• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
9 Temmuz 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Gündem Güncel

Eşber Yağmurdereli: Türkiye’nin özgürleşmesi Öcalan’ın özgürleşmesinden geçer

9 Temmuz 2026 Perşembe - 09:40
Kategori: Güncel, Manşet

Sürece dair yasa çalışmaları bittiğinde tarafların tamamen toplumsal yaşama katılması gerektiğini vurgulayan Eşber Yağmurdereli, ‘Bu işin baş aktörü de Abdullah Öcalan olduğuna göre en başta Türkiye’nin özgürleşmesi Abdullah Öcalan’ın özgürleşmesinden geçer’ dedi

Kürt halkının özgürlük için 50 yılı aşan mücadelesi, Barış ve Demokratik Toplum Süreci ile birlikte büyük bir dönüşüm yaşadı. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihindeki çağrısının ardından kendini fesheden PKK’nin silahlı mücadeleyi sonlandırma kararı, farklı bir yönteme geçişin ana adımı oldu. Sürece ivme kazandırmak amacıyla 11 Temmuz’da düzenlenen silah imha töreni ile de bu dönüşümdeki kararlılık net bir şekilde ortaya konuldu.

Kürt Özgürlük Hareketi’nin bu tarihi adımı kapsamında düzenlenen törene yüzlerce kişi tanıklık etti. İnsan hakları savunucusu ve hukukçu Eşber Yağmurdereli de, bu törene de tanıklık etti. Eşber Yağmurdereli, “50 yıllık mücadelenin en önemli dönüm noktalarından biri” dediği töreni değerlendirdi.

Kürt sorununa dair bilgi sahibi olma halinin 1960’lı yıllara dayandığını belirten Eşber Yağmurdereli, cezaevlerinde uzun yıllar PKK’nin öncü kadrolarıyla aynı koğuşlarda kaldığını dile getirdi. Eşber Yağmurdereli, “İlk kaldıklarım Bazîd (Doğubeyazıt’taki) olaydan dolayı benim de bulunduğum Samsun Cezaevi’ne gelen PKK’li arkadaşlardı. Daha o zaman PKK’nin kuruluşu ilan edilmemişti. Ama o kuruluş tartışmalarını çok yakından izledim. Daha sonra Bursa Cezaevi’nde aşağı yukarı mahpustaki yıllarımın sonlarına doğru 13-14 yıl civarında birçok arkadaşla beraber tutuldum. Bursa Cezaevi’nde; Mustafa Karasu, Sabri Ok vardı ve daha birçok arkadaş vardı. Ve bunlarla yakın arkadaşlığımız sırasında zaten meseleye iyice vakıf olmuş durumdaydık. Ondan sonraki yıllarda Kürt hareketine yakın olmak, onunla ilişkide bulunmak, Türkiye Devrimci Hareketi’nin asli görevi olduğu fikri yaygınlaştı ve genel kabul gördü ve sonradan bu durum iyice kesinleşti” ifadelerini kullandı.

‘Kürtlerin mücadelesi asli bir rol oynamıştır’

Süreç boyunca yaşanan hak ihlali ve hukuksuzlukların Türkiye siyasi tarihine işlediğini belirten Eşber Yağmurdereli, “Türkiye’nin o günden bugüne kadar yaşadığı tarih dünya tarihi içinde son derece öğretici dersler içerdiği gibi aynı zamanda da çok acı sayfaların da olduğu tarihtir. Bu sürecin barış yoluyla bir sonuca bağlanması bu gerçekten Türkiye’nin bugün en önemli sorunun bu tarzda çözülmesi yolundaki ilerlemeyi ifade eder ki çok önemlidir. Bu Türkiye’nin dünya tarihinde aldığı yeni konumu ifade eder ve Türkiye artık son yüzyılda yaşadığı şeylerden çıkardığı dersler vardır ve barış meselesi bu derslerin en önemli bir unsurudur. Dolayısıyla barışa ulaşmış bir Türkiye bütün bu acılardan geçerek bu noktaya gelmiş Türkiye gerçekten takdire şayan bir iş yapmıştır ve burada Kürtlerin mücadelesi asli bir rol oynamıştır” diye ifade etti.

‘Törende yaşadığım duygu zaferdi’

1990’lı yılların başından bu yana ateşkes kararları ve barış girişimlerine işaret eden Eşber Yağmurdereli, 25 yıl boyunca barışın sağlanması ve silahların susması için verilen mücadelenin aktif bileşeni olduğunu, bu nedenle uzun yıllar tutsak edildiğini de aktararak, “Bir mücadelenin simgesi olarak silahlarının yakılması olayına tanıklık etmek benim gibi ömrü devrimci mücadele içinde geçmiş insanlar için son derece önemliydi” dedi. Törende yaşadığı duyguyu ‘zafer’ duygusu olarak tanımlayan Eşber Yağmurdereli, “Bir mücadelenin başarıya ulaştığı anı görmek her zaman öğreticidir. Eğer işine yarmışsanız bu çok daha kalıcı duygular yaratır sizde” ifadelerini kullandı.

‘Devlet şekillenmesi rehabilitasyon dönemi yaşamaktadır’

“Devletin, şiddet politikalarının asli taşıyıcıları ve yürütücüleri tarafından bile kabul edilmek suretiyle bir yeni sürece girildi” diyen Eşber Yağmurdereli, bürecin bugün ayak sürmeli devam etmesinin tek nedenin, Türkiye’deki oligarşik yapının henüz psikolojik olarak barışa kendini alıştırmamasından kaynaklandığını söyledi. Eşber Yağmurdereli, “Türkiye’deki devlet şekillenmesinin bu noktaya gelmesi uzun bir psikolojik rehabilitasyon dönemini gerektirmektedir. Şimdi Türkiye’de devlet şekillenmesi bu rehabilitasyon dönemi yaşamaktadır. Onun için süreç uzamaktadır. Ama ne kadar uzarsa uzasın Türkiye artık bir daha o bir sene önceki 2 sene önceki şartlara dönmez, dönemez” dedi.

PKK’nin ateşkes karar ve girişimlerinin provokasyonlarla engellendiğini, tersine çevrilmeye çalışıldığını ve iç çatışmanın yoğunlaştırıldığını belirten Eşber Yağmurdereli, “Bu barış fikri uykularını kaçırmıştır ama sonunda kabul etmek durumunda kalınmıştır ve bugün için artık Türkiye’nin öne açık durumdalar” diye belirtti.

‘Abdullah Öcalan’ın özgürleşmesinden geçer’

Sürece dair yasa çalışmaları bittiğinde tarafların tamamen toplumsal yaşama katılması gerektiğini vurgulayan Eşber Yağmurdereli şu ifadeleri kullandı:

“Ve bu işin baş aktörü de Abdullah Öcalan olduğuna göre en başta Türkiye’nin özgürleşmesi Abdullah Öcalan’ın özgürleşmesinden geçer. Bu hem sosyolojik, tarihi olarak gerçek olduğu gibi aynı zamanda da uluslararası hukuk bakımından da son derece uygundur. Çünkü Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin üzerinde hüküm kurduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2’inci maddesi artık 25 seneden fazla tutulan insanın hala mahkumiyet halinin devam etmesinin ‘umut hakkı’nı ortadan kaldığını kaldırdığını söylemek mümkündür. Uluslararası hukuk ve Türkiye’nin de katıldığı AİHS maddeleri gereğince Abdullah Öcalan’ın derhal özgürlüğe kavuşması gerekir. Artık burada ayak sürecek, erteleyecek bir şey kalmamıştır. Yani artık iki senedir geçen seneki Temmuz’da yaşanan olay da göz önüne alındığında sürecin böyle sürüncemede bırakması, uzatılması artık gayri samimi bir hal anlamına gelmektedir. Yani artık Abdullah Öcalan’ı serbest bırakmak gerekir. Aynı biçimde hala iki senedir silahtan el çeken ve dolayısıyla artık barış savunucusu noktasında kendilerini temellendirmiş durumda bulunan benim de hapishane arkadaşlarım içlerinde olmak üzere bir kesimin de kayıtsız şartsız yaşamaya çalıştıkları mağaralardan artık çıkarılarak Türkiye’de toplum yaşamına katılır bir duruma getirilmesi gerekir. Artık burada tereddüt edecek bir şey yoktur.”

Sürece dair umutlu olduğunu dile getiren Eşber Yağmurdereli, “Ben son derece umutluyum, iyimserim. 50 sene önce de böyleydim. Çünkü devrimci bir hareketin eninde sonunda hedeflerine ulaşacağına inanıyordum ve öyle de oldu” diye ekledi.

Haber: Helin Özgün \ MA

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Mêrdîn’de 2 çocuk hayatını kaybetti

Sonraki Haber

Karabulut: Yoksullaşmanın temel unsuru savaş, barış için mücadele etmeliyiz

Sonraki Haber

Karabulut: Yoksullaşmanın temel unsuru savaş, barış için mücadele etmeliyiz

SON HABERLER

Ağır işkence gören tutsak kefaretle geçici olarak serbest bırakıldı

Yazar: Yeni Yaşam
9 Temmuz 2026

Eren Aksoyoğlu: NATO’da oluşacak yeni güç dengeleri süreci etkileyecek

Yazar: Yeni Yaşam
9 Temmuz 2026

Amed Kadın Cezaevi’nde yaşanan ihlaller arasında yok yok!

Yazar: Yeni Yaşam
9 Temmuz 2026

Ulusal Kriminal raporu: Gülistan Doku kaybolduktan sonra SİM kartı kullanıldı

Yazar: Yeni Yaşam
9 Temmuz 2026

Dil aktivisti Altın: Herkes Kürtçe için sorumluluk almalı

Yazar: Yeni Yaşam
9 Temmuz 2026

Kırklareli’nde kadın katliamı

Yazar: Yeni Yaşam
9 Temmuz 2026

45 dakikalık yol 4 saate çıktı; gemi seferleri ise sürekli aksıyor

Yazar: Yeni Yaşam
9 Temmuz 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır