Eğitim Sen, Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bir okulda yaşanan saldırıyı İzmir ve Ankara’da yaptığı açıklamalarla protesto etti. Okullardaki şiddetin münferit olmadığını belirten sendika, güvenlikçi politikalar yerine rehberlik ve sosyal hizmetlerin güçlendirilmesini istedi
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bir okulda gerçekleşen saldırıya dair açıklama yaptı. İzmir ve Ankara’da yapılan basın açıklamalarında saldırıyı protesto eden Eğitim Sen, Bakan Yusuf Tekin’in istifa etmesini istedi.
İzmir
Eğitim Sen İzmir şubeleri, Konak İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı. Basın metnini şubeler adına Eğitim Sen İzmir 5 No’lu Şube Başkanı Savaş Candemir okudu.
Bugün yaşanan olayın eğitim sisteminin içine sürüklendiği yapısal krizin, derinleşen toplumsal şiddet ikliminin doğrudan bir parçası olduğunu vurgulayan Candemir, Milli Eğitim Bakanlığının şiddet olaylarını önleyici eğitim sistemi ilerletmek yerine öğrenci ve öğretmenlerin kıyafeti üzerine politikalar ürettiğini kaydetti. Okullarda ve okul çevrelerinde öğrencilerin saldırıların hedefi olduğunu belirten Candemir şunları belirtti:
“Eğitim emekçileri her gün şiddet riskiyle yüz yüze çalışırken, bakanlığın eğitimin asıl ve hayati sorunu olan ‘güvenli okul güvenli gelecek’ talebini görmezden gelmesi ve kamuoyunu tamamen şekilci meselelerle meşgul etmesi kabul edilemez. Okullarda öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin yaşam hakkını ve güvenliğini tehdit eden sorunları ve giderek derinleşen şiddet iklimini halı altına süren bu anlayış, MEB’in eğitimin gerçek ihtiyaçlarından ve sahadaki yakıcı gerçeklerden ne kadar kopuk olduğunu açıkça göstermektedir.”
’Güvenlikçi yaklaşım sorunu daha da derinleştiri’
Okul saldırılarına çözümünün okullardaki Psikolojik Danışman Rehberlik öğretmenlerinin sayısının arttırılması ve kalabalık sınıfların azaltılması olduğunu söyleyen Candemir şu ifadeleri kullandı:
“Okulları aşırı güvenlikçi denetim alanlarına dönüştüren, eğitim kurumlarının toplumsal ve demokratik dokusunu zedeleyen ve öğrencileri potansiyel birer “suç öznesi” olarak gören yaklaşımlar çözümsüzlüğü daha da derinleştirmektedir. Bu doğrultuda kalıcı çözüm, okulları sadece güvenlikçi bir anlayışa teslim etmekte değil; Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik (PDR) hizmetleri ile Sosyal Hizmet uzmanlarını eğitim sürecinin tam merkezine koymakta yatmaktadır. Eğitim sisteminin uzun süredir devam eden temel sorunlarından biri olan kalabalık sınıf mevcutları derhal azaltılmalı, öğrenciler ve eğitim emekçileri açısından daha sağlıklı ve güvenli eğitim ortamları oluşturulmalıdır. Müfredat ise sadece sınava odaklı eleme ve yarıştırma mantığından çıkarılarak; öfke kontrolü, akran zorbalığıyla mücadele, kültür, sanat ve sporla desteklenen güçlü bir pedagojik yapıya kavuşturulmalıdır. Okulların güvenliği polisiye yöntemlerle sağlanmaya çalışılmamalı.”
Manisa’da lisenin önünde silahlı saldırı: 2’si ağır 11 yaralı
Ankara
Eğitim Sen Ankara Şubesi de okullarda güvenlik talebiyle Eğitim Bakanlığı önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamayı, Eğitim Sen 2 Nolu Şube Başkanı Tülay Yıldırım yaptı.
Tülay Yıldırım, okullardaki güvenilik sorunlarının sadece kamera, polis ve güvenlik görevlileri ile çözülemeyeceğini belirterek okulların hem öğrencilerin hem de öğretmenlerin kendilerini güvende hissedeceği bir yaşam alanı olması gerektiğini söyledi. Tülay Yıldırım, “Yoksulluk büyüyor. İşsizlik ve geleceksizlik gençleri kuşatıyor. Çocuklar sınav ve rekabet baskısı altında eziliyor. Okullarda sınıf mevcutları yükseliyor. Rehberlik hizmetleri yetersiz kalıyor. Öğretmenler ekonomik ve mesleki açıdan değersizleştiriliyor. Toplumsal yaşamda şiddet dili normalleştiriliyor. Dijital mecralarda çocuklar ve gençler yoğun şiddet içerikleriyle karşı karşıya bırakılıyor, akran zorbalığı gün geçtikçe artıyor. Okullardaki şiddet münferit değildir, sorun sistematiktir” diye konuştu.
‘Yusuf Tekin istifa!’
Ardından söz alan Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) üyesi Evrim Gülez ise yaşanan saldırının, öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin can güvenliğinin ne kadar hayati bir sorun olduğunu tekrar gösterdiğini belirtti. Evrim Gülez devamında şunları söyledi:
“Okullar; çocukların ve öğrencilerin korkuyla değil güvenle geldiği, kendilerini özgürce ifade ettiği, eğitim emekçilerinin güven içinde çalıştığı yaşam alanları olmak zorundadır. Hiçbir öğrenci okula giderken, hiçbir eğitim emekçisi görevini yaparken şiddet tehdidiyle karşı karşıya kalmamalıdır. Okullarda ve okul çevrelerinde yaşanan şiddet olayları münferit vakalar olarak geçiştirilemez. Şiddeti ortaya çıkaran nedenlerle mücadele edilmesi, okul güvenliğinin pedagojik ilkeler doğrultusunda ele alınması ve bireysel silahlanmanın önüne geçilmesi kamusal bir sorumluluktur. Öğrenciler için güvenli okul, eğitim emekçileri için güvenli çalışma ortamı, hepimiz için güvenli gelecek istiyoruz. Bu sorumluluğun muhatabı Millî Eğitim Bakanlığıdır ve Yusuf Tekin’den beklediği, yaşananların sorumluluğunu üstlenmeli ve vakit kaybetmeksizin istifa etmelidir.”
Kaynak: MA









