaş Türkiye’yi çok sıkıştırıyor. Türkiye bütün imkanlarıyla PKK’yi yenmek istedi, ancak bu amacını gerçekleştiremedi.”

‘İmralı ile doğrudan bir ilişkimiz henüz oluşmadı’

KCK’nin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile doğrudan bir iletişim kanalı bulunmadığının altını çizen Bayık, “İlişkilerimiz var, ancak doğrudan değil. Bazı aracılar üzerinden iletişim var. Yasa çıktıktan ve her şey yasal hale geldikten sonra görüşmelerin yapılması gerekiyor. Sürecin hızla sonuca ulaşması gerekiyor. Türkiye Cumhurbaşkanı da son dönemde sürecin hızlanması gerektiğini söyledi. Türkiye içinde ve dışında bazı taraflar süreci bozmak için çalışıyor” dedi.

Türkiye devletini parçalamak istemiyoruz’

“Çıkarılan yasanın içeriği süreci geciktiriyor” diyen Bayık, devamında şunları söyledi: “Bu yaklaşım ve Türkiye’nin adım atmadaki ağırlığı nedeniyle sürecin yalnızca kasım ayına kadar değil, gelecek yıla kadar bile uzaması ihtimali var. Önder Apo’ya, hareket adına süreci yürütmesi ve devletle ilişki kurması gerektiğini söyledik. Bu görevi ona verdik. Bu nedenle devlet onu esas alıyor. İnisiyatif onda olsa da Önder Apo hareketi ve halkı esas alıyor. Görüşlerimiz, taleplerimiz ve eleştirilerimiz dikkate alınıyor. Önder Apo süreçte önemli bir rol üstleniyor. Ona, hareket adına devletle iletişim kurması için yetki verdik; kendi başına bu süreci yürütmüyor orada bazı arkadaşlar da var. Taleplerimiz açıktır. 50 yıl boyunca mücadele ettik, bedeller ödedik ve büyük acılar yaşadık. Sonuç olarak Kürt halkını ayağa kaldırdık. Kürtler kendi kimliği, dili ve kültürüyle konuşmak ve kendi topraklarında özgürce yaşamak istiyor. Bu bizim doğal hakkımızdır. Türkiye devletinden fazladan bir şey istemiyoruz. Türkiye devletini parçalamak ve bir devlet kurmak istemiyoruz. Devlet Kürtlere özgürlük sağlamıyor, baskı uyguluyor.”

‘Kürtlerin anayasal hakları için çalışıyoruz’

Bugüne kadar Kürtler için Anayasa’da hiçbir şey olmadığını vurgulayan Bayık, “Kürtlere karşı inkâr politikası yürütülüyor. Türkiye yasalarında değişiklik yapılmasını istiyoruz. Türkiye’de Kürtler hukuk ve adaletin dışında bırakılmış durumda. Kürtlerin haklarının Türkiye Anayasası’nda yer alması için çalışıyoruz. Türkler, Kürtlerin yardımıyla zor durumdan çıktılar. Ne geliştirdilerse Kürtlerin yardımıyla geliştirdiler; bu tarihsel olarak belgelenmiştir, ancak bu tarihi gizlediler. Biz şimdi bu tarihi ortaya çıkarıyoruz. Devlet, eğer gerilla silah bırakırsa Kürtler için değişiklikler yapacağını ve adımlar atacağını söylüyor. Kongremizi yaptığımızda ve PKK’yi feshettiğimizde, Önder Apo’nun ancak alınan kararları pratikte yürütebileceğini söyledik. Bunu yapması için Önder Apo’nun fiziksel olarak özgür olması gerek. Olmadığı sürece devletin yasası uygulanmaz. Bunun zemini var ve zamanı gelmiştir. Devletin yaptığı açıklamaların arkasında durması gerekiyor” diye konuştu.

‘Türkiye devletine kuşkuyla yaklaşıyoruz’

“Önder Apo özgür olmazsa silahları bırakmayız ve Türkiye’ye gitmeyiz” diyen Bayık, “Eğer silah bırakacaksak demokratik siyaset faaliyeti yürütme hakkımızın olması gerekiyor. Aynı zamanda yasaların değiştirilmesi gerekiyor. Türk hukukunda Kürtler yok. Değişiklik yapılmazsa Kürtlerin her türlü baskı altına alınması ve yok edilmeye çalışılması devam edecektir. Türkiye bu zihniyetle devam ederse zarar görecektir. Türkiye devletine güvenimiz yok ve kuşkuyla yaklaşıyoruz. Kayyımlar devam ediyor. Şimdiye kadar siyasi tutuklular serbest bırakılmadı. Aralarında birçok hasta da bulunuyor. Cezaevlerinin boşaltılması gerekiyor. Terör listesinden de şimdiye kadar kimse çıkarılmadı. Eski siyasetten değişen bir şey yok. Bundan kaynaklı kaygılar var. Bu kaygıların ortadan kalkması için somut adımların atılması gerek. Her şeyi silah bırakmaya sıkıştıran bir anlayış var” dedi.

‘Biz bir mücadele hareketiyiz’

Silah bırakmaya hazır olduklarının altını çizen Bayık, “Biz silah aşığı değiliz; halkımızı korumak için silah taşıdık. Bir kez daha savaş istemiyoruz. Bunu dünyaya ilan ettik, ancak güvenceler istiyoruz. Devlet de korkuyor ve kuşkuyla yaklaşıyor. Bunu ortadan kaldırmak için silahları da yaktık. PKK örgütsel olarak feshedildi, ancak bu PKK’nin ruhunun ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. PKK, Kürt toplumu içinde bir ruh oluşturdu ve onu canlı hale getirdi. Bu ruhla bugüne geldik. Bu ruhla katliamların önünü aldık. PKK bir ruhtur, Kürtler bu ruh ile canlandı. Bu bir hakikat. 50 yıllık süreçte hatalar da yaptık. Bu, istediğimiz sonuçları alamamamıza neden oldu. Bu yöntemle devam edersek tehlikelerin ortaya çıkabileceğini gördük. Mücadeleden vazgeçmedik; biz bir mücadele hareketiyiz” ifadelerini kullandı.

PKK’nin feshedilmesi nasıl karşılandı?

PKK’nin feshedilmesinin bazı kişilerin kabul etmediğini vurgulayan Bayık, devamında şunları söyledi: “Bazı kişiler bunu kabul etmedi, bazı kişiler tereddüt yaşadı, halk da kuşkuya düştü. Ancak bu uzun sürmedi. PKK şimdi siyasi bir biçimde faaliyet yürütüyor. Hiçbir zaman özgürlükten ve halkımızdan vazgeçmeyiz. Bütün halklar için mücadele ediyoruz. PKK üyeleri halklarına hizmet edecek. Bunun dışında bir çabaları da yok. Onların bireysel bir yaşamları yok, yaşamlarını halk ve ülkelerinin özgürlüğüne adanmıştır. Ne maddiyat ne de başka bir şey yok. Sadece Kürtlerin değişmesi ve dönüşmesi yetmez, Türkiye Devleti’nin bir bütün olarak değişmesi ve dönüşmesi gerek. Ancak o zaman sonuç alınır. Türkiye’de bir değişim ve dönüşüm yaratmak Kürtler’de değişim ve dönüşüm yaratmaktan daha zor ancak bu ikisini bir arada yapılması gerek yoksa sonuç alınmaz. Demokratik bir Cumhuriyet olmadan hiçbir halkın sorunları çözüme kavuşmaz.”

‘Kürtlerin birliği için koşulsuz hazırız’

“Kürtlerin birliği için tarihsel bir fırsat oluşmuştur” diyen Bayık, “Herkesle masaya oturmaya ve Kürt ulusal birliği için çalışmaya hazırız; bu konuda hiçbir şartımız yok. Herkes ulusal birliği, demokratikleşmeyi, özgürlüğü esas almalı, esaslarımız budur. Başûr’da iki yıldır bir seçim oldu ancak hükümet kurulmadı. Hepimizin Başûr Kürdistanı’nın kazanımlarını koruması gerekiyor. Başûr’da demokratik bir hükümet oluşması gerek. Devletler Başûr’un statüsünü bozmak istiyor. Önder Apo Başûr’un kazanımlarının korunması gerektiğini her fırsatta dile getiriyor. Önder Apo, KDP ve YNK liderleriyle görüşmek istiyor. KDP ve YNK başta olmak üzere Başûr’daki her siyasi oluşum Önder Apo ile görüşmek istemeli, bu ulusal bir görev. Bunun için baskı yapmaları gerek yoksa Türkiye kabul etmez. Başûr’daki yetkililerle bazı görüşmelerimiz oldu ve birbirimizin görüşlerini alıyoruz. Başûr’da bir hükümet kurulamıyor. Siyasi partiler kendi çıkarlarını değil ulusun çıkarlarını öncelemeli. Halkın halklarını öncelemeliler” diye konuştu.

‘Kürtler baas zihniyetini bir daha kabul etmemeli’

Kuzey ve Doğur Suriye’de QSD’nin feshedilmesi ve entegrasyona değinen Bayık, “Demokratik entegrasyon, her şeyi devlete teslim etmek anlamına gelmez. Kürt bölgelerinin özerkliğinin olması gerekiyor. Suriye devleti Rojava Kürdistanı’nda BAAS rejimi gibi hareket etmek istiyor. Kürtler BAAS zihniyetini bir daha kabul etmemeli. Kürtçe dersinin kısıtlanması kabul edilmemeli bu Kürtlere hakaret. Sadece dilini değil kimliğini de kabul etmiyor. Sîpan Hiznî’nin öldürülmesi ve Kobani’deki cezaevi olayını takip ettik. Suriye devleti adım adım Rojava’yı ele geçirmek istiyor. Kürtler bunu kabul etmemeli ve taviz vermeden direnmeli. Suriye’de gelecekte ne olacağı belirsiz. Birçok yerde halk ayaklanmış durumda. Rojava Kürdistanı ağır bedeller ödedi ve dünyayı DAİŞ’ten kurtardı. İnsanlık Rojava Kürdistanı’na borçludur” ifadelerini kullandı.

‘Mazlûm Ebdî görevi kabul etmemeliydi’

Suriye Cumhurbaşkanlığı Danışmanı Mazlûm Ebdî’nin yeni görevi konusunda yapılan eleştirilere değinen Bayık, “Mazlûm Ebdî, hiçbir görev kabul etmeyeceğini ve halkının içinde olacağını söyledi. Bu açıklaması yerindeydi. Ancak son dönemde Şera’nın danışmanı oldu. Eğer Kürtler adına olsaydı, o zaman sorun olmazdı. Mevcut eleştiriler yerindedir. Biz de eleştiriyoruz; çünkü kabul etmemesi gerekirdi. Şera’nın Kürtlere ihtiyacı var. Ancak Kürtler birbirlerine dost olursa dostları olur. Bunun dışında, ‘Bu Kürtlerin dostudur’ diyebileceğimiz bir güç yoktur. Ancak bu, ilişkiler kurmadığımız anlamına gelmez” dedi.

HABER MERKEZİ

 

 

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Hadi Bulut için taziyesine kitlesel ziyaret

SON HABERLER

Bayık: İmralı’ya gitmemiz gerekiyor, bu olmazsa süreç sağlıklı ilerlemez

Yazar: Yeni Yaşam
17 Eylül 2026

Hadi Bulut için taziyesine kitlesel ziyaret

Yazar: Yeni Yaşam
17 Eylül 2026

Ebdî, Kobanê’da halkla bir araya geldi

Yazar: Yeni Yaşam
17 Eylül 2026

Tahliye olan Bingöl: Önderimiz çıkmadan özgürüz diyemeyiz

Yazar: Yeni Yaşam
17 Eylül 2026

Gürsel Tekin’in görevine son verildi

Yazar: Yeni Yaşam
17 Eylül 2026

Tera Holding’e operasyon

Yazar: Yeni Yaşam
17 Eylül 2026

Rojin Kabaiş soruşturmasında yeni ifadeler alındı

Yazar: Yeni Yaşam
17 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır