• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
15 Şubat 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Bir meydandan daha fazlası-Özge Yurttaş

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
29 Nisan 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Türkiye’de hem toplumsal mücadeleler tarihimizin kolektif belleğinde hem de bu mücadelelerin parçası olmuş her birimizin kişisel belleğinde 1 Mayıslar en önemli günler olarak yer bulur.

Ömrümün ilk 1 Mayıs’ı. Sene 2001 yer Ankara. Maltepe Nokta durağından Tandoğan Meydanı’na yürüdük. 1 Mayıs yasaklarının on yıllara yayılan bir mücadele ile aşıldığı, 1 Mayıs’ın kitleselleşmeye başladığı yıllar. O gün alandaki on binlerce kişi 80’lerin sonunda korsan sokak gösterileriyle başlatılan sürecin kitle eylemleri için önce Etlik Kasalar gibi ıssız meydanları sonrasında ise kent merkezlerini miting meydanı olarak özgürleştirmesinin haklı gururunu yaşıyordu.

Benim kişisel tarihimde tanık olabildiğim en unutulmaz 1 Mayıs ise katıldığım ilk 1 Mayıs’tan da öte 2007 1 Mayıs’ı. 1977 katliamının 30’uncu yılında Taksim yasağını aşmaya dönük başta İstanbul olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanına yayılan direniş ve coşkuyu İstanbul girişinde Kurtköy gişelerinde jandarma barikatına direnerek yaşayanlardandım. İlk o gün atıldı “Her yer Taksim” sloganı. Binlerce kişinin Taksim Meydanı’na girdiği haberi gelince otoban kenarında direnen Ankara, Kocaeli, Bursa, İzmir gibi kentlerden gelen binlerce kişi de kendi mitingini yapmıştı. Meydana çok uzak olsak da hepimizin kararlılığı sayesinde “İşte Taksim İşte 1 Mayıs” sloganı Taksim semalarında yankılanıyordu. Türkiye solu ve sınıf hareketi 30 yıllık yasağa başkaldırmıştı.
Bu tarihin üzerinden 12 yıl geçti. Meydan kararlılığımız sayesinde yüzbinlerce kişinin katıldığı dünyanın en kalabalık 1 Mayıslarına ev sahipliği yaptı. Yeniden kapatıldı. Haziran İsyanı ile yeniden özgürleşti. -Şimdilik- yeniden yasak.

1 Mayıs ezilenlerin ezen karşısındaki varlığını gösterdiği en önemli günlerden birisi. Ezilenlerin ezenlere karşı yıl boyunca sergilediği direniş, verdiği mücadele 1 Mayıs’ı yaratan asıl güç. Bizi her yıl 1 Mayıs’a o yıl boyunca yarattığımız değerlerimiz, yaptığımız eylemlerimiz, uğruna mücadele verdiğimiz taleplerimiz taşıyor.

İktidar meydanı emekçilere kapatarak aslında tüm yıla ve yaşamın her alanına yayılan bu mücadele kararlılığına set çekebileceğini zannediyor. Üstelik içinden geçtiğimiz dönemde her türlü buluşmanın kendisine karşı dev bir kitle gösterisine dönüşeceğini bildiği için yasaklarla bu buluşmaların anlamını, etkisini azaltmak istiyor. Oysa emeğin hakkını almak için atılan her bir adımda, fabrikalarda, şantiyelerde, atölyelerde ve insana yaraşır koşullarda yaşamak için sesimizi yükselttiğimiz her alanda 1 Mayıs’ı yaratıyoruz.

Bu yıl da iktidarın meydan yasağı kıdem tazminatının gaspına karşı sendikaların etkili bir direniş hattı örme iradesini beyan ettiği gerçeğini değiştirmeyecek. Başta 3’üncü havalimanı inşaatı olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanındaki şantiyelerde inşaat işçilerinin yaktığı insanca yaşam kavgasının ateşini yasaklarla söndüremeyeceğini AKP de biliyor. 8 Mart barikatlarını aşan kadınların isyanını Taksim yasağı ile susturmayacağını bilse de elindeki son çare olan yasaktan medet ummaya devam ediyor. Hiçbir yasak kadınların, işçilerin, çiftçilerin ezilen halkların sesini kısacak güce sahip değil. Bunun yasakla, katliamla, zorbalıkla yapılamayacağını en son 10 Ekim Katliamı sonrasında 1 Mayıs Meydanlarını her zamankinden daha kalabalık hale getiren milyonlar “1 Mayıs’ta bir aradayız” diyerek gösterdi.

Bu 1 Mayıs’ta da Türkiye’nin dört bir yanında emeklilikte yaşa takılanlar, grev hakkı elinden alınanlar, sarı sendikaların kuşatmasına artık yeter diyenler, ölümüne bir çalışma düzenine karşı yaşamı savunanlar, KHK ile işi ekmeği elinden alınanlar, emeğimiz bedenimiz bizimdir diyen kadınlar, güvenceli iş isteyen yüz binler, barış, demokrasi, adalet isteyen halklar meydanlara çıkacak. Korkunun iktidar açısından faydası olmadığı gibi yasakların da bizler açısından hükmü yok.

1977’den 2007’ye 2007’den bugüne 1 Mayıs’ların bize gösterdiği bir şey varsa o da “Gün gelir zorbalar kalmaz gider”.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

15 Şubat komplosu ve süreç

Yazar: Yeni Yaşam
15 Şubat 2026

27 yıl önce Kürt Halk Önderi Sayın Öcalan’ın esir alındığı uluslararası komplonun yıl dönümündeyiz. Komplocuların amacı Kürt halkının özgürlük mücadelesini...

‘Hani derler ya kimsesizlerin kimsesi’

Yazar: Yeni Yaşam
15 Şubat 2026

Bütün yaşamı boyunca eşit ve demokratik bir toplumun inşası için mücadele veren, saygıya değer bir kişilik olarak aklımızda ve yüreğimizde...

Fidan, tehdit dili ve bölgesel barış ihtiyacı

Yazar: Yeni Yaşam
14 Şubat 2026

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın bir televizyon kanalındaki “Sıra Irak’a gelecek,” değerlendirmesi tepki topladı. Fidan, Türkiye’de ve bölgede uzun süredir farklı...

Emekçileri sefalete sürükleyen kumpas!

Yazar: Yeni Yaşam
14 Şubat 2026

Siyasi iktidar, devletin kurumlarını da kullanarak toplumun en geniş kesimini oluşturan ücretlilere ve emeklilere açıkça kumpas (tuzak) kuruyor*. Nasıl mı?...

15 Şubat’tan 6 Ocak’a güncellenen komplo

Yazar: Yeni Yaşam
14 Şubat 2026

Önder Apo, ‘yaralı bırakılmış’ ve ‘kapana alınmış’ bir Kürt gerçekliği üzerine kurulan Ortadoğu sisteminin karşısına özgür Kürtlük ideolojisini çıkarmıştır. Varlığı...

2026 ve sonrası: Finansal kriz, savaş ve otokrasi (II)

Yazar: Yeni Yaşam
13 Şubat 2026

Dünyada altın fiyatının uzun vadede artmasının bir diğer nedeni, yatırımcıların portföyünde spekülatif amaçlarla giderek daha fazla altın kullanılmasıdır. Keza altının...

Sonraki Haber

Kutuplar niçin hareket ediyor?

SON HABERLER

15 Şubat komplosu ve süreç

Yazar: Yeni Yaşam
15 Şubat 2026

Cinsiyetçilik tüm toplum-kırımların kaynağıdır

Yazar: Yeni Yaşam
15 Şubat 2026

Jin Dergi’nin yeni sayısı yayında

Yazar: Yeni Yaşam
15 Şubat 2026

‘Hani derler ya kimsesizlerin kimsesi’

Yazar: Yeni Yaşam
15 Şubat 2026

Komplonun başlangıcı İmralı, devamı Rojava ve Başur

Yazar: Yeni Yaşam
15 Şubat 2026

Yerin üstü ‘altın’dan daha değerli!

Yazar: Yeni Yaşam
15 Şubat 2026

Suriye heyetiyle görüşen Kongre yetkilisi Shaheen’den ‘sürekli diyalog’ vurgusu

Yazar: Yeni Yaşam
14 Şubat 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır