• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
10 Ağustos 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Metin Yeğin

Bir ihtiyaç olarak komünal ekonomi

25 Haziran 2026 Perşembe - 00:00
Kategori: Metin Yeğin, Yazarlar

Bize her gün aynı masalı anlatıyorlar. Herkes kendi başının çaresine baksın, kurtulursunuz! Her koyunun kendi bacağından asıldığını söylüyorlar. Çok açık sözlüler. Biz, hani kendi bacaklarımızdan asılmış, helal işçiler ve hepimiz, o sistem dedikleri cenderede, baş aşağı sarkmış, tuğlalarını kendi ördüğümüz mezbahanın, kendi bilediğimiz bıçaklarına doğru, koyun koyuna yol alıyoruz. Herkes biraz daha fazla çalışırsa, biraz daha fazla kazanırsa, çok daha fazla tüketirse, hayat düzelir, diyorlar. Oysa yaşadıklarımızdan biliyoruz; Biz bu ucuz filmin, uçurumda ilk yuvarlananlarıyız ve katilin ilk öldürdüğü.

Ve biz çok iyi biliyoruz ki her gün bize salak bir sırıtışla önümüze sürdükleri, ‘başarı öyküleri’, milyonlarca ‘başarılamamış öykü’ demektir aynı zamanda.

‘Yalnız insan, merdivendir hiçbir yere ulaşmayan…’

Bugün dünyanın her yerinde, yoksulluk sadece parasızlık değil. Yalnızlık, zamansızlık, güvencesizlik, geleceksizlik de yoksulluk aynı zamanda. İnsan çalışıyor ama yaşamıyor. Kazanıyor ama yetmiyor. Satın alıyor ama çoğalmıyor. Zamanı yani hayatı elimizden çalıyorlar. İşte tam burada komünal ekonomi, bir romantik ütopya değil, doğrudan bir ihtiyaç olarak karşımıza çıkıyor. Çünkü komünal ekonomi dediğimiz şey, sadece birkaç insanın bir araya gelip, ortak üretim yapması değildir. Hayatı başka türlü örgütleme iddiasıdır. Ekmeği, toprağı, emeği, zamanı, bilgiyi ve sevinci yeniden ortaklaştırma çabasıdır. Piyasanın “senin olan” dediği şeyi, hayatın “bizim olan”ına çevirmektir. Çünkü su da böyledir, toprak da, tohum da, bilgi de. Hatta zaman da.

Bugün bize en çok lazım olan şeylerden biri, zamanı geri almak. Çünkü onlar sadece emeğimizi, dilimizi değil, hayatımızın tek geri dönmeyen şeyini de çalıyor: zamanı! Sabah işe, akşam yorgunluğa, hafta sonu borçlara, sonra tekrar işe…

Böyle bir hayatta özgürlük, sadece seçim sandığında değil, günlük hayatın en küçük hücresinde de yok ediliyor. Bu yüzden komünal ekonomi, aynı zamanda özgür zaman meselesidir. Daha az çalışmak, daha çok yaşamak, daha çok birlikte olmak, daha çok düşünmek ve daha çok bulut seyretmek, şöyle sırt üstü uzanıp, mavi gökyüzünde.

İşgal fabrikalarından kent bostanlarına, dayanışma ağlarından kooperatiflere kadar, dünyanın sokaklarında gördüğümüz şey şu: Halklar sadece itiraz ederek değil, aynı zamanda kurarak da direniyor. Bir fabrika kapanınca işçiler onu yeniden çalıştırıyor. Toprak gasp edilince köylüler tohumu saklıyor. Mahalle yıkılınca insanlar yeni bir yaşam alanı kuruyor. Halk kendi okulunu, mutfağını, sağlık ağını, pazarını yaratıyor.

Elbette komünal ekonomi kolay değil. Çünkü sistem sadece cebimizde değil, aklımızda da örgütlü. “Benim param”, “benim zamanım”, “benim başarım”, “benim kurtuluşum” diye diye bizi birbirimize yabancılaştırıyor. O yüzden komünal ekonomi aynı zamanda yeni bir insan ilişkisi kurma mücadelesidir. Güvenmeyi, paylaşmayı, birlikte karar almayı, birlikte yanılmayı ve birlikte yeniden denemeyi gerektirir.

Bu yüzden mesele sadece daha adil bölüşmek değildir. Mesele hayatı yeniden kurmaktır. Paranın değil zamanın, rekabetin değil dayanışmanın, kârın değil yaşamın ölçü olduğu bir dünya kurmak. Belki de bugün en devrimci cümle şudur: Tek başımıza yetmiyoruz. Ama birlikte, yeniden başlayabiliriz.

Yazı devam edecek, burada ve sokaklarda…

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Siyaset Godot’yu beklerken

Sonraki Haber

Balçova ve Seferihisar belediye başkanları gözaltına alındı

Sonraki Haber

Balçova ve Seferihisar belediye başkanları gözaltına alındı

SON HABERLER

Kürtler ölsün, AKP gitsin…

Yazar: Yeni Yaşam
10 Ağustos 2026

‘Yüzyıl değişiyor, barış karşıtlığının grameri değişmiyor’

Yazar: Yeni Yaşam
10 Ağustos 2026

Demokratik toplum hareketi zamanı

Yazar: Yeni Yaşam
10 Ağustos 2026

Kök veya çerçeve yasası ve tarihsel ilk adım

Yazar: Yeni Yaşam
10 Ağustos 2026

30 yıllık tutukluluğun ardından tahliye edilen Demirbaş: Barış süreci zafere ulaşacak

Yazar: Yeni Yaşam
9 Ağustos 2026

Aram Tîgran, ölümünün 17’nci yılında Bismil’de anıldı

Yazar: Yeni Yaşam
9 Ağustos 2026

Trump: İran konusunda işi ağırdan alıyoruz, bu bir satranç oyunu gibi

Yazar: Yeni Yaşam
9 Ağustos 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır