Kürt özgürlük mücadelesinde iki çocuğunu yitiren Şafi Aratemur, Barış ve Demokratik Toplum Süreci için yasal adımların hızlandırılması gerektiğine işaret ederek, ‘Birlikte yaşamaya hazırız ancak bunun için yasaların değişmesi gerekiyor’ dedi
Kürt sorununun demokratik bir zeminde çözüme kavuşturulması için 27 Şubat 2025 tarihinde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın başlattığı Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin üzerinde 15 aya yakın bir zaman geçti. Kürt Özgürlük Hareketi tarafından sürecin sürdürülmesi için gerekli adımlar atılmasına rağmen devlet tarafından herhangi bir adımın atılmaması, toplumun büyük bir kesiminde barış çabalarının heba edileceği kuşkusu uyandırdı.
2005 yılında PKK’ye katılan kızı Mizgin Aratemur’u (Hêvî Roj) 24 Mart 2012’de Bedlîs’in Xîzan (Hizan) ilçesine bağlı Şêx Cuma alanında çıkan bir çatışmada, 2013 yılında katılım sağlayan oğlu Uğur Aratemur’u (Şevger Hêvî) da 17 Nisan 2016’da Nisêbîn’deki (Nusaybin) sokağa çıkma yasakları döneminde yitiren Şafi Aratemur, sürece ilişkin konuştu. Şafi Aratemur, yaklaşık yarım asırdır devam eden çatışmalı sürecin Kürt halkı üzerinde ağır sonuçlar yarattığını belirterek, çatışmaların yalnızca insani değil, ekonomik ve toplumsal açıdan da büyük yıkımlara neden olduğunu dile getirdi.
Yaklaşık 50 yıldır devam eden çatışmalı sürecin Kürt halkı üzerinde derin etkiler bıraktığını belirten Şafi Aratemur, savaşın hukuksuz ve ahlaki olmayan yöntemlerle yürütüldüğünü söyledi. Uygulanan politikaların Kürtleri yok etmeye dönük olduğunu ifade eden Şafi Aratemur, Kürtlerin tarih boyunca birçok kez ayaklandığını ancak bu girişimlerin bastırıldığını dile getirdi. Kürdistan’ın dört parçasında ulusal birliğin sağlanamamasının da bunda etkili olduğunu kaydeden Şafi Aratemur, “En önemlisi de Sayın Abdullah Öcalan gibi bir önderliğin olmamasıydı. Bundan dolayı yeni bir felsefe oluşturulamadı, gelişen koşullara uygun bir yenilenme sağlanamadı” dedi.
‘Abdullah Öcalan’ın uzattığı barış eli karşılıksız bırakıldı’
Çatışmalı sürecin Türkiye’ye de büyük ekonomik maliyetlere neden olduğunu ifade eden Şafi Aratemur, savaş için harcanan kaynaklarla yeni bir ülkenin inşa edilebileceğini söyledi. Şafi Aratemur, “Bu sistem sadece Türkiye tarafından değil, ABD, İngiltere ve birçok Avrupa ülkesi tarafından da sürdürüldü. Bundan dolayı Sayın Abdullah Öcalan’ın uzattığı barış eli sürekli karşılıksız bırakıldı” diye belirtti. Türkiye’nin ekonomik, siyasi ve ahlaki açıdan ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu savunan Şafi Aratemur, mevcut koşullarda değişimin zorunlu hale geldiğini ifade etti. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın geliştirdiği paradigmanın Kürt halkının ayakta kalmasını sağladığını söyleyen Şafi Aratemur, “Devlet de bunu görmeli, güvenlikçi politikaları terk etmeli” dedi.
‘Barışa ihtiyaç var’
Barışın sağlanması için gerekli koşulların oluştuğunu dile getirenŞafi Aratemur, “50 yıldır süren savaş koşullarını Sayın Abdullah Öcalan’ın yaptığı çağrı sonlandırdı. Buna rağmen halen seçim, ihale ve iktidar hesapları yapanlar var. Oysa büyük bir savaş çıkarsa ne Kürtler ne de Türkler bundan kurtulabilir. Bu nedenle temel ihtiyaçlardan daha fazla barış ortamına ihtiyaç var” ifadelerini kullandı. Artık hiçbir halktan insanın yaşamını yitirmemesi gerektiğini vurgulayan Şafi Aratemur, “Ne Kürtlerin, ne Türklerin, ne Arapların ne de başka halklardan insanların ölmesini istemiyoruz. Ölüm insanlık dışı bir uygulamadır. Bizim de dünya halkları gibi haklarımız var. Bu zihniyetin değişmesi gerekiyor” dedi.
Abdullah Öcalan’ın attığı adımlara dikkat çeken Şafi Aratemur, süreci sonuna kadar desteklediklerini belirtti. Şafi Aratemur, “Herkesten daha fazla barış koşullarının oluşmasını biz istiyoruz. Bu dünya hepimize yeter. Birlikte yaşamaya hazırız ancak bunun için yasaların değişmesi gerekiyor” diye konuştu.
Haber: Ozan Bayındır \ MA








