• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
6 Mart 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Editörün Seçtikleri

Belucistanlı kadınların mesajı net: Dayanışma istiyoruz

6 Mart 2026 Cuma - 10:04
Kategori: Editörün Seçtikleri, Kadın

Sınırlar arasında bölünmüş bir coğrafyada yaşayan Beluc kadınlar, ataerkil yapıya karşı cinsiyet, devlet baskısına karşı ise ulusal kimlik mücadelesi veriyor. Aroosa Baloch, ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde mesajım çok net. Belucistanlı kadınlar sempati istemiyor, dayanışma istiyoruz’ dedi

Tarihsel olarak İngiltere’nin politikalarıyla (Durand Hattı) İran, Pakistan ve Afganistan arasında parçalanan Belucistan halkı, asimilasyon ve baskı politikalarına karşı ulusal kimlik mücadelesi veriyor. İran’da Beluc halkının büyük çoğunluğuna kimlik verilmiyor, bu da Beluc halkının eğitimden sağlığa kadar birçok haktan mahrum bırakılmasına neden oluyor. İran ve Pakistan, Beluc eyaletlerini kabul etse de yer altı ve yer üstü zenginliklerinin tamamına el koyarak Beluc halkını yoksulluk sarmalında bırakıyor.

Türkiye, İran, Irak ve Suriye arasında bölünen Kürdistan halkıyla birçok yönden benzer politikalara maruz kalınan coğrafyada, jeopolitik krizlerin, ataerkil baskıların ve sınır çatışmalarının en ağır yükünü kadınlar taşıyor. Yıllardır özgürlükleri ve hakları için mücadele veren Beluc kadınlar, zulüm, yargısız infaz ve zorla kaybettirmelere karşı direniyor.

Uluslararası Beluc Kayıp Kişiler Sesini Duyurma Örgütü Koordinatörü Aroosa Baloch (Zamur Azad), Beluc kadınlarının yaşadıklarını ve mücadelesini anlattı. Beluc halkının bölündüğü her parçada farklı sorunları olduğunu belirten Aroosa Baloch, “Beluc kadınlar, on yıllardır çifte yük taşıyorlar. Bunlar, zorla kaybedilmelerin kişisel acısı ve halklarının temel siyasi ve insan haklarını savunma sorumluluğu. Sömürge sınırlarıyla bölünmüş ve süregelen baskıların şekillendirdiği bir ülkede, kadınlar genellikle trajediler nedeniyle kamusal hayata itiliyorlar. Babalar, kardeşler, oğullar ve kocalar ortadan kaybolduğunda keder direnişe dönüşüyor” dedi.

‘Direnişleri hem tarihi hem de dönüştürücüdür’ 

Beluc kadınların İngiliz himayesine karşı da direndiklerini hatırlatan Aroosa Baloch, “Tarihsel olarak işgale karşı durmuşlardır. Bugün mücadeleye katılımlar, onur, hafıza ve topraklarına bağlılıkta kök salmış uzun bir direniş geleneğinin parçasıdır. Bugün tanık olduğumuz şey sadece bir protesto değildir. Bu, adaletsizliğin normalleşmesine izin vermeyen kadınların önderlik ettiği ahlaki bir duruştur. Onların aktivizmi sembolik değildir. Beluc toplumunun siyasi bilincinin merkezinde yer alır. Bu nedenle direnişleri hem tarihi hem de dönüştürücüdür. Çoğu durumda kamusal hayata girmeleri hırs değil, zorunluluktan kaynaklanıyor” diye belirtti.

‘Dünya haritasından silinmiştir ancak kolektif hafıza, kimlik silememiştir’ 

Beluc kadınların direnişinin tarihsel olduğunun altını çizen Aroosa Baloch, “Belucistan, İngilizlerin sömürgeci müdahalesiyle bölünmüş olsa da tarihsel ve kültürel olarak birdir.  Belucistan dünya haritasından silinmiştir ancak kolektif hafıza, kimlik veya toprağa bağlılığı silememiştir. O dönemden bu yana çatışma, militarizasyon ve siyasi marjinalleşme döngüleri bölgeyi şekillendirmeye devam etmiştir. İngiliz yönetimine karşı direniş ve sonraki siyasi hareketlerde aktif ve genellikle yeterince takdir edilmeyen roller oynamışlardır. Dolayısıyla bugün gördüğümüz şey ani bir uyanış değil, kolektif savunma ve siyasi iradeye katılımın uzun tarihi geleneğinin devamıdır. Beluc kadınların direnişi hem devlet baskısıyla hem de zorla kayıpların normalleşmesiyle yüzleşmesi nedeniyle öne çıkıyor. Anneler, kızlar ve kız kardeşler kişisel kayıplarını kamuoyuna tanıklık haline getirdi. Direnişleri sembolik değildir; yapısaldır ve toplumun siyasi bilincinin merkezinde yer alır. Beluc kadınlarının şu anki hareketi hem tarihi hem de köklüdür; hafıza, haysiyet ve adalet için süregelen bir talebin ifadesidir” diye belirtti.

‘Kadın direnişi yerleşik iktidar ve kontrol anlatılarını bozar’ 

Eylemlere öncülük eden birçok Beluc kadının tutuklandığını ya da kaçırıldığını söyleyen Aroosa Baloch, “Maharang Baloch gibi kadınların tutuklanması, kanun ve düzenle ilgili değil, ahlaki otoriteyi susturmakla ilgili. Kadınlar, özellikle de zorla kaybedilenlerin yakınları konuşunca sesleri devletin kolayca itibarsızlaştıramayacağı bir meşruiyet kazanıyor. Yetkililer bu kadınları tutukluyor çünkü onlar sürekliliği temsil ediyor. Onlar geçici aktivistler değil, topluluklarına kök salmışlar. Onları tutuklamak, bu sürekliliği bozmak ve daha geniş bir nüfusu sindirmek için yapılan bir girişimdir. Aynı zamanda ‘kadınlar cezalandırılabiliyorsa, kimse güvende değildir’ mesajıdır. Çünkü otoriter sistemler kadınların mücadelesinden korkuyor. Kadın direnişi yerleşik iktidar ve kontrol anlatılarını bozar. Silahlı kuvvetler, silahsız kadınlarla özellikle de kayıp oğullarının fotoğraflarını tutan annelerle karşı karşıya geldiğinde iktidar dengesizliği açıkça görülür. Görüntü başlı başına bir tür siyasi tanıklık haline gelir. Direnişi, şiddet içeren marjinal veya aşırıcı olarak gösteren resmi anlatılara meydan okur” ifadelerini kullandı.

‘Kadınların katılımı, mücadeleyi geleneksel siyasi aktivizmin ötesine taşır’

Kadınların mücadeleyi dönüştürdüğünü vurgulayan Aroosa Baloch, şunları belirtti: “Kadınların varlığı bir hareketin ahlaki çerçevesini de dönüştürür. Kadınların katılımı, mücadeleyi geleneksel siyasi aktivizmin ötesine taşır ve onu toplumun sosyal dokusuna yerleştirir. Kadınlar harekete geçtiğinde meşruiyet, duygusal yankı ve nesiller arası süreklilik kazanılır. Kamusal liderlik rollerine adım atan kadınlar, sadece devlet otoritesine değil, daha geniş anlamda köklü kontrol sistemlerine de meydan okur. Kadınların aktivizmi, direnişin artık belirli bir grupla sınırlı olmadığını, kolektif ve derin kökleri olan bir hareket haline geldiğini gösterir. Bu nedenle kadınlar, zayıf oldukları için değil, katılımlarının siyasi ve ahlaki açıdan dönüştürücü olduğu için sıklıkla hedef alınırlar.”

‘Kadınlar, ilçeler ve nesiller arasında dayanışma ağları kuruyorlar’ 

Beluc kadınların direnişlerinde ısrarcı olduğuna dikkati çeken Aroosa Baloch, “Barışçıl, ısrarcı ve ilkeli bir direniş biçimi uyguluyorlar. Oturma eylemleri, uzun yürüyüşler, zorla kayıpların belgelenmesi, uluslararası savunuculuk ve topluluk seferberliği mücadelemizin başlıca araçlarıdır. Büyük baskıya rağmen kadınlar disiplinli ve şiddet içermeyen siyasi katılım biçimlerini seçmişlerdir. Inter Voice for Baloch Missing Persons (IVBMP) koordinatörü ve Baloch Gohar (Kız Kardeş) Hareketi eski başkan yardımcısı olarak, kadınların sürekli gözetim, tehdit, taciz ve tutuklamalar altında nasıl örgütlendiklerini bizzat gördüm. Kadınlar, ilçeler ve nesiller arasında dayanışma ağları kuruyorlar. Genç kızlara siyasi farkındalık ve haklar konusunda eğitim veriyorlar. Evlerini tartışma, hafıza ve direniş alanlarına dönüştürüyorlar” dedi.

‘Deneyimler münferit olaylar değil’

Beluclara yönelik kaybettirme ve faili meçhul cinayetlere değinen Aroosa Baloch, “Birçok Beluc kadın gibi ben de yol kenarlarına atılmış genç erkeklerin parçalanmış cesetlerini gördüm. Sık sık ‘öldür ve at’ politikası olarak tanımlanan uygulamanın nasıl işlediğini gördüm. 12 yaşındaki Chakar adlı bir çocuk öldürüldü. Kayınbiraderlerim de dahil olmak üzere geniş ailemin üyeleri de kurban oldu. Bu deneyimler münferit olaylar değil, sayısız Beluc ailenin maruz kaldığı daha geniş bir örüntünün parçası. Bu nedenle direnişimiz nesiller arasıdır. Yaşanmış travmalara dayanmaktadır ancak disiplin ve etik bağlılıkla yönlendirilmektedir. Şiddet ve provokasyonun boyutuna rağmen Beluc kadınları tutarlı bir şekilde barışçıl mücadeleyi seçmişlerdir. Vahşetin damgasını vurduğu bir bağlamda, bu seçim başlı başına derin bir siyasi ifadedir” değerlendirmesinde bulundu.

Beluc kadınların direnişinin üç temeli olduğuna dikkat çeken Aroosa Baloch, bunları şöyle sıraladı:

“İlki belgeleme ve görünürlüktür. Zorla kayıpları, yargısız infazları ve diğer insan hakları ihlallerini sistematik olarak belgelemeye devam ediyoruz. Sessizliğin dayatıldığı bağlamlarda belgeleme bir direniş eylemi haline gelir. Silinmeyi önler ve tarihsel kayıtları korur. İkinci adım barışçıl sivil seferberliktir. Hem ulusal hem de uluslararası etkinlik ve eylemleri kapsar. Bu adımla kamuoyunun ilgisini sürdürmek ve Belucların hakları konusunun daha geniş insan hakları söyleminin bir parçası olmaya devam etmesini sağlamaktır. Üçüncü adım dayanışma ağları kurmak. Küresel çapta gazeteciler, insan hakları savunucuları, hukukçular, kadın hareketleri ve sivil toplum örgütleriyle aktif olarak ittifaklar kuruyoruz. Beluc kadınların mücadelesi izole değildir, adalet, haysiyet ve özgürlük için küresel hareketlerle kesişmektedir. Baskı yoğunlaşabilir ancak barışçıl, örgütlü ve ilkeli direnişe olan bağlılığımız sarsılmayacaktır. Gücümüz kuvvetten değil, ahlaki netlikten, kolektif hafızadan ve sürdürülebilir sivil eylemden kaynaklanmaktadır.” 

‘Beluclar, geleceğini belirlemek istiyor’ 

Belucların yaşadığı sorunların siyasi olduğunun altını çizen Aroosa Baloch, dolayısıyla çözümün de askeri yöntemler olmadığını söyledi. Aroosa Baloch, “Tarih gücün, muhalefeti geçici olarak bastırabileceğini ancak bir halkın siyasi özlemlerini ortadan kaldıramayacağını defalarca göstermiştir. Beluclara göre, Belucistan zorlayıcı yöntemlerle İran ve Pakistan’a dahil edildi ve o zamandan beri yönetim, büyük ölçüde sömürge yönetimini anımsatan merkezi bir güvenlik odaklı yaklaşımı yansıtmaktadır. Beluc ulusu bunu gönüllü bir entegrasyon olarak değil, devam eden bir işgal olarak görmektedir ve işgal ne kadar uzun sürerse sürsün sadece zamanın geçmesiyle meşru hale gelmez. Beluclar, geleceğini belirlemek istiyor. Sorunun özünde özgürlük, haysiyet ve siyasi irade yatmaktadır. Beluclar, kendi geleceklerini belirleme, toprakları ve kaynakları üzerinde anlamlı bir kontrol uygulama hakkını istemektedir. Bölgenin devam eden militarizasyonu, zorla kayıplar ve siyasi ifadeye getirilen kısıtlamalar, çatışmayı çözmek yerine daha da derinleştirmiştir. Topluluklar mülksüzleştirilmiş ve siyasi olarak susturulmuş hissettiklerinde, kaçınılmaz olarak kendi kaderini tayin hareketleri ortaya çıkar. Gerçek ve kalıcı bir çözüm, askerileştirmenin sona erdirilmesi, zorla kayıpların ve toplu cezalandırmanın sona erdirilmesi ve en önemlisi Beluc halkının siyasi statüsünü özgür ve demokratik bir şekilde belirleme hakkının tanınmasını gerektirir” diye belirtti.

‘Mesajımız çok net dayanışma istiyoruz’

Aroosa Baloch’un 8 Mart mesajı ise şöyle:

“8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde mesajım çok net. Belucistanlı kadınlar sempati istemiyor, dayanışma istiyoruz. Dünyanın dört bir yanındaki kadınlara şunu söylüyorum; sizin özgürlüğünüz ve bizim özgürlüğümüz birbirine bağlıdır. Belucistan’da bir anne kaybolan oğlunu ararken, her yerdeki kadınların savunduğu aynı evrensel ilkeleri savunuyor. Bu, korkusuzca yaşama hakkı, adalet hakkı ve sesini duyurma hakkıdır.  Uluslararası Kadınlar Günü sadece ilerlemenin kutlandığı bir gün değil, aynı zamanda tamamlanmamış mücadeleleri hatırlatan bir gün. Belucistan’da kadınlar ön saflarda yer alıyorlar çünkü adaletsizlik onlara başka seçenek bırakmadığı için. Onlar kederlerini organize, barışçıl bir direnişe dönüştürdüler. Mesajımız basit ama acil; sessizlik baskıya olanak sağlarken, dayanışma onu bozar. Belucistanlı kadınlar, yas tutmayı bir harekete dönüştürdüler ve adaletsizlik devam ettiği sürece direnişimiz cesaretle, onurla ve umutla devam edecek.”

Haber: Berivan Kutlu \ MA

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Wêranşar’de şiddete karşı 600 başvuru: Kadınlar yalnız olmadıklarını biliyor

Sonraki Haber

Şengal’de yeni ferman hedefliyorlar: Kadınlar topraklarını savunacak

Sonraki Haber

Şengal'de yeni ferman hedefliyorlar: Kadınlar topraklarını savunacak

SON HABERLER

Gazeteci Zeynep Durgut’a soruşturma

Yazar: Yeni Yaşam
6 Mart 2026

Savaşta 7. gün: İran’a ait İHA gemisi vuruldu | Canlı Blog

Yazar: Yeni Yaşam
6 Mart 2026

Rojhilat Kürtleri: Kimler, nerede yaşıyorlar, talepleri ne?

Yazar: Yeni Yaşam
6 Mart 2026

29 Ocak’ta yapılan anlaşma halen tam olarak sahaya yansımadı

Yazar: Yeni Yaşam
6 Mart 2026

MKG Şubat raporu: Baskılar derinleşiyor

Yazar: Yeni Yaşam
6 Mart 2026

TJK-E: 8 Mart’ta alanlarda olalım

Yazar: Yeni Yaşam
6 Mart 2026

Koçgiri Soykırımı insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur!

Yazar: Yeni Yaşam
6 Mart 2026

Kategoriler

  • Abdullah Aysu
  • Afşin Aybar
  • Ahmet Güneş
  • Ali Adalı
  • Ali Sinemilli
  • Arif Mostarlı
  • Asrın Hukuk Bürosu
  • Asrın Keleş
  • Ayşe Düzkan
  • Ayşe Gökkan
  • Ayşegül Devecioğlu
  • Azad Barış
  • Aziz Ferman
  • Aziz Tunç
  • Bahadır Altan
  • Beyza Üstün
  • Birinci sayfa
  • Bülent Felekoğlu
  • Cahit Kırkazak
  • Cengiz Çiçek
  • Cengizhan Kaptan
  • Çeviri
  • Çiğdem Doğa
  • Deniz Aras
  • Dicle Anter
  • Doğan Durgun
  • Doğan Kılıçkaya
  • Dr. Hayri Hazargöl
  • Dr. Hayri Hazargöl
  • Dünya
  • Editörün Seçtikleri
  • Ehmed Pelda
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Emine Ilgaz
  • Ender İmrek
  • Eren Keskin
  • Erol Katırcıoğlu
  • Ertuğrul Kürkçü
  • Eski Yazarlar
  • Ezgi Koman
  • Ferda Koç
  • Fikret Başkaya
  • Forum
  • Gençliğin Sözü
  • Genel
  • Güncel
  • Gündem
  • Güner Yanlıç
  • Güner Yanlıç
  • Haber-Analiz
  • Hakan Öztürk
  • Hasan Durkal
  • Hasan Kılıç
  • Haydar Ergül
  • Hicri İzgören
  • Hüseyin Ali
  • Hüseyin Aykol
  • Hüseyin Bul
  • Hüseyin Deniz
  • Hüseyin Kalkan
  • Hüseyin Ozan
  • İçeriden
  • İlham Bakır
  • İsa Taşçı
  • Jineolojî'nin Sözü
  • Kadın
  • Kadınların Sözü
  • Kadriye Doğan
  • Karikatür
  • Kenan Kırkaya
  • Kezban Konukçu
  • Koray Türkay
  • Kültür
  • M. Ender Öndeş
  • Manşet
  • Mehmet Nuri Özdemir
  • Mehmet Yılmazer
  • Menekşe Kızıldere
  • Mervan Özdemir
  • Metin Yeğin
  • Miheme Zebeşoğlu
  • Muhammed İnal
  • Murat Çakır
  • Murat Çepni
  • Mürüvet Küçük
  • Musa Anter yazıları – Arşiv
  • Musa Piroğlu
  • Mustafa Durmuş
  • Mustafa Mesut Tekik
  • Naci Sönmez
  • Nazan Üstündağ
  • Necati Sönmez
  • Nesrin Akgül
  • Nihat Demir
  • Oğuzhan Kayserilioğlu
  • Online Gazete
  • Ortadoğu
  • Özel
  • Özge Yurttaş
  • Özgür Amed
  • Özgür Müftüoğlu
  • Özlem Gümüştaş
  • Öztürk Türkdoğan
  • Pakrat Estukyan
  • Panorama 2022
  • Panorama 2023
  • Panorama 2024
  • Panorama 2025
  • Perihan Koca
  • Politika
  • Ragıp Zarakolu
  • Şahin Tümüklü
  • Salih Yılmaz
  • Sami Evren
  • Savunmanın Sözü
  • Sebahat Tuncel
  • Seçim 2019
  • Seçim 2023
  • Sedat Ulugana
  • Seydi Fırat
  • Sezai Temelli
  • Sinan Çiftyürek
  • Sinan Cudi
  • Söyleşi
  • Tevfik Kalkan
  • Tugay Karakuzu
  • Tüm Haberler
  • Vahap Işıklı
  • Veli Saçılık
  • Veysi Sarısözen
  • Volkan Yaraşır
  • Yaşam
  • Yazarlar
  • Yerel Seçimler 2024
  • Yusuf Gürsucu
  • Zafer Yörük
  • Zeynel Kete
  • Ziya Güler

Kategoriler

  • Abdullah Aysu
  • Afşin Aybar
  • Ahmet Güneş
  • Ali Adalı
  • Ali Sinemilli
  • Arif Mostarlı
  • Asrın Hukuk Bürosu
  • Asrın Keleş
  • Ayşe Düzkan
  • Ayşe Gökkan
  • Ayşegül Devecioğlu
  • Azad Barış
  • Aziz Ferman
  • Aziz Tunç
  • Bahadır Altan
  • Beyza Üstün
  • Birinci sayfa
  • Bülent Felekoğlu
  • Cahit Kırkazak
  • Cengiz Çiçek
  • Cengizhan Kaptan
  • Çeviri
  • Çiğdem Doğa
  • Deniz Aras
  • Dicle Anter
  • Doğan Durgun
  • Doğan Kılıçkaya
  • Dr. Hayri Hazargöl
  • Dr. Hayri Hazargöl
  • Dünya
  • Editörün Seçtikleri
  • Ehmed Pelda
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Emine Ilgaz
  • Ender İmrek
  • Eren Keskin
  • Erol Katırcıoğlu
  • Ertuğrul Kürkçü
  • Eski Yazarlar
  • Ezgi Koman
  • Ferda Koç
  • Fikret Başkaya
  • Forum
  • Gençliğin Sözü
  • Genel
  • Güncel
  • Gündem
  • Güner Yanlıç
  • Güner Yanlıç
  • Haber-Analiz
  • Hakan Öztürk
  • Hasan Durkal
  • Hasan Kılıç
  • Haydar Ergül
  • Hicri İzgören
  • Hüseyin Ali
  • Hüseyin Aykol
  • Hüseyin Bul
  • Hüseyin Deniz
  • Hüseyin Kalkan
  • Hüseyin Ozan
  • İçeriden
  • İlham Bakır
  • İsa Taşçı
  • Jineolojî'nin Sözü
  • Kadın
  • Kadınların Sözü
  • Kadriye Doğan
  • Karikatür
  • Kenan Kırkaya
  • Kezban Konukçu
  • Koray Türkay
  • Kültür
  • M. Ender Öndeş
  • Manşet
  • Mehmet Nuri Özdemir
  • Mehmet Yılmazer
  • Menekşe Kızıldere
  • Mervan Özdemir
  • Metin Yeğin
  • Miheme Zebeşoğlu
  • Muhammed İnal
  • Murat Çakır
  • Murat Çepni
  • Mürüvet Küçük
  • Musa Anter yazıları – Arşiv
  • Musa Piroğlu
  • Mustafa Durmuş
  • Mustafa Mesut Tekik
  • Naci Sönmez
  • Nazan Üstündağ
  • Necati Sönmez
  • Nesrin Akgül
  • Nihat Demir
  • Oğuzhan Kayserilioğlu
  • Online Gazete
  • Ortadoğu
  • Özel
  • Özge Yurttaş
  • Özgür Amed
  • Özgür Müftüoğlu
  • Özlem Gümüştaş
  • Öztürk Türkdoğan
  • Pakrat Estukyan
  • Panorama 2022
  • Panorama 2023
  • Panorama 2024
  • Panorama 2025
  • Perihan Koca
  • Politika
  • Ragıp Zarakolu
  • Şahin Tümüklü
  • Salih Yılmaz
  • Sami Evren
  • Savunmanın Sözü
  • Sebahat Tuncel
  • Seçim 2019
  • Seçim 2023
  • Sedat Ulugana
  • Seydi Fırat
  • Sezai Temelli
  • Sinan Çiftyürek
  • Sinan Cudi
  • Söyleşi
  • Tevfik Kalkan
  • Tugay Karakuzu
  • Tüm Haberler
  • Vahap Işıklı
  • Veli Saçılık
  • Veysi Sarısözen
  • Volkan Yaraşır
  • Yaşam
  • Yazarlar
  • Yerel Seçimler 2024
  • Yusuf Gürsucu
  • Zafer Yörük
  • Zeynel Kete
  • Ziya Güler
  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır