• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
24 Ekim 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Gitmek ya da gelmek, işte bütün mesele bu!-Kenan Kırkaya

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
8 Mart 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Ünlü edebiyatçıların romanlarına taş çıkartacak kadar keskin çelişkileri olan ve üstelik bu çelişkileri hiç yaşamamış gibi gösteren başat karakterler ile çevrili etrafımız. “Balık baştan kokuyor” ve ne yazık ki bu toplum bu sözü her gün yeniden yaşıyor. Tutarsızlık konusunda imam-cemaat ikileminin birbirini taklit ettiği hızlı bir yarışın içindeyiz.

Elbette hayat çelişkilerden ibaret. Ama doğa kanunları da insan doğası da asgari düzeyde bir tutarlılık arıyor şu her şeyin devinim-değişim içinde olduğu yaşam akışında. Her çelişki aynı zamanda bir mantık içinde cereyan ederse anlama kavuşur. Fakat işte sınırlar aşılıyor.

Mesele “bir varmış bir yokmuş” hikayesindeki o çok belirgin ayrıma dönüşüyor gittikçe. Çok da haksızlık yapmamak lazım bu siyaset sahiplerine. 17 yıldır Kürd’ün varlığı ile yokluğunu çözmeyen bir büyük bunalımın içinde yaşıyorlar. İşte o varlık ile yokluk arasındaki salınma hali olmadık yollara, biçimden biçime, şekilden şekile sürüklüyor sözün sahibini. Kürt vardı yoktu çelişkisi, Anadil vardır yoktur, hak vardır yoktur, milli irade bize lazımdır gerisi boştur, Kürdistan vardır yoktur, bana oy vermeyen herkes teröristtir, değildir çelişkisine sürüklüyor. Bir de “ben seçmene terörist dedim demedim” tartışmasını yürütüyor. Sanki buna hakkı varmış, sanki kendisi yargıçmış ve bu konuda lütufta bulunmuş gibi.

Oysa kabul etmek gerekir ki, AKP siyasetinin tutarsızlığında şimdiye kadar bir tutarlılık vardı. Ama bu tutarsızlık hali iktidarının ömrünün finaline doğru gittikçe yoğunlaşıyor. Artık dil ağıza dolaşmıyor, bilinçaltı, “Biz bu millete efendi olmaya geldik” sözleriyle kendisini dışa vuruyor. Üstelik bu sözü Kürtlere yönelik atadığı kayyımları savunurken dile getiriyor. Kürtlerle iktidar arasındaki efendilik-hizmetkarlık denklemini bir çırpıda ortaya koyuyor. Bunu da öyle şaşırdığı, dili sürçtüğü için değil, dosdoğru herkes kendi yerini bilsin diye söylüyor. Kürtlerin kendisinde yarattığı korku ve öfke nedeniyle bunları dile getiriyor.

Bütün alametler artık gidenler ile gelenlerin yarattığı o büyük ve derin turbülans halini yansıtıyor. Türkiye gidenler ile gelenler, gidecek olanlar ile gelecek olanlar arasındaki tarihsel çelişkinin bunalımını yaşıyor. Karanlığın yoğunlaşması bundandır.

Boşuna değil bu ülkenin cumhurbaşkanının kendi partisinden olmayan toplumun yarısına “gidin, defolup gidin” diyerek, sürgünlüğü işaret etmesi. Çünkü bu seçimin gerçekten temel mottosu gitmek ya da gelmektir. Gitmek ya da gelmek iktidar partisi için olmak ya da olmamak anlamına geliyor. Olağan koşullarda seçimle gelenin seçimle gitmesi sıradandır, normaldir. Ama seçimle gelip zorla iktidara tutunanların gitmesi, gitme ihtimali rüyalarını kaçırır, dünyalarını alt üst eder. Gitmelerini ya da gidecek olmalarını gelecek olanlardan bilirler. Haksız da sayılmazlar.

Seçim yaklaştıkça iktidarı gitme korkusu, güç kaybı tedirginliği sardı. Türkiye’nin kurtuluşu Türkiye’nin doğusundan yaklaşıyor. Gelecek olan Kürdistan’dan geliyor. Güneş doğudan yükseliyor. Kürdistan’a yönelik öfkenin nedeni budur. İşte iktidar o gelecek olanı daha da doğuya öteleyebilirse, gelmesini engeleyebileceğini düşünüyor. Kürtlere “defolun gidin” derken tehlikeyi uzaklaştırmak istiyor, rönesansı engellemeye çalışıyor.

Ama işte vakit geldi. Kayyımların gitmesine sayılı günler var. Kayyımların gidecek olması kayyımların el koyduğu yerlerin gerçek sahiplerinin geri gelmesi demektir. Kayyımların gidecek olması demek, baskı rejiminin yerel dayanaklarını kaybetmesi demektir.

Kimse gitmiyor, bu karanlık ortamda aydınlık, özgürlük gümbür gümbür geliyor. Hiçbir şey gitmiyor, özgürlük geliyor. Hiç kimse gitmiyor, demokratlar, devrimciler, Kürtler, Türkler, bu ülkenin yok sayılanları geliyor. Birilerinin can havliyle, “defolun gidin” aydınlığa karşı duyulan öfke ile ilgilidir. Yaklaşan bahar “bir varmış bir yokmuş” hikayesinin iktidar için tersine dönmüş olmasını haber veriyor.

Kendi topraklarımızda gönendiğimiz, gururlandığımız, kendi semalarımızdan öptüğümüz günler yaklaşıyor. Gidin diyenlerin sözlerinin arkasındaki o aydınlık gelişi hissediyoruz. Onlar gidin deyip dursunlar biz gelecek olana bakalım! Gelecek olan kişiden, şahsiyetten, herhangi bir kesimden ziyade özgürlüktür. Birlikte yaşamdır. Bu yaşam bizimdir.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Fransa ve politika

Yazar: Yeni Yaşam
24 Ekim 2026

“Sıkıysa gelip yaşasınlar benim dokuz metrekare evimde. Az önce bir polis vardı. Ona böyle yaşanamayacağını anlatıyordum. O da abarttığımızı söylüyordu....

Eşit yurttaşlığın cumhuriyeti

Yazar: Yeni Yaşam
24 Ekim 2026

Dar kalıpları aşarak demokratik bir gelecek için ortak hareket hiç bu kadar elzem olmamıştı. “Yeni Toplumsal Sözleşme” için bir dakika...

Fransa’da yakılan kıvılcım aleve dönüşür mü?

Yazar: Yeni Yaşam
24 Ekim 2026

Fransa’da liselilerin başlattığı, üniversite öğrencilerinin, öğretmenlerin, velilerin, göçmenlerin, sol örgütlerin, işçi sendikalarının da katıldığı ve diğer Avrupa ülkelerine de yayılan...

İstanbul Barosu’nda demokratik değişime devam…

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

İstanbul Barosu’nun geleceğini belirleyecek olan vatan ve millet söylemlerinin yüksekliği değil; ortak kaynakların nasıl yönetildiği, farklı görüşlerin ne kadar temsil...

Burjuva medyasının lağım kokan nefesi…

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

Bugünlerde dijital medyada yayınlanan isyan resimleri egemen sınıfları çılgına döndürüyor. Arjantin, Arnavutluk, Belçika, Brezilya, Fransa, İspanya ve İtalya sokakları protesto...

Aleviler barışın neresinde olmalı 

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

İçinden geçtiğimiz dönem, Türkiye'nin siyasal ve toplumsal geleceği açısından önemli bir eşiktir. Uzun yıllardır çözülemeyen sorunların, çatışmanın ve toplumsal kutuplaşmanın...

Sonraki Haber

Aydın’a 1, Bilecik’e 2 JES

SON HABERLER

Nisêbîn’de otomobil sulama kanalına düştü: 6 kişi yaşamını yitirdi

Yazar: Yeni Yaşam
24 Ekim 2026

Sêrt’te start verildi: DEM Parti’den ‘Ekmek, Barış ve Adalet İçin Bütçe’ kampanyası

Yazar: Yeni Yaşam
24 Ekim 2026

Terminal Kadıköy’de bir ekran hack’lendi: Bu bina kent suçudur

Yazar: Yeni Yaşam
24 Ekim 2026

Gazetecilerden ortak ses: Özgür basın, özgür toplum

Yazar: Yeni Yaşam
24 Ekim 2026

Sansüre ve baskıya karşı 10 kentte eylem: Tutuklu gazetecilerin mesajları okundu

Yazar: Yeni Yaşam
24 Ekim 2026

Hasta tutsaklar Durak ve Köse için acil tahliye çağrısı

Yazar: Yeni Yaşam
24 Ekim 2026

Gazeteciler sokakta: Sansüre hayır, habere özgürlük

Yazar: Yeni Yaşam
24 Ekim 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır