Özgür Ülke gazetesinin 1994 yılında bombalandığı dönem, gazetenin bulunduğu binanın altındaki işyerinin Mustafa Sarıgül’e ait olduğunu söyleyen Avukat Eren Keskin, Sarıgül’ün o süreçte ifadesinin dahi alınmadığını belirtti
Ferid Demirel
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ailesi ile birlikte haklarında soruşturma açılan Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül’ün Mehmet Ağar ile 1990’lı yıllardaki ilişkileri gündeme geldi. Avukat Eren Keskin tarafından dile getirilen bu ilişkilere göre, Sarıgül’ün adı Özgür Ülke gazetesinin bombalanması sürecinde de geçiyor. Keskin, “Sarıgül’ün alt katta bulunan bir otomobil bayiinin ve araç servis istasyonunun sahibi olması nedeniyle adı gündeme gelmişti. Burası zaten dosyalarda da yer alıyor. Biz bu konuyu daha önce de dile getirmiştik. Çünkü Özgür Ülke bombalandığında, bombanın binaya yerleştirilebilmesi açısından en önemli noktalardan biri alt kattaki bu işyeriydi. Bu nedenle o dönem de konuyu gündeme getirdik ancak Mustafa Sarıgül hiçbir zaman sorgulanmadı” dedi.
Hiç işlem yapılmadı
Gazetemize konuşan Eren Keskin, gazetenin bombalanması olayında “Oranın mal sahibinin Mustafa Sarıgül olması şüpheli bir olay değil mi?” diye sordu. Keskin, Sarıgül ile Mehmet Ağar arasındaki ilişkiye dikkat çekti:
“Mustafa Sarıgül de 1990’lı yıllardan bu yana kamuoyunda derin devletle ilişkileri olduğu düşünülen bir isim olarak anılıyordu. Özellikle Şişli Belediye Başkanlığı döneminde hakkında çok sayıda yolsuzluk iddiası gündeme geliyordu ancak bunlara rağmen Sarıgül hakkında hiçbir işlem yapılmadı.”
Sarıgül ve Ağar ilişkisi
Organize suç örgütü lideri olan Sedat Peker’in 2021 yılındaki açıklamalarında da Mustafa Sarıgül’ün oğlu Emir Sarıgül ile Mehmet Ağar’ın oğlu AKP Milletvekili Tolga Ağar’ın isimleri geçmişti. Eren Keskin de bu ortaklığa dikkat çekerek şunları söyledi:
“Yıllar sonra da kamuoyuna yansıdığı üzere, Mustafa Sarıgül’ün oğlu Emir Sarıgül ile Mehmet Ağar’ın oğlu Tolga Ağar birlikte iş yapıyor, ortaklık yürütüyorlardı. Belki bu ortaklıkları hâlâ devam ediyordur. Ancak bütün bunlar hiçbir zaman bu coğrafyada sorgulanmadı.”
Keskin, Sarıgül ve ailesinin isimlerinin gündeme gelmesinin fon meselesi dolayısıyla bir ‘çıkar çatışması’ olabileceğini ve Yeni Parti’ye geçmiş olması dolayısıyla üstüne gidiyor olabileceklerini kaydederek, “O kadar kirli bir geçmişi var ki bir dolu insanın. Bu yönden hiç soruşturulmadı Mustafa Sarıgül” dedi.
Ağar’ın sicili
Eski İçişleri ve Adalet Bakanı Mehmet Ağar’ın isminin 1990’lı yıllarda çocuk istismarı ile anıldığını ve Hollanda Adalet Bakanlığı eski Genel Sekreteri Joris Demmink’in üç çocuğu istismar ettiğini hatırlatan Keskin, Ağar’ın her dönem etkili olduğunu belirtti:
“Bugün siyasi irade ne diyor? Birçok açıklamalarında diyorlar ki beyaz toroslar dönemi bitti. Biz buna karşıyız. Beyaz torosların en önemli kaptan şoförüydü Mehmet Ağar. Hâlâ Mehmet Ağar iktidarın yanında. İçişleri Bakanı kim olursa olsun ilk ziyaretçisi Mehmet Ağar oluyor. Ben hâlâ buradayım demektir. Bugün Ünal Erkan için yine ilan vermiş meslek büyüğüm diye. Ünal Erkan da yani Kürdistan’da birçok hak ihlalinin failidir.”
Özgür Ülke bombalandı
2 Aralık’ı 3 Aralık’a bağlayan gece gazetenin İstanbul Kadırga’da bulunan teknik binası, Cağaloğlu’nda bulunan merkez bürosu ve Ankara bürosu aynı anda bombalı saldırıya uğradı. Saldırıda gazetenin ulaştırma görevlisi Ersin Yıldız yaşamını yitirirken, 23 gazete çalışanı ise yaralandı. Olayın faillerine dair hiçbir şey yapılmazken, saldırıda yaralananlar hastanede gördükleri tedavilerinin ardından gözaltına alındı. Saldırıya dair açılan soruşturmada ise hiçbir sonuç çıkmadı.
Bombalanmanın üzerinden 15 gün geçmeden Özgür Ülke gazetesi, dönemin Başbakanı Tansu Çiller imzalı “gizli” ibareli bir belge yayınlandı. Belgede doğrudan Özgür Ülke’nin ismi verilerek şu ifadeler yer alıyordu: “Bölücü ve yıkıcı faaliyetlere destek verecek şekilde yayın yapan basın organlarının faaliyetleri son günlerde devletin bekası ve manevi değerlerine açıkça saldırı şeklini almıştır. Vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğüne yönelik bu önemli tehdidin bertaraf edilmesi maksadıyla önlemlerin alınmasına…” Gazete bombalandığında DYP–SHP koalisyonuna dayanan 50. Hükümet, yani birinci Tansu Çiller hükümetiydi. Nahit Menteş İçişleri Bakanı, Mehmet Moğultay Adalet Bakanı, Mehmet Ağar Emniyet Genel Müdürü’ydü.









