Tayyip Erdoğan süreç ilerlesin diyor ama diğer taraftan gerçekçi olmayan dayatmalar yapılıyor. Eğer süreç ilerletilmek ve başarıya götürülmek isteniyorsa devletin ve iktidarın daha gerçekçi olması gerekir. Uygulanabilir pratik-politika bu sürecin ilerletilmesi açısından önemli hale gelmiştir
Dr. Hayri Hazargöl
Barış ve Demokratik Toplum sürecinde de özel savaş elemanları gerçekleri çarpıtmak için çalışıyorlar. İmralı’da Kürt Halk Önderi için geniş bahçeli dubleks bir villa yapıldığı yazılıyor. Bu haberin zamanlaması da manidardır. Türk devletinde adımlar atılmasının beklendiği ama adımların atılmadığı bir dönemde böyle bir haber yaptırılarak devletin adım atmaması gündemi geriye itilmiş oluyor.
DEM Parti çevrelerinden aldığımız bilgiye göre İmralı zindanı yerleşkesinde yeni bir bina yapılmış. Yapılan Kürt halk Önderi’nin kaldığı ilk yerin yıkılarak yerine biraz daha geniş olan bir cezaevi binası. Ne öyle belirtildiği gibi villaymış ne de geniş bir bahçesi varmış! Birkaç metrekarelik toprak zemini, geniş bir bahçe olarak tanımlamak zaten haberin maksadını ortaya koyuyor. Bu alan da çok yüksek duvarla çevriliymiş, yani dışarısı görülmüyormuş. İmralı zindanı yerleşkesi içinde yapılan böyle bir yeri dubleks villa gibi göstermek de ne oluyor?
Kürt halkının önderliklerinin özgür yaşar ve özgür çalışır olmasını ısrarla istediği bir dönemde bu haber bir gazeteci tarafından servis ediliyor. Bu gazeteci aynı zamanda Kürt Halk Önderi’ne bir statü verilmesinin Tayyip Erdoğan’ın kabul etmediğini de eklemiş. Yani umut hakkı yok, statü yok, ama cezaevinde konforlu bir yer yapılmış diyor. Bu zindanı villa gibi göstererek Kürt halkının umut hakkı ve özgür çalışır istemini yumuşatma ve boşa çıkarma amacı güdüyor.
Bir zamanlar Erdoğan, Diyarbakır 5 No’lu Zindanı’nda yapılanları anlatırken, duvarların dili olsa da yapılan işkence ve zulmü dile getirse, demişti. Kendileri zamanında zindanların öyle olmayacağını belirtmişti. Nitekim A’dan Z’ye kadar şu tip bu tip cezaevleri AKP iktidarı döneminde yapıldı. Hatta kuyu tipi cezaevleri de yapıldı. Eski zindanlarda benzer bir biçimde kuyu tipi yerler de bulunurmuş; ağır mahkumları bu tür yerlere atarlarmış. AKP zaman zaman Türkiye’de şunu yaptık bunu yaptık diye övünüyor. Aslında ne kadar modern zindanlar yaptıklarıyla da övünebilirler. Modern dedikleri cezaevleri orada kalan mahkumlara zindan içinde zindan yaşattıkları yerlerdir.
Şimdi bir gazeteci de İmralı’daki zindan yerinin villa biçimde yenilendiğini söylüyor. Bir zindan yerini böyle övmek aslında söz konusu kişinin zihniyetini ve karakterini ortaya koyuyor. Böylece Kürt halkının tepkisini ve istemini zayıflatacağını düşünüyor. Zindan zindandır. İmralı’da yapılan yer açık bir cezaevi de değildir. Çok yüksek duvarlarla çevrili kapalı bir yerdir. Biraz geniş diye villa demek de ne oluyor?
Böyle bir yer daha geçen yıl yapılmış. Umut hakkı’nın ve Kürt halkının özgürlük istemini boşa düşürmek için Kürt Halk Önderi’nin böyle bir yere geçmesi sağlanmaya çalışılmış. Ancak Kürt Halk Önderi için önemli olan siyasi konum ve siyasi durum olduğu için geçmemiş. Bir gazetecinin İmralı’daki bu yer için yaptığı haber maksadın ne olduğunu daha iyi göstermektedir. Kürt halkına ve dış kamuoyuna sanki İmralı’daki durumun iyi olduğunu göstermiş olacaklar! Anlaşılıyor ki, İmralı’daki yer süreçle ilgili bir oyalama ve durumu farklı göstermek için gündeme getiriliyor. Bu yaklaşım bile sürece ciddi yaklaşmamak oluyor.
İmralı’da villa yapılmış diyen gazeteci daha başından beri sürece karşı. Eski söylem, literatür ve jargonları bırakmıyor. Daha doğrusu bilinçli biçimde böyle bir dil ve üslup kullanıyor. Bu gazetecinin ne Türkiye’yi düşündüğü var ne de Kürtler konusunda bir empati yapma. AKP içinde ve çevresinde bazılarının sözcüsü gibi. Bu çevrelerin zihniyet ve yaklaşımlarını dile getiriyor.
İmralı’da DEM heyeti görüşme yaptı. Yasanın nasıl uygulanacağı konusunda farklı görüşler vardı. Kandil yasanın basında dile getirildiği gibi uygulanamayacağı, gerçekçi ve uygulanabilir bir anlayış ve yaklaşımın gösterilmesi gerektiğini çeşitli biçimlerde yansıttı. Çünkü tartışılanlar doğrudan kendilerini ilgilendiren konular. Bu nedenle uygun yol ve yöntem bulunmazsa süreci ilerletmek zor görünüyor. Tayyip Erdoğan süreç ilerlesin diyor ama diğer taraftan gerçekçi olmayan dayatmalar yapılıyor. Eğer süreç ilerletilmek ve başarıya götürülmek isteniyorsa devletin ve iktidarın daha gerçekçi olması gerekir. Uygulanabilir pratik-politika bu sürecin ilerletilmesi açısından önemli hale gelmiştir.









