Çewlîg Ovası’nda mısır ekimi yapan çiftçiler, yoğun yağışlar nedeniyle tarlada kalan ürünleri için tek alıcı firma SÜTAŞ’ın yeterli biçerdöver göndermediğini belirterek çözüm talep etti. Üreticiler, firmanın dayattığı gübre ve tohum politikaları yüzünden verimin dekara 7-8 tondan 1,5 tona kadar düştüğünü ve yüksek miktarda borçlandıklarını söyledi
Çewlîg’in (Bingöl) en verimli tarım arazilerinde mısır tarlada çürümeye terk edildi. Çewlîg Ovası’ndaki üreticiler, bir yandan iklim krizinin etkileriyle boğuşurken diğer yandan tek alıcı konumundaki SÜTAŞ’ın güvencesiz ve sözleşmesiz alım baskısıyla karşı karşıya. Ovadaki tarım arazilerinin yaklaşık yüzde 80’inde üretim yapan çiftçiler, elverişsiz hava koşullarının yanı sıra firmanın dayattığı gübre ve tohum politikaları yüzünden verimin dekara 7-8 tondan 1,5 tona kadar düştüğünü ve yüksek miktarda borçlandıklarını belirtti. Firmanın toprağın çamur olduğu gerekçesiyle sahaya yalnızca üç biçerdöver gönderdiğini aktaran üreticiler, acilen ek iş makinesi sevk edilmemesi halinde toplamda milyonlarca liralık yatırımlarının heba olacağını vurgulayarak yetkililere çağrıda bulundu. SÜTAŞ’ın tekelci yaklaşımı nedeniyle büyük bir mağduriyet yaşayan Xiraba (Gözeler) köyündeki çiftçiler, firmanın alım süreçlerini yavaşlatması nedeniyle ürünlerinin tarlada kalma riskiyle karşı karşıya kaldıklarını söyledi. Çiftçiler İmdat Morsünbül, Barış Özbahçeci ve Nişan Otu, yaşadıkları sorunları MA’ya anlattı.
Tek alıcıya mecbur bırakıldılar
SÜTAŞ firmasının bölgede tek alternatif kurum olması sebebiyle köylülerin tek alıcıya mecbur bırakıldığını aktaran İmdat Morsünbül, kapalı sulama sistemiyle altın değerine ulaşan ovada ürünlerini pazarlayacak başka bir yer bulamadıklarını dile getirdi. Başlangıçta tohum ve gübre desteği sağlayan SÜTAŞ’ın zamanla bu “destekleri” kestiğini söyleyen İmdat Morsünbül, şu sözleri söyledi:
“Baktılar ki çiftçi her dediğimizi kabul ediyor; tohumu, gübreyi kestiler. Geçen yıl verdikleri tohum yüzünden dekara 7-8 ton yerine en fazla 1,5-2 ton verim alabildik, hepimiz zarar ettik.”
Bu yıl yağışlar nedeniyle ekimlerin haziran sonuna kaldığını, biçim zamanı geldiğinde ise firmanın “araç giremez” diyerek çamuru bahane ettiğini aktaran İmdat Morsünbül, 200 dönüm ekim yaptığını, maliyetinin 2 milyon 400 bin lirayı bulduğunu ve bankalar ile toptancılara 1 milyar 800 milyon lira borcu olduğunu söyledi. İmdat Morsünbül, yetkililerin ve firmanın çözüm üretmek yerine kendilerine çözümsüzlük dayattığını söyledi.
Kooperatifleşme çağrısı
Sorunun temelinde örgütsüzlük ve yerel yönetimlerin ilgisizliği olduğunu vurgulayan İmdat Morsünbül, şu ifadeleri kullandı:
“Komünal yaşam topraktır, doğadır, sudur. Yerel yönetimlere bildirmemize rağmen pratikte hiçbir şey yapılmadı, hepsi sözde kaldı. Köylünün örgütlenmesi kooperatifleşmeden geçer.”
Çiftçinin sadece mısıra mahkûm edilmeyip alternatif ürünlerle desteklenmesi gerektiğini belirten İmdat Morsünbül, Çewlîg Ovası’ndaki 16 bin hektarlık alanın yüzde 80’inin SÜTAŞ’a çalıştığını hatırlattı. Firmanın resmi sözleşme yapmaktan kaçındığını ancak “Sıvı gübremi dökmezsen ürününü biçmem” diyerek köylüyü kendi gübresini satın almaya zorladığını belirten İmdat Morsünbül, üreticinin her açıdan kıskaca alındığını söyledi.
SÜTAŞ bahaneleriyle aileleri zora sokuyor
Mêrdin’den ailesiyle gelerek üç yıldır Çewlîg’de çiftçilik yapan Barış Özbahçeci, geçen yıl karpuzdan zarar ettikten sonra mısıra yöneldiğini ancak yine mağdur olduğunu dile getirdi. Ürünü yetiştirmelerine rağmen SÜTAŞ’ın biçim yapmadığını aktaran Barış Özbahçeci, durumu şu sözlerle ifade etti:
“‘Toprak çamurlu, alan müsait değil’ diye her şeye bahane buluyorlar. 1 milyon lira para koymuşum bu mısıra; tarladaki ürün biçilmezse tek arabam var, onu satıp bu zararı karşılamak zorundayım.”
İki çocuğu ve ailesiyle normalde Eylül ayında memleketine dönmüş olması gerektiğini belirten Barış Özbahçeci, ürün tarlada kaldığı için çaresizce beklediklerini ve önlerini göremediklerini ifade etti.
Emekler boşa gitti
Mısır üreticilerinden Nişan Otu da üst üste iki yıldır yağmurlar ve ilgisizlik nedeniyle zor durumda olduklarını söyledi. Trilyonlarca lira masraf yaptıklarını belirten Nişan Otu, şu ifadeleri kullandı:
“Yağmur dursun da bize 10-15 gün müsaade etsin diye dua ediyoruz artık, emeğimiz boşa gitmesin. Sahaya 3 tane makine göndermişler; 3 biçerdöverle bu koca ova nasıl bitsin? İsteseler 5-6 tane biçer sokarlar, 3-5 günde bütün ovayı bitirirler. Biz bunu istiyoruz, bize acilen biçerdöver göndersinler, emeğimiz tarlada çürümesin.”
HABER MERKEZİ









