Yaşamını yitiren gazeteci Bayram Balcı, verdiği son röportajında, Türkiye’de iktidarlar değişse de Kürt gazetecilerin hedef olmaya devam ettiğini belirterek, ‘Kürt özgür basın mücadelesi de taviz vermeden, günümüze kadar ulaştı. Ve asla geri adım atmadı’ dedi
Özgür Gündem gazetesinde meslek hayatına başlayan ve 1990’lı yılların karanlık ikliminde baskı ve katliamlara rağmen gerçeklerden taviz vermeyen Özgür Basın emekçisi Bayram Balcı, Belçika’da dün tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.
Bayram Balcı, “Öldürülen Gazeteciler Günü” dolayısıyla 5 Mayıs’ta Mezopotamya Ajansı’na (MA) konuşmuş ve 90’lı yıllardan günümüze Kürt gazetecilere dönük baskılara dair tanıklığını anlatmıştı.
‘Tesadüfen hayatta kalmış bir gazeteciyim’
Söyleşisinde Türkiye’de gazeteciliğin hiçbir zaman bir kamusal görev olarak yapılamadığının altını çizen Bayram Balcı, 90’lı yıllardan sonra Türkiye’de gazetecilere yönelik baskı ve saldırılarda bir konsept değişikliğine gidildiğine işaret etmişti. Bayram Balcı, “Bunun nedeni 1992 yılında Özgür Gündem gazetesinin yayın hayatına başlamasıydı. Çünkü, Özgür Gündem gazetesiyle birlikte, ‘özgür basın mücadelesi’ başladı. Bundan dolayı özgür basına yönelik siyasi iktidarların topyekûn saldırıları da başladı. Gazetemiz yayın hayatına başlayalı bir hafta olmamıştı ki 8 Haziran 1992 yılında Amed’te Hafız Akdemir arkadaşımız katledildi. Onun ardından arkadaşımız Ferhat Tepe, Kemal Kılıç, Hüseyin Deniz, Ahmet Şenol, Nazım Babaoğlu, Apê Musa ve daha pek çok arkadaşımızı katletmeye başladılar. Bende o dönemde tesadüfen hayatta kalmış bir gazeteciyim” diye belirtmişti.
‘Tarihi bir misyonu üstlendiğimizin farkındaydık’
Baskılara rağmen tarihi bir görev yaptıklarını söyleyen Bayram Balcı, “Bu saldırılar karşısında o zaman böyle düşünmüştüm; eğer devlet güçleri bizim üzerimize böyle geliyorsa biz tarihi bir iş yapıyoruz ve tarihsel bir görevi yerine getiriyoruz. Karanlıkta kalınması istenen ‘gerçekleri’ açığa çıkartmaya çalışıyoruz. Devlet güçlerinin Kürdistan’da işlediği savaş suçlarını, kamuoyuna duyuruyoruz. Böyle tarihi bir misyonu üstlendiğimizin farkındaydık. Yaptığımız iş, insanlığa karşı bir sorumluluktu. Canımızdan olma pahasına bu sorumluluğu yerine getirmeye çalışıyorduk. Bu insanın biraz da kendisine duyduğu saygıyla ilgili bir durum. O dönemde Özgür Gündem gazetesinde çalışan ve yaşamını ortaya koymuş arkadaşlarımın da benim gibi düşündüğüne eminim” ifadelerini kullanmıştı.
Devletin saldırılarına karşı asla geri atmadıkları vurgulayan Bayram Balcı, “Katledilen arkadaşlarımız özgür basın geleneğini yarattı. 90’lı yıllarda katledilen arkadaşlarımızın yaptığı haberler sayesinde, bugün askerler tarafından 3 bin köyün yakıldığını herkes biliyor. 17 bin sivil insanın sokaklarda ‘JİTEM tetikçileri’ tarafından katledildi. Bu sivil insanların nasıl katledildikleri, neden katledildiklerini o dönemde katledilen arkadaşlarımız sayesinde biliyoruz” diye kaydetmişti.
‘Bu Ateş Sizi de Yakar’
1994 yılında Milli Güvenlik tarafından Kürt basınını bertaraf etme yönünde kararlar alındığını belirten Bayram Balcı, “Bu karar sonucunda Özgür Gündem’in devamı olarak başlayan Özgür Ülke gazetesinin İstanbul ve Ankara’da büroları bombalandı. Gazete binamız yerle bir edildi. Bombalama esnasında Ersin Yıldız arkadaşımız yaşamını yitirdi. 23 tane gazeteci arkadaşımız yaralandı. Ancak özgür basın bu imha saldırılarına rağmen, yayınına bir gün bile ara vermeden devam etti. O dönemde Özgür Ülke gazetesinin dostları ve devrimci basın emekçilerinin yardımlarıyla, ‘Bu Ateş Sizi de Yakar’ manşetiyle başladı ve bugünlere kadar geldi” demişti.
‘Kürt gazetecinin katili yargı önüne çıkarılmadı’
Bayram Balcı, söyleşinin devamında AKP iktidarı sürecinde de Kürt basınına yönelik baskıların arttığının altını çizmiş, ve şunları kaydetmişti: “Birçok gazeteci arkadaşımız işkencelerden geçirildi. KCK basın adı altında yapılan saldırılarda 20’nin üzerinde gazeteci arkadaşımız tutsak edildi. 2016 yılında 13 DİHA muhabiri arkadaşımız tutsak edildi. Gazeteler ve haber ajansları, KHK’yle kapatıldı. Bilgisayarlarına, kameralarına el konuldu. 90’lı yıllardan günümüze kadar, özgür basını susturmak için yapılmamış bir saldırı ve baskı, tehdit işkence yöntemi kalmadı. Buna rağmen özgür basın gelenekçileri, kendilerini hem gençleştirerek, hem de geliştirerek, yollarına devam ettiler. Özgür basın geleneğini yok etmek hiçbir iktidara nasip olmayacaktır. Özgür basın geleneği içinde olan gazeteciler, hem kendilerini geliştirerek, hem de gençleştirerek yollarına devam edecektir. Cezasızlık politikası, günümüzde devam ediyor. Bugüne kadar katledilmiş, hiçbir Kürt gazetecinin katili yargı önüne çıkarılmadı ve cezalandırılmadı. Buna rağmen Kürt özgür basın mücadelesi de taviz vermeden, günümüze kadar ulaştı. Ve asla geri adım atmadı.”
HABER MERKEZİ









