• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
16 Ocak 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Manşet

El Kaide’den HTŞ’ye, Colani’den Şara’ya: Suç dosyası kabarık

16 Ocak 2026 Cuma - 10:28
Kategori: Manşet, Ortadoğu

Halep’te Kürtlere dönük saldırılarıyla gündemde olan DAİŞ türevi HTŞ’nin suç karnesi bir hayli kabarık. HTŞ döneminde Hevrîn Xelef ve birçok kişinin katili orduda göreve getirilirken, binlerce Alevi ve Dürzi vahşi bir şekilde katledildi

“El Nusra/Heyet Tahrir Şam Cephesi silahlı terör örgütü içerisinde faaliyette bulundukları tespit edilen 11 şüphelinin gözaltına alınmalarına karar verilmiştir.” Bu ifadeler, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2021 yılında yaptığı bir açıklamada yer alıyordu. Yine 2023 yılının Mart ayında İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün yaptığı bir açıklamada aynen şu ifadeler geçiyordu: “İstanbul’da DEAŞ, HTŞ ve El Kaide operasyonunda 13 zanlı yakalandı.”

Gözaltına alınanların bazıları tutuklandı, bazıları ise serbest bırakıldı. Tutuklananların akıbeti bilinmezken, 2024 yılının sonlarına doğru bu tür açıklamalarda HTŞ’nin ismi yer almamaya başladı. Nedeni ise Suriye’de 50 yılı aşkın süre varlığını sürdüren Baas rejimi çökmüş, yerine de HTŞ gelmişti.

Halep’teki katliamlarla gündemde

HTŞ yani bir diğer adıyla Heyet Tehrir el-Şam, bugünlerde Türkiye ve Kürdistan başta olmak üzere tüm dünyanın gündeminde. Suriye’yi demokratikleştirmek ya da kalkındırmakla değil, Kürtlere dönük gerçekleştirdiği katliamlarla gündemde.

Binlerce HTŞ’li, 6 Ocak’ta Halep’te Kürtlerin yoğun yaşadığı Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerini hedef aldı. Bazıları DAİŞ armalarıyla saldırılarda yer aldı, bazıları ise tekbir getirerek. 6 gün devam eden çatışmalarda kadın bir savaşçının cansız bedenin binadan atıldı, on binlerce kişi göçe zorlandı, yüzlerce kişi kaçırıldı, bazı kişiler infaz edildi, hastane bombalandı, evler talan edildi. Kaçırılan birçok kişinin akıbeti ise henüz bilinmiyor.

DAİŞ ve Nusra Cephesi’nden HTŞ’ye

Söz konusu yapının suç karnesi bir hayli kabarık. Geçmiş dönemlerde de farklı inanç ve halklara karşı benzer katliamlar gerçekleşirdi. Halen birçok devletin “terör listesi”nde yer alan bu yapının kökenleri DAİŞ’e uzanıyor.

Örgütün lideri olan ve şu an Ahmed Şara ismini kullanan Muhammed el-Colani, gençlik yıllarında Irak’a geçti ve El Kaide’ye (2003-2004) katıldı. Örgütte hızla yükseldi ve Irak El Kaidesi’nin kurucusu Ebu Musab ez-Zerkavi’nin yakın çevresinde yer aldı.

Sahte kimlik gerekçesiyle bir süre Amerikan güçleri tarafından hapse atıldı. 2008 yılında serbest bırakıldı, 2011’de Suriye’de iç savaş başladıktan sonra DAİŞ’in başındaki Ebu Bekir el Bağdadi tarafından Suriye’ye gönderildi.

Colani, burada Nusra Cephesi’ni kurdu. Nusra Cephesi, 2013 yılında DAİŞ ile yollarını ayırdı. 2015 yılının Mart ayında diğer paramiliter gruplarla birlikte “Fetih Ordusu” adlı ortak operasyon kurdu, sonrasında İdlib’de kontrolü sağladı.

Nusra Cephesi, geçmiş dönemdeki El Kaide’nin “olumsuz imajını” tersine çevirmek için isim değişikliğine gitti. Colani, 2016 yılında El Kaide ile yollarını ayırdı ve aynı yılın 29 Temmuz’unda örgütün adını “Şam’ın Fethi Cephesi” olarak değiştirdi.

HTŞ, kendi adıyla 28 Ocak 2017’de çeşitli silahlı grupların birleşmesiyle kuruldu.

HTŞ’nin içerisinde farklı ülkelerden çok sayıda militan bulunuyor. Suudi Arabistan, Mısır, Tunus, Cezayir, Ürdün, Sudan, Birleşik Arap Emirlikleri, Çin (Uygur-Doğu Türkistan), Çeçenistan, Türkiye, Almanya, Sırbistan, Makedonya, Fransa gibi ülkelerden binlerce radikal cihadist HTŞ’nin içerisinde yer alıyor.

En büyük destekçisi Türkiye

HTŞ’nin uluslararası alanda kimi devlet ve örgütlerden destek aldığı biliniyor. HTŞ, İdlib sürecinde en büyük desteği Türkiye’den aldı. Birçok kaynak, Colani ve HTŞ’nin bu ölçüde büyümesini Türkiye’nin desteğine borçlu olduğunu vurguluyor.

‘Terör’ listesinde

HTŞ, Avrupa Birliği içerisinde yer alan birçok ülkenin yanı sıra İngiltere ve Hollanda gibi ülkeler tarafından “terör örgütü” olarak kabul ediliyor. Türkiye de bu ülkeler arasında. Bir süre önceye kadar ABD’nin de “terör ve yaptırım listesi” arasındaydı. HTŞ, uluslararası güçlerin desteği ve onayıyla 8 Aralık 2024’te Esad rejimini devirerek, Suriye’de yönetimi ele geçirmesinin ardından Trump yönetimi tarafından söz konusu listeden çıkarıldı. ABD, daha önce Colani’nin yakalanması için 10 milyon dolar ödül koymuştu. ABD-Şam görüşmesinin ardından bu ödül de kaldırıldı.

İdlib’deki katliamlar BM raporunda 

DAİŞ türevi olarak günümüze kadar varlığını sürdüren HTŞ, İdlib sürecinden günümüze halklar ve inançları birçok katliama maruz bıraktı. İdlib’de şeriata dayalı bir yargı sistemi kurdu. İdeolojisini yaymak için sanal medya üzerinden profesyonel ekiplerle çalıştı. İdlib ve çevresinde vergi toplayarak, sınır geçişlerini  kontrol etti.

Bu süreçte Esad rejiminin hakimiyeti altında bulunan yerlerde birçok katliam gerçekleştirdi. Sayı tam olarak bilinmese de yüzlerce kişi bu saldırılarda hayatını kaybetti. Bu saldırılar nedeniyle 1 milyonu aşkın kişi göç etmek zorunda kaldı. Bu durum Birleşmiş Milletler (BM) araştırmacıları tarafından 2020 yılında hazırlanan rapora da yansıdı.

BM Uluslararası Bağımsız Suriye Araştırma Komisyonu raporunda, HTŞ’nin sivil bölgeleri “meşru askeri bir amaç gözetmeden” hedef aldığı kaydedildi. Ayrıca birçok kişinin gözaltındaki işkenceyle katledildiğine işaret edildi.

Anayasada halklar ve inançlar yok sayıldı

HTŞ, Esad rejimi düştükten sonra bu imajını değiştirmek ve uluslararası kamuoyunda meşruiyet sağlamak için yoğun çaba içerisine girdi. ABD ve Türkiye başta olmak üzere birçok ülke de bu çabaya büyük destek verdi. Ancak bu durum uzun sürmedi.

Geçtiğimiz yılın Ocak ayı sonunda, Colani kendisini geçici devlet başkanı olarak atadı. Ardından tüm halklar ve inançları yok sayan geçici anayasa imzalandı.

Colani’nin yakın müttefiklerinin hakim olduğu 23 kişiden oluşan yeni kabine de 29 Mart’ta kamuoyuna açıklandı.

Savaş suçluları orduda

Geçiş Hükümeti Dışişleri Bakanlığı görevine, Türkiye ile yakınlığıyla bilinen ve yüksek lisans ile doktora eğitimlerini İstanbul’da yapan Esad Hasan Şeybani getirildi. Eski El Kaide emirlerinden Enes Hattab, Genel İstihbarat Teşkilatı başkanlığına atandı.

Suriye genelinde birçok katliam gerçekleştiren gruplardan isimler de Savunma Bakanlığı bünyesinden toplandı. Liwa (Tugay) Ensar El Sîna, El Sina Ordusu, Said Bin Ebu Weqas Tugayi, Nuredin Zenki Hareketi, Ehrar El Şam (Hem Hesen Sofan grubuna bağlı hem de Amir El Şêx grubu), Feyleq El Rehman, Cebhet El Cinubiya Güçleri, Ceyş El İza, Ceyş El Nasir, Cebhet El Şamiye, Ceyş El İslam, Feyleq El Mecid, 51’inci Firqa, Siwar El Şam, 9’uncu Firqa, Sultan Süleyman Şah Firqası, El Hemza Firqası, Sultan Mihemed El Fatih Tugayı, 113’üncü Tugayı, Ceyş El Nuxba, Sultan Melik Şah, El Mutesim Fırkası, Ceyş El Şerqiye, Semerkand Tugayı ve El Selam Tugayı’ndan birçok isim çeşitli görevlere getirildi.

Hevrîn Xelef’in katili de orduda

HTŞ’nin askeri sorumlularından “Muhtar Türki” kod adlı Türk vatandaşı Ömer Muhammed Çiftçi de “tuğgeneral” olarak atandı. Suriye’nin Geleceği Partisi Genel Sekreteri Hevrîn Xelef’i katleden Ehmed El Hayis’i (Hatim Ebû Şeqra) da 86. Tümen’in sorumlusu olarak görevlendirdi.

Kadın katliamları

Dini ve etnik azınlıklara yönelik şiddet, zorla yerinden etme, kültürel ve dini mirasın tahrip edilmesi gibi uygulamalar hiç son bulmadı. Özellikle kadınlar açısından ağır bir tablo ortaya çıktı. En az 650 kadın, savaş kalıntıları, silahlı ve mezhepsel saldırılar, aile içi ve toplumsal şiddet gibi farklı nedenlerle yaşamını yitirdi.  Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), sadece HTŞ’nin ilk 1 yılında 127 kadının Suriye Geçiş Hükümeti’ne bağlı silahlı gruplarca katledildiğini belgeledi. Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR) ise yalnızca “meydan katliamları” kapsamında 100’den fazla kadının katledildiğini, Temmuz 2025’te ise yaklaşık bin 500 kadının katledildiğini raporladı.

Kadınlar karar mekanizmalarından uzaklaştırıldı

Kadınlara toplumsal yaşamda da ciddi kısıtlamalar getirildi. Başörtüsü ve peçe zorunluluğu, üniversitelerde cinsiyet ayrımı gibi uygulamalar yaygınlaştırıldı. Kadın hareketleri ve hak örgütleri büyük ölçüde işlevsizleştirildi. Nüfus sayım merkezlerinin verilerine göre, ülkede yaşayan yaklaşık 11 milyon kadına rağmen yönetim kadrolarındaki kadın oranı oldukça düşük. Kabinede yalnızca bir kadın bakan bulunuyor, Kadın İşleri ve Sosyal İşler Bakanı Hind Qebewat.

Binlerce Alevi katledildi

Şubat ve Mart 2025’te, Alevilerin yoğun olarak yaşadığı Lazkiye, Tartus ve Humus kırsalında katliamlar ve ciddi hak ihlalleri meydana geldi. Silahlı baskınlar, keyfi gözaltılar ve infaz iddiaları, bölgedeki mezhepsel kırılganlığı derinleştirdi. Binlerce Alevi, rejim değişikliğinin ardından mezhepsel saldırılara maruz kaldı.

Tehcire zorlandı, işkenceye uğradı, kaçırıldı, mallarına ve mülklerine el konuldu. Saldırılar sonucu aralarında kadın ve çocukların da olduğu binlerce Alevi hayatını kaybetti. Çok sayıda Çeçen ve Özbek HTŞ’li de söz konusu saldırılarda yer aldı.

Dürziler boyun eğmedi

Dürziler de sık sık HTŞ’nin hedefi oldu. Süveyda hattı, 2025 yılından Temmuz ayında organize saldırıların hedefi oldu. 8 Temmuz’da Dürziler özsavunma temelinde seferberlik ilan etti. Aşiretler, yerel meclisler ve dini liderler ortak bir savunma hattı kurdu. 9–12 Temmuz’daki çatışmalarda saldıran gruplar Süveyda’dan geri püskürtülürken, bölge yeniden Dürzi denetimine geçti. Temmuz ortasında ilan edilen bu durum sahada “Dürzilerin zaferi” olarak kaydedildi ve Esad sonrası dönemde Dürzi halkının zorla yönetilemeyeceğine dair güçlü bir mesaj verildi. Ancak bölgede büyük bir trajedi yaşandı. Tıpkı Aleviler gibi birçok Dürzi vahşi bir şekilde infaz edildi. Dürzilere dönük saldırılarda en az 2 bin kişinin hayatını kaybettiği raporlara yansıdı.

SMO ile Kürt düşmanlığında anlaştı

HTŞ, İdlib sürecinde sık sık çatıştığı Türkiye destekli SMO ile “barışma” yoluna gitti. Türkiye ve SMO, Esad rejimi devrildikten sonra Özerk Yönetim bölgelerine saldırılar başlattı. Minbic ilk hedef oldu. Ardından Fırat Nehri üzerindeki Tişrîn Barajı ve Qereqozak’a saldırılar başladı. Hayati öneme sahip barajın korunması için bölge halkı ve QSD güçleri 118 gün boyunca kesintisiz bir nöbet ve direniş yürüttü. Saldırılar sırasında Türkiye’nin SİHA saldırıları sonucunda 19 Aralık’ta gazeteciler Nazım Daştan ve Cihan Bilgin, 15 Şubat’ta Egid Roj, 19 Ocak’ta ise Kürt tiyatro sanatçısı Bavê Teyar ve onlarca sivil yaşamını yitirdi. 118 gün süren direnişte SMO grupları ağır kayıplar verdi. Ardından bölgede ateşkes sağlandı. Bu süreçte HTŞ de saldırıları izleyen ve yer yer destekleyen bir noktada durdu.

Haber: Azad Altay / MA

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

5 yıldır haksız yere tutuklu: 20 Ocak’ta sesime ses olun

Sonraki Haber

Sömürgeci-gangster kapitalist emperyalizm (2): Klasik ve yeni sömürgecilik

Sonraki Haber

Sömürgeci-gangster kapitalist emperyalizm (2): Klasik ve yeni sömürgecilik

SON HABERLER

İntihar vakaları artıyor: Erişilebilir psikolojik desteğe ihtiyaç var

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
16 Ocak 2026

Ücretli çalışan sayısı 15 milyon 891 bin 801 kişiye yükseldi

Yazar: Heval Elçi
16 Ocak 2026

Şehriban Şeker beraat etti

Yazar: Heval Elçi
16 Ocak 2026

Meclis’teki taciz davası başladı

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
16 Ocak 2026

Saruhan Oluç: Kimi pürüzler var ama süreç devam ediyor

Yazar: Heval Elçi
16 Ocak 2026

İran’da isyan büyüyor: Ne molla ne Şah

Yazar: Bedri Adanır
16 Ocak 2026

Star Kadın Derneği’ne 150 şiddet başvurusu: Devlet kadınları korumuyor

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
16 Ocak 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır