• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
13 Mayıs 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Ekoloji

Dîlok’ta emek cehennemi OSB zehir saçıyor

9 Mayıs 2026 Cumartesi - 00:00
Kategori: Ekoloji, Manşet

Dîlok’ta Karahöyük ve Başpınar OSB’de sanayi atıkları ile zehirli atık çamuru yakma işletmesi kapasitesini arttırıyor. İşçiler için cehenneme dönüşmüş olan OSB’deki yakma tesisi işçiler ve bölge halkını zehirliyor

K. Bülent Ongun

Gaziantep Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü tarafından Şehitkamil İlçesi’ndeki Karahüyük/ Başpınar OSB’de (Organize Sanayi Bölgesi ) faaliyet gösteren ayık yakma tesisinde kapasite artışı yapacağı duyuruldu. Mevcut 4 reaktörlü ve 240 ton/gün kapasiteli tesise, 120 ton/gün kapasiteli 1 adet reaktör eklenerek toplam 360 ton/gün kapasiteye ulaşılacağı bildirildi. İlave edilmesi planlanan tek reaktörlü 120 ton/gün kapasiteli tesis mevcut beton zemin üzerine 4 reaktörlü ve 240 ton/gün kapasiteli tesisin hemen yanına inşa edilecek. Kurulacak 120 ton/gün atık sanayi çamuru tesiste yakılacak. Adeta bir emek cehennemi haline gelen Dîlok (Antep) OSB’lerinde işçiler büyük bir sömürü altına alınırken diğer yandan yanı başındaki atık yakma tesislerinden kaynaklı olarak kanser dahil birçok hastalığa yakalanıyorlar.

Yakma tesisi sayısı 300

OSB’lerin atık çamurları, yıllarca gübre niyetine köylüye dağıtılıp topraklar zehirlenirken, bu atık çamurları arsenik dahil birçok ağır metalleri barındırıyor. Bu atıkları yakarak bertaraf etmek ise sadece bir yanıltıcı ifade olarak tanımlanıyor. Bertaraf edilen şeyin çok zehirli kül ve gazlara dönüşürken, yaşam ise zehirleniyor. Türkiye’de sayıları 300’e ulaşan atık yakma tesislerinde yakılan her 3 ton atıktan yaklaşık 1 ton kül ortaya çıkarken, havaya karışan ağır metal ve KOK’lardan (Kalıcı Organik Kirletici) yüzlerce kat daha fazlası uçan küllerle çevreye yayılıyor ve çıkan zehirli gazlarla birlikte yaşam tehdit altına giriyor.

Zehir yeraltı sularına sızıyor

Ne kadar önlem alınırsa alınsın, kül boşaltım alanlarındaki küllerin rüzgârla birlikte çevreye yayılması engellenemiyor. Kül toplama alanlarının su geçirmez olduğu iddia edilen zemini göreceli bir koruma sağlıyor. İçeriğindeki zehirli atıklar zamanla çok daha zehirli farklı bileşiklere dönüşüyor. Sızıntı yeraltı sularını kirletiyor. Suyun doğal çevrimi, kirliliği her alana yayıyor. Besinler kirlenirken ortaya çıkan kirlilik sonunda insan dâhil her canlıya ulaşıp kanser vd. birçok hastalığa yol açıyor olması bu tesisleri kuranların başvuru dosyalarında yer almıyor. Öte yandan geri dönüşüm tesisleri yerine yakma tesislerinin kurulması döngüsel ekonomiye büyük zarar veriyor.

Geri dönüşüm iş alanı yaratıyor

Avrupa’da atıkların ayrıştırılıp işlendiği geri dönüşüm merkezlerinin 36 iş kolu yarattığı ve yeniden kullanım faaliyetlerinin ise 296 iş alanı ile birlikte topalm 332 iş alanı yarattığı belirtiliyor.

Danimarka İklim Bakanı Dan Jorgensen yaptığı bir açıklamada, “15 yıldır atık yakma sorununu çözemedik. Boş çöp yakma fırınlarını doldurup yakmak için yurt dışından plastik atık ithalatına son vermenin zamanı geldi” açıklaması Türkiye’ye halen kesintisiz ithal edilen lastik ve diğer atıkların nedenini de ortaya çıkarıyor. Dünya Enerji Konseyi, kilogram başına atığın, kömürün enerjisinin yarısından azını, doğalgazın enerjisinin üçte birinden azını ürettiğini ve çok daha fazla kirliliğe yol açtığını tespit eden raporları yayınlamış olması ise mevcut iktidarı ilgilendirmediği gibi bu sürece övgüler düzmeleri dikkat çekiyor.

Sıfır atık iniyasitifi!

