Milas’a bağlı 6 köye ilişkin alınan ‘acele kamulaştırma’ kararına karşı açılan davada, Danıştay ‘yürütmeyi durdurma’ kararı verdi
Muğla’nın Milas ilçesine bağlı 6 köye dair alınan “acele kamulaştırma” kararına karşı açılan davada Danıştay, “Yürütmeyi durdurma” kararı verdi. Karar, traktör konvoyu ile kutlandı.
Nöbet alanında yapılan açıklamada, “Acele kamulaştırma geri çekilsin” ve “Yaşam savunuculuğu yargılanamaz” pankartları taşınarak, sık sık “Köylüyüz, güçlüyüz, kazanacağız”, “Limak defol bu topraklar bizim” ve “Biz bitti demeden bu dava bitmez” sloganları atıldı.
‘Birlikte kazandık’
Burada konuşan İkizköy Muhtarı Nejla Işık, Danıştay’ın verdiği kararın aynısını Anayasa Mahkemesi’nden de beklediklerini söyledi. Haftalardır direndiklerini hatırlatan Nejla Işık, “Kararla yüreğimize su serpildi. Güçlüyüz, birliktelikle bu sonucu elde ettik. Ama mücadelemiz bitmedi, bitmeyecek. Mücadelemizi daha da büyüteceğiz. Aynı kararlılıkla, topraklarımıza, köyümüze, ormanlarımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz. Bu karar tamamen iptal edilene, şirketler köyümüzden gidene kadar ‘kazandık’ demeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
Umut etmekten vazgeçmemek gerektiğini ifade eden Nejla Işık,” Biz direnenler kazanacak, şirketler kaybedecek. Yüreği burada atan herkese teşekkür ediyoruz.”
‘Esra Işık derhal serbest bırakılmalı’
Konuya ilişkin açıklama yapan İkizköylülerin avukatlarından Arif Ali Cangı, şunları söyledi:
“Acele kamulaştırma kararı durduruldu. Akbelen’de yaşam alanlarına, zeytinliklere karşı verilen acele kamulaştırma kararına karşı yürütülen hukuk mücadelesinde önemli bir eşik aşıldı. Bu karara karşı açılan toplam 93 dosyada Danıştay 6’ncı Dairesi yürütmeyi durdurma kararı verildi. Bu karar uzun süredir fiilen etkisizleştirilen hukuk için güçlü bir yargı müdahalesidir. Bu kararla birlikte acele kamulaştırma işleminin hukuki yanı kalmamıştır. Kararda belirtildiği üzere; bölgede acele kamulaştırma yapılacak acelecilik hali yoktur. Ekonomik gelecekler, üretim hedefleri ya da şirket faaliyetlerinin sürekliliği kanunun öngördüğü istisnai yöntemi meşrulaştıramaz. Bu tespit başından beri dile getirdiğimiz Akbelen’deki doğaya ve yaşam alanlarına yapılan müdahalenin kamu yararına değil, belli bir ekonomik tercihe dayandığını göstermiştir. Bu tarihi kararın en önemli sonucu acele kamulaştırma işlemine dayanarak yürütülen tüm idari ve yargı süreçlerinin hukuki dayanağını yitirmiş olmasıdır. El koyma girişimleri, bedel tespit işlemleri artık hukuken geçersizdir. Aksi yönde her uygulama hukuksuzdur, suçtur. Bu hukuksuz sürece dayanarak yürütülen işlemler yalnızca mülkiyet hakkını değil, kişi özgürlüğünü de doğrudan etkilemiştir. Esra Işık bakımından hukuki durum tartışmaya yer bırakmayacak kadar açıktır. Tutuklamaya dayanak yapılan süreçlerin hukuki temeli ortadan kalkmıştır. Esra’nın engellediği iddia edilen keşif artık geçersizdir. Esra Işık derhal serbest bırakılmalıdır.”
Kaynak: MA









