Aydın, Denizli, Manisa ve Çanakkale’de yoğunlaşan JES’ler Kürt coğrafyasında da yayılırken, Endonezya’da ortaya çıkan JES gerçeği önemli bir örnek. Mûş ve Çewlîg’de halkın tepki gösterdiği JES girişimini büyük bir yıkım yaratacak
K.Bülent Ongun
Endonezya’nın Orta Java bölgesindeki ünlü bir turistik yer olan Dieng’in karakteristik özelliği olan sisle örtülü yeşil tepeleriyle kaplı olan bir bölge. Dieng’deki jeotermal kaynaklar, 2002 yılında iki devlet şirketi olan Pertamina ve PLN’nin ortak girişimiyle kurulan 55 MW’lık enerji santralinin yönetimini devralan PT Geo Dipa adlı şirkete geçerken, Dieng’in Banjarnegara ve Wonosobo bölgelerinde 40 kadar üretim kuyusuna sahip. Diğer yandan 2023 yılı itibarıyla Java’daki elektrik üretim kapasitesindeki fazlalık yüzde 44’e ulaşmıştı. Kullanılmayan her 1 GW elektrik için PLN’nin yaklaşık 200 milyon ABD dolar zarar ettiği tahmin ediliyor. Ancak, aynen Türkiye’de olduğu gibi devlet kuruluşu olarak PLN’nin kayıpları, hükümet tarafından sermaye enjeksiyonlarıyla karşılanıyor. Buna karşın ihtiyaç olmamasına karşın elektrik üretim tesisleri kurulmaya devam edilirken, yarattığı kirlilikle JES’ler tartışmaların başında yer alıyor.
JES depremi tetikliyor
Öte yandan jeotermal arama ile depremler arasındaki bağlantı, yani tetiklenmiş sismisite, dünya çapındaki araştırmacılar tarafından net bir şekilde belgelenmiş durumda. Endonezya’nın 2017 Deprem Kaynağı ve Tehlike Haritası’na göre Dieng, bölgenin jeolojik ve volkanik aktivitesini etkileyen dört aktif fay hattının üzerinde yer alıyor. Utrecht Üniversitesi’nde jeolog olan Bosman Batubara, JES’lerin çevresel etkisine yönelik çalışmasında, bu depremlerin Richter ölçeğinde genellikle 5’in altında bir şiddette meydana geldiğini belirtmiş. Benzer şekilde, 2006 yılında İsviçre’nin Basel kentinde meydana gelen depremde de benzer bir yapay depremsellik tespit edilmiş ve bu durum, kamu güvenliği endişeleri nedeniyle jeotermal faaliyetlerin sonlandırılmasına yol açmıştı.
Su kıtlığı yaşanıyor
Dieng kentinde yoğunlaşan Jeotermal enerji santralleri (JES) suları kirleterek, toprağı istikrarsızlaştırarak, mahsul vermini düşürerek yerel çiftçilerin geçim kaynaklarını tehdit ediyor. Dünya Gazetecilik Ağı’ndan (EJN) Ronna Nirmala Project Multatuli projesinde yer alan röportajı aktarılmış. Röportaj yapılan 35 yaşındaki Hariyati adlı bir tarım emekçisi, “Patatesler Dieng’in hazinesidir” derken, gerçek ismini vermekten çekindiğini ve bu ismin öylesine bir isim olduğunu söylüyor. Hariyati, on yılı aşkın bir süredir Batur Bölgesi Pawuhan Köyü’nde komşusuna ait arazide patates yetiştiriyor. Hariyati, “Günümüzde hasat azaldı, su bulmak zorlaştı” diye durumunu aktarıyor. Son beş yıl da su kaynakları her zamankinden daha hızlı azalıyor. Çiftçiler için su kıtlığının nem seviyesini düşürerek toprak sağlığını olumsuz etkiliyor ve bu da mahsullerin gelişimini engelliyor.
‘Daha önce böyle şey görmedik’
Pawuhan’da, sakinler artık evsel tüketim için yer altından su pompalayamıyorlar çünkü su ya yok ya da çok kirli. Suyu yaklaşık 8 kilometre uzaklıktaki Prau Dağı’ndan getiriyorlar. Dieng’de ise evlere gelen, ana yollardan geçen su borularının artık içi boş. Ömür boyu bu köyde yaşayan Hariyati, bu durumun 15 yıldan fazla önce PT Geo Dipa tarafından işletilen jeotermal enerji santrali için yapılan sondaj çalışmalarıyla başladığını söylüyor. “Yeraltı suyu kokuyor ve tuzlu bir tadı var” sözleriyle içme suyunun kalitesini tarif ederken, suyun artık elektrik santralinden çıkan gaza benzer bir kokuya sahip olduğunu belirtiyor. Pawuhan, jeotermal enerji şirketine ait kuyu platformlarıyla çevrili bir köy. Yerleşim yeri, patates tarlaları ve kuyu platformları arasında Geo Dipa’nın ofisleri ve jeotermal üretim kuyularından gelen suyu depolayan havuzlar bulunmakta. Haryati, “Ailem çiftçiydi, uzun zamandır burada çiftçilik yapıyoruz. Daha önce böyle bir şeyi hiç yaşamadık” diyor.
Halk direniyor
Geo Dipa’nın Dieng 2 jeotermal enerji santrali için genişleme planları, yerel halktan yoğun bir muhalefetle karşılaştı. PLN’ye ait altı hektarlık bir alanı kapsayan Dieng 2 için önerilen yer, Karangtengah köyünün hemen yanında bulunuyor. 2022 yılında Geo Dipa, yerleşim yerlerinin evlerinden sadece iki metre uzaklıktaki araziyi düzleştirmeye başladı. Ardından şirket, bölgenin etrafına beton duvarlar ve çitler inşa etti. Habib, Geo Dipa temsilcilerinin başlangıçta bölge sakinlerine arazinin çalışan yurtları ve bir sağlık tesisi için kullanılacağını söylediklerini belirtti. Yerel halk, daha sonra bu alanın yeni bir enerji santraline ev sahipliği yapacağının öğrenilmesiyle birlikte protesto eylemlerine başladı. Halk, şirketin ağır makineleri her getirmeye çalıştıklarında eylemlerle makineleri şantiyeden uzak tutmayı başardı.
Hidrojen sülfürden 1 işçi öldü
Habib, “Öğrendiğim kadarıyla, kuyu testleri sırasında salınan buhar, rüzgar yönüne bağlı olarak bir kilometreye kadar önemli bir mesafeye ulaşırken, o yöndeki bitkiler etkileniyor ve ölüyor” diyor. Habib testlerle ilgili olarak, “Her kuyu sondajı yapıldığında bitkilerin öldüğünü ve bunun tekrar tekrar yaşandığını biliyoruz. Eğer 20 kuyu sondajı yaparlarsa, bu 20 alandaki mahsulün öleceği anlamına gelir” dedi. Mart 2022’de Pawuhan’da bir JES hattında meydana gelen sızıntı sonucu bir işçi hidrojen sülfür (H₂S) zehirlenmesi nedeniyle hayatını kaybetti. Sekiz kişi hastaneye kaldırılırken, yerel halk da dahil olmak üzere düzinelerce kişi yaralandı ve mide bulantısı geçirdi. Hidrojen sülfürün oluşum yollarından biri, kaya ve minerallerdeki kükürtün jeotermal sıvılarda bulunan hidrojenle reaksiyonu sonucu ortaya çıkmakta. Yüksek sıcaklıktaki jeotermal sondajlar, gaz ve sıcak sıvılar yoluyla atmosfere H₂S salınımına neden olurken, H₂S havada, suda, toprakta ve bitki örtüsünde birikmekte.
‘Her ay 1-2 kez deprem’
Jeotermal enerji santrallerinde, türbinleri çalıştıran buharı üretmek için üretim kuyuları kullanarak 3.000 metre derinliklerden sıcak sıvı çıkarılıyor. Dieng’de, 40 santimetre çapındaki gümüş renkli buhar boruları, yerleşim alanlarından ve tarım arazilerinden geçerek Pawuhan köyünü çevrelemekte. Batur ilçesi Karangtengah’da, bir kuyu platformunun yakınında yaşayan sakinler, sık sık orta şiddette depremler yaşıyor. Köyde patates çiftçiliği yapan 50 yaşındaki Ahmad Habib Hutomo, “Buradaki insanlar deprem olduğunda hemen sondaj yapılıp yapılmadığını kontrol ediyorlar. Ve neredeyse her zaman bununla karşılaşılıyor” dedi. Habib, depremlerin ayda bir-iki kez meydana geldiğini ve bir dakika kadar sürebildiğini ekliyor.
Zehirli hava ekinleri öldürüyor
Pawuhan’daki Geo Dipa ofisinin yaklaşık 500 metre yakınında, yine ismini vermek istemeyen Aziz takma adlı bir köylü, “Durduğum yere yakın bir noktada, çürük yumurtaya benzer güçlü bir koku geliyor. Yağlı, siyah su akıyor. Bir yıldan fazla süredir durum böyle” diyor. Akıntıdan yayılan güçlü kokunun yanı sıra, Aziz’in nehirden pompaladığı su ise ılık. Yakınlarda, kabarcıklarla kaplı ve yükselen buharla dolu kaplıcaya benzeyen bir su birikintisi var ve bu birikintiden de aynı kükürtlü koku yayılıyor. Aziz, “Ürün kayıpları yaşıyoruz, verim düşüyor. Malç plastiğinde ve toprakta sarı lekeler oluşurken yapraklar da sararıyor” diye ifade ediyor. Multatuli Projesi tarafından yapılan saha gözlemlerine göre, gaz kokusu yayan ılık su, yaklaşık 1000 kişinin yaşadığı köyde 300 metre yarıçaplık bir alana yayılıyor.
H₂S çok yüksek
Sakinlerin tarım arazilerindeki göletlerde halen bulanık kahverengi su bulunuyor. Özellikle sabahın erken saatlerinde, kötü koku olan hidrojen sülfür bir kilometre yarıçapındaki alanda hissediliyor. 2023 yılında Geo Dipa’nın Dieng’deki JES kuyuları, enerji santrali ve ofislerinin çevresinde hava kalitesi testleri gerçekleştirdi ve test sonuçlarında bu bölgelerin kirlilikten arınmış olduğu iddia edildi. Gastec GSF 400 FT cihazı ve H₂S tüpü kullanılarak yapılan basit bir hava kirliliği testinde ise Pawuhan’daki zehirli gaz seviyelerinin 0,2 ppm’ye ulaştığı tespit edildi. Bu konsantrasyon, Endonezya Çevre Bakanlığı Kararnamesi ile belirlenen güvenli sınır olan 0,02 ppm’yi yüksek oranda aşmakta.
Halk zatürre ve tüberküloz
ABD Zehirli Maddeler ve Hastalık Kayıt Ajansı’na göre, H₂S’e sürekli maruz kalmak, bronşit ve kronik obstrüktif akciğer hastalığı gibi kronik solunum sorunları da dahil olmak üzere birçok sağlık riskleri oluşturuyor. Ayrıca, yüksek düzeyde H₂S maruziyetinin ishale neden olduğu bildirilmiş. Endonezya İstatistik Bürosu’nun Pawuhan ve Karangtengah köylerinin bulunduğu Batur Bölgesi ve Banjarnegara İlçesi’ne ait verilerde, 2018 ile 2023 yılları arasında zatürre, tüberküloz (TB) ve ishal oranlarında yüksek artışlar olduğu ortaya konuyor.









