• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
24 Temmuz 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Bir meydandan daha fazlası-Özge Yurttaş

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
29 Nisan 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Türkiye’de hem toplumsal mücadeleler tarihimizin kolektif belleğinde hem de bu mücadelelerin parçası olmuş her birimizin kişisel belleğinde 1 Mayıslar en önemli günler olarak yer bulur.

Ömrümün ilk 1 Mayıs’ı. Sene 2001 yer Ankara. Maltepe Nokta durağından Tandoğan Meydanı’na yürüdük. 1 Mayıs yasaklarının on yıllara yayılan bir mücadele ile aşıldığı, 1 Mayıs’ın kitleselleşmeye başladığı yıllar. O gün alandaki on binlerce kişi 80’lerin sonunda korsan sokak gösterileriyle başlatılan sürecin kitle eylemleri için önce Etlik Kasalar gibi ıssız meydanları sonrasında ise kent merkezlerini miting meydanı olarak özgürleştirmesinin haklı gururunu yaşıyordu.

Benim kişisel tarihimde tanık olabildiğim en unutulmaz 1 Mayıs ise katıldığım ilk 1 Mayıs’tan da öte 2007 1 Mayıs’ı. 1977 katliamının 30’uncu yılında Taksim yasağını aşmaya dönük başta İstanbul olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanına yayılan direniş ve coşkuyu İstanbul girişinde Kurtköy gişelerinde jandarma barikatına direnerek yaşayanlardandım. İlk o gün atıldı “Her yer Taksim” sloganı. Binlerce kişinin Taksim Meydanı’na girdiği haberi gelince otoban kenarında direnen Ankara, Kocaeli, Bursa, İzmir gibi kentlerden gelen binlerce kişi de kendi mitingini yapmıştı. Meydana çok uzak olsak da hepimizin kararlılığı sayesinde “İşte Taksim İşte 1 Mayıs” sloganı Taksim semalarında yankılanıyordu. Türkiye solu ve sınıf hareketi 30 yıllık yasağa başkaldırmıştı.
Bu tarihin üzerinden 12 yıl geçti. Meydan kararlılığımız sayesinde yüzbinlerce kişinin katıldığı dünyanın en kalabalık 1 Mayıslarına ev sahipliği yaptı. Yeniden kapatıldı. Haziran İsyanı ile yeniden özgürleşti. -Şimdilik- yeniden yasak.

1 Mayıs ezilenlerin ezen karşısındaki varlığını gösterdiği en önemli günlerden birisi. Ezilenlerin ezenlere karşı yıl boyunca sergilediği direniş, verdiği mücadele 1 Mayıs’ı yaratan asıl güç. Bizi her yıl 1 Mayıs’a o yıl boyunca yarattığımız değerlerimiz, yaptığımız eylemlerimiz, uğruna mücadele verdiğimiz taleplerimiz taşıyor.

İktidar meydanı emekçilere kapatarak aslında tüm yıla ve yaşamın her alanına yayılan bu mücadele kararlılığına set çekebileceğini zannediyor. Üstelik içinden geçtiğimiz dönemde her türlü buluşmanın kendisine karşı dev bir kitle gösterisine dönüşeceğini bildiği için yasaklarla bu buluşmaların anlamını, etkisini azaltmak istiyor. Oysa emeğin hakkını almak için atılan her bir adımda, fabrikalarda, şantiyelerde, atölyelerde ve insana yaraşır koşullarda yaşamak için sesimizi yükselttiğimiz her alanda 1 Mayıs’ı yaratıyoruz.

Bu yıl da iktidarın meydan yasağı kıdem tazminatının gaspına karşı sendikaların etkili bir direniş hattı örme iradesini beyan ettiği gerçeğini değiştirmeyecek. Başta 3’üncü havalimanı inşaatı olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanındaki şantiyelerde inşaat işçilerinin yaktığı insanca yaşam kavgasının ateşini yasaklarla söndüremeyeceğini AKP de biliyor. 8 Mart barikatlarını aşan kadınların isyanını Taksim yasağı ile susturmayacağını bilse de elindeki son çare olan yasaktan medet ummaya devam ediyor. Hiçbir yasak kadınların, işçilerin, çiftçilerin ezilen halkların sesini kısacak güce sahip değil. Bunun yasakla, katliamla, zorbalıkla yapılamayacağını en son 10 Ekim Katliamı sonrasında 1 Mayıs Meydanlarını her zamankinden daha kalabalık hale getiren milyonlar “1 Mayıs’ta bir aradayız” diyerek gösterdi.

Bu 1 Mayıs’ta da Türkiye’nin dört bir yanında emeklilikte yaşa takılanlar, grev hakkı elinden alınanlar, sarı sendikaların kuşatmasına artık yeter diyenler, ölümüne bir çalışma düzenine karşı yaşamı savunanlar, KHK ile işi ekmeği elinden alınanlar, emeğimiz bedenimiz bizimdir diyen kadınlar, güvenceli iş isteyen yüz binler, barış, demokrasi, adalet isteyen halklar meydanlara çıkacak. Korkunun iktidar açısından faydası olmadığı gibi yasakların da bizler açısından hükmü yok.

1977’den 2007’ye 2007’den bugüne 1 Mayıs’ların bize gösterdiği bir şey varsa o da “Gün gelir zorbalar kalmaz gider”.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Neden KESK?

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

15 Temmuz darbe girişiminin 10. yılında KESK, darbe gerekçesiyle ilan edilen OHAL döneminde çıkarılan KHK’lar ve Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla...

Beş bin liralık canımız yok

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Erdoğan NATO için askeri harcamaları yüzde ikiden yüzde beşe çıkaracağını açıkladı. Bunun maliyeti 80 milyar dolar oluyor. NATO bile 2035’kadar...

Yeni Parti ve Kürtler

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Türkiye geçtiğimiz iki yılda siyasal alanın dönüşümüne zemin hazırlayan gelişmeler yaşadı. Her siyasal gelişme yeni arayışlar, momentumlar ve yeni aktörler...

Akademide kırım

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

15 Temmuz 2016 darbe girişiminin hemen sonrasında ve takip eden süreçte siyaset kurumunun ve rejimin yeniden yapılandırılması bağlamında ağırlıklı olarak...

Alevi hakikat mücadelesi ve ‘Gösteri Toplumu’na karşı direniş (2)

Yazar: Yeni Yaşam
23 Temmuz 2026

Alevi inancında ritüellerin en önemli özelliği " Hak için olsun seyir için olmasın"  ilkesidir. Bu ilkenin amacı bireysel egoların yok...

Kolektif halk ekonomisi

Yazar: Yeni Yaşam
23 Temmuz 2026

‘Komünlerde, kooperatiflerde, kolektif halk ekonomisi inşa etmek’ dediğimizde, herkes, şöyle yerinden bir oynuyor. Sözü alıyor. Özgür komünlerin, kooperatiflerin, kolektif çalışmanın...

Sonraki Haber

Kutuplar niçin hareket ediyor?

SON HABERLER

Demokratik bir eşik: Entegrasyon I

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Çewlîg’in nefesini kesiyorlar

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Tünele girmeden önceki son ışık

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Toprağı katledenler tarımı fabrikaya taşıyor!

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Tepeden tırnağa bir örtbas düzeni

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Neden KESK?

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Meclis sitesine eklendi: YENİ Parti resmi olarak ana muhalefet partisi oldu

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır