DBP Parti Meclisi üyesi Bünyamin Şeker, kent kent yürütülen halk buluşmalarında dile getirilen talep ve eleştiriler doğrultusunda yeni bir yol haritası oluşturacaklarını duyurdu
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), barış ve çözüm sürecinin toplumsallaşması amacıyla “Barışın sözünü halkla kuruyoruz” şiarıyla farklı kentlerde halk buluşmaları gerçekleştiriyor. İşçilerden sivil toplum kuruluşlarına, farklı inanç gruplarından siyasi çevrelere kadar geniş bir kesime ulaşmayı hedefleyen DBP, toplantılarda halkın beklenti ve önerilerini dinleyerek sürece ilişkin yeni politikalar geliştirmeyi amaçlıyor.
Çalışmaların kapsamına ilişkin değerlendirmelerde bulunan DBP Parti Meclisi üyesi Bünyamin Şeker, halk buluşmalarının yalnızca toplantı düzenlemekle sınırlı olmadığını belirtti. 27 Şubat bildirgesinden bu yana bu doğrultuda çalışma yürüttüklerini söyleyen Bünyamin Şeker, şunları kaydetti:
“Devlet sürecin toplumsallaşması yönünde yeterli çabayı göstermiyor. Toplumun sürece hazır olmadığı yönündeki değerlendirmeler de doğru değil. Bizler bu buluşmalarda sürece mesafeli yaklaşan kesimlere de ulaşmaya çalışıyoruz. Bu halk buluşmalarında barışın sözünü halkla kuruyoruz. Orada halkımızdan çok ciddi bir teveccüh görüyoruz. Halkımızın ciddi bir katılımı var; düşüncelerini ve beklentilerini dile getiriyorlar.”
‘Halkın talep ve eleştirileriyle yeni politikalar belirliyoruz’
Halk buluşmalarında dile getirilen görüşlerin yeni politikaların oluşturulmasında belirleyici olduğunu vurgulayan Bünyamin Şeker, toplantıların bilgilendirmenin ötesinde halkın ihtiyaçlarını tespit etmeyi hedeflediğini ifade etti.
Bünyamin Şeker, sürecin yürütülüşüne dair şu değerlendirmede bulundu:
“Halkın ne beklediğini, sürecin nasıl olması gerektiğini kendisi dile getiriyor. Biz de halkın temsilcileri olarak oradan çıkan sonuçlara göre yeni politikalar belirliyoruz. Sürecin ilerlemesi için ne yapılması gerektiğine ilişkin tartışmaları ve sonuçları değerlendirerek yeni politikalar oluşturmaya çalışıyoruz.”
‘Atılmayan adımlar kaygıyı artırıyor’
Toplantılarda öne çıkan kaygıların başında devlete duyulan güvensizliğin geldiğini vurgulayan Bünyamin Şeker, somut adımların atılmamasının halkta haklı bir endişe yarattığını söyledi.
Hükümetin politikalarını eleştiren Bünyamin Şeker, şunları dile getirdi:
“Halkın süreci iyi okuduğunu görüyoruz. Devletin hiçbir şey yapmamış olması onlarda kaygılı bir bekleyişe neden oluyor. Hükümetin politikalarına ve süreci yürütme tarzına baktığımızda halkın bu yönde kaygı içerisinde olması haklı bir kaygı olarak önümüze çıkıyor.”
‘Dil ve kimlik haklarına ilişkin yol haritası çıkarılacak’
Halkın özellikle kimlik ve dil haklarına ilişkin beklentilerinin yoğun olduğunu aktaran Bünyamin Şeker, tarihsel inkâr politikalarının son bulup bulmayacağına dair soruların gündeme geldiğini ifade etti. Gelen talepler doğrultusunda bir hat çizeceklerini belirten Bünyamin Şeker, şöyle konuştu:
“Bu kadar yıllık bir mücadele söz konusu. Yüzyıldan fazla bir süredir devletin inkârı ve reddi var. Hatta birçok dönemde imha politikaları yürürlükteydi. Bu süreçle birlikte ya da sürecin başarıya ulaşmasıyla bunların hepsi ortadan kalkacak mı? Kimliğimizi, dilimizi özgür bir şekilde taşıyabilecek miyiz? Halkın bu yönde soruları var. Bu noktada talep ve eleştiriler derlenerek analiz edilecek ve bir yol haritası oluşturulacak.”
‘Sürece desteği ve güveni artırmayı hedefliyoruz’
Çalışmaların belirli bir takvimle sınırlandırılmadığını, DBP’nin örgütlü olduğu Dersim, Xarpêt (Elazığ) ve Qers (Kars) gibi birçok alanda toplantıların sürdüğünü belirten Bünyamin Şeker, hedeflerini şu sözlerle tamamladı:
“Öngördüğümüz, bitmesini beklediğimiz bir takvimimiz yok. ‘Şu tarihte başlayacağız, şu tarihte bitireceğiz’ şeklinde teknik bir yaklaşımımız söz konusu değil. Olabildiğince halk buluşmalarını yapmadığımız kentimiz kalmayacak. Bu buluşmalarla toplumun sürece desteğini artırmak ve güven sorununu aşmasına katkı sunmak istiyoruz. Partimizin, siyasi hareketimizin bu noktada ne kadar samimi ve istekli olduğunu, sürecin başarıya ulaşması için ne kadar çaba içerisinde olduğunu anlatmaya çalışacağız.”
Kaynak: ANF