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü dolayısıyla yaptığı açıklamalarda dünyanın büyük bir enerji kriziyle karşı karşıya kaldığını iddia ederek, 2017 yılında Emine Erdoğan’ın başlattığı Sıfır atık inisiyatifini daha anlamlı hale geldiğini belirtti. Bayraktar, “Atığı döngüsel ekonomiye katabilmek çok daha anlamlı ve önemli. Türkiye’de bugün yaklaşık 2 bin 500 megavat kurulu güçle atıklardan enerji üretimi söz konusu. Yaklaşık 300’e yakın tesiste bu faaliyet yürütülüyor. Bu, enerji güvenliğimiz için de çok önem arz ediyor. Aynı zamanda dışa bağımlılığımızı da düşürmüş oluyoruz, emisyonlarımızı düşürmüş oluyoruz” iddiaları dikkat çekiyor.

Tesisler Türkiye’de!

Bakan Bayraktar gibi, atıkların enerjiye dönüştürülmesinin savunucuları, örnek olarak Avrupa’yı gösteriyor. Ancak 20 yıl boyunca yakmayı tercih ettikten sonra Avrupa bu tesislerin yarattığı kirlilik ve buna karşı ortaya çıkan tepkiler, karbon emisyonlarına olan katkısı gibi nedenlerden dolayı atık yakma işleminden hızla uzaklaşıyor. 2024 yılında İskoç Çevre Koruma Ajansı, Dumfries’teki atıktan enerjiye dönüştürme fırınının işletme lisansını, iptal etti. Yıllardır Avrupa ülkeleri, yeni teknolojinin kirliliği en aza indirdiğini ve enerji üretimini artırdığını iddia ederek, “atıktan enerjiye” başlığı ile yakma tesisleri inşa etti. Ancak tesislerin çevreye yaydığı kirlilik ve CO2 emisyonlarını yükseltmesi nedeniyle AB artık bu çöp yakma tesislerine verdiği desteği geri çekti. Avrupa’da vazgeçilen yakma tesislerinin ise Türkiye’de ortaya çıkması manidar bir durum.

Tesisler yaşamı zehirliyor

Yakma fırınlarından çıkan toksinler arasında kansere, sinir hasarına ve doğum kusurlarına neden olabilen dioksinler, cıva, arsenik ve kadmiyum bulunur. Bir çöp yakma fırınının rüzgâr yönünde yaşayan herkes bu tehlikeli kimyasalları soluma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Toksinler aynı zamanda çiftlik hayvanları tarafından yenilirken, atık küller toprağa düşmekte ve besin zincirimize girerek nehirlere, limanlara ve kıyı sularına karışmaktadır. Belediyeler ve yakma şirketleri yakma fırını taban külünün (IBA) yol yapımı ve inşaat da dâhil olmak üzere birçok kullanımından bahsediyorlar. Ancak araştırmacılar, IBA’nın ağır metalleri çevreye sızdırdığını belirtiyorlar. Çok sayıda araştırma, ağır metallerin IBA’dan salınarak çevreye yayıldığını gösteriyor. Ağır metaller düşük konsantrasyonlarda bile oldukça toksik olduğundan bu durum özel bir tehdit oluştururken, yakma işlemini savunmak sermaye yararından başkaca bir yarar üretmiyor.


Döngüsel ekonomi yok ediliyor

AB, büyük Avrupalı finans kuruluşlarını mali destek kapsamı dışında bırakarak Atıktan Enerjiye Dönüştürücü (WTE) yakma işleminden uzaklaştı. 2050 yılına kadar 2030 yılına kadar toplam atığı yarıya indirmek gibi iddialı hedefler belirledikten sonra atık yakma tesislerine tepki gündemde ağırlıklı yer almaya başladı. Ayrıca döngüsel ekonomiye geçişi desteklemek yerine yakma tesisleri buna büyük zarar veriyor. Atıkların ayrıştırılıp işlendiği geri dönüşüm merkezlerinin 36 iş kolu yarattığını ve yeniden kullanım faaliyetlerinin ise 296 iş alanı yarattığı belirtilerek yakma tesislerinin döngüsel ekonomiye büyük zarar verdiği belirtiliyor.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Kandil izlenimleri: KCK açıklaması bir uyarı fişeği mi?

Sonraki Haber

Kürtler ve yükselen özgürlük ateşi

Sonraki Haber

Kürtler ve yükselen özgürlük ateşi

SON HABERLER

Yaşamı Kurdîleştirmek

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mayıs 2026

Forumda ‘barışın hukuki zemini’ tartışıldı: Pozitif barış Kürt meselesinin çözümüdür

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mayıs 2026

Siyasi irade tanınacak mı?

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mayıs 2026

Satılmadık yer, deşilmedik dağ kalmadı!

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mayıs 2026

Bahçeli’nin dediklerini Erdoğan dinliyor mu?

Yazar: Yeni Yaşam
12 Mayıs 2026

‘Bakur’ belgeseli görüntü yönetmeni Koray Kesik’e hapis cezası

Yazar: Yeni Yaşam
12 Mayıs 2026

Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu’nda Ma Music konseri

Yazar: Yeni Yaşam
12 Mayıs 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır