Mûş Demokratik Kurumlar Platformu, Agirî’nin Gîyadîn ilçesinde planlanan siyanürlü altın madeni projesine karşı açıklama yaptı. Açıklamada, maden projesinin su kaynakları, tarım alanları ve doğal yaşam için tehdit oluşturduğu belirtilerek 26 Eylül’de Gîyadîn’de yapılacak ekoloji mitingine çağrı yapıldı
Mûş Demokratik Kurumlar Platformu, Agirî’nin Gîyadîn (Diyadin) ilçesinde siyanürle altın çıkarılması planlanan altın madeni projesine karşı, Atatürk Parkı önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.
“Topraklarımıza sahip çıkıyoruz. Madenleri istemiyoruz. Şirketlerin kârı için halkın geleceği yok edilemez. Mollakarada maden istemiyoruz” pankartının açıldığı açıklamaya, çok sayıda siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı. Basın metnini Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mûş İl Eşbaşkanı Çiçek Tutuş okudu.
Murat Nehri’nin bölge için önemine dikkat çeken Çiçek Tutuş, nehirde meydana gelecek bir kirliliğin geleceğe büyük bir tehdit oluşturacağını vurguladı. Siyanür kullanımının ciddi çevresel tehditler yarattığını kaydeden Çiçek Tutuş, “Bugün bize ekonomik kazançtan, istihdamdan ve yatırım değerinden söz edilebilir. Ancak biz soruyoruz: Bir madenin ekonomik getirisi, kirlenme riski altındaki su kaynaklarımızdan daha mı değerlidir? Bir şirketin elde edeceği kazanç, çiftçinin toprağından, hayvancılıkla geçinen yurttaşın merasından ve çocuklarımızın temiz su hakkından daha mı önemlidir? Hiçbir ekonomik faaliyet, yaşam hakkının ve doğanın üzerinde değildir. Altın yer altında kalabilir. Ancak su kaynaklarımızın kirlenmesi, tarım alanlarımızın zarar görmesi ve doğal yaşamın yok olması durumunda kayıplarımızı geri getirmek kolay olmayacaktır. Bu nedenle suyu ve toprağı yalnızca ekonomik bir kaynak olarak gören anlayışı kabul etmiyoruz. Su, toprağın ve yaşamın ortak varlığıdır. Kamu yararı, şirketlerin kârından önce gelmelidir” ifadelerini kullandı.
‘Çocuklarımıza kirli sular, zehirlenmiş topraklar bırakmak istemiyoruz’
Murat Nehri havzasında siyanürlü altın çıkarma faaliyeti istemediklerini vurgulayan Çiçek Tutuş, “Murat Nehri’ni savunmak; Muş Ovası’nı, Diyadin’in meralarını, bölgenin tarımını ve bütün havzanın geleceğini savunmaktır. Bizler, doğayı şirketlerin kâr hesabına teslim eden anlayışa karşı; emeği, yaşamı, ortak varlıkları ve ekolojik dengeyi savunan bir çizgide duruyoruz. Suyun sahibi şirketler değil, halktır. Topraklarımız sermayenin sınırsız kullanım alanı değildir. Yaşam alanlarımız hiçbir ekonomik kazanç uğruna feda edilemez. Buradan bir kez daha açıkça ifade ediyoruz: Murat Nehri havzasında siyanürlü altın madenciliği istemiyoruz. Bu faaliyetin sona erdirilmesini ve maden sahasının kapatılmasını istiyoruz. Çünkü bizler, çocuklarımıza kirli sular, zehirlenmiş topraklar ve yok edilmiş meralar bırakmak istemiyoruz. Bizler, yaşanabilir bir gelecek istiyoruz. Murat Nehri’nden siyanür değil, yaşam aksın” dedi.
Çiçek Tutuş, 26 Eylül’de (Cumartesi) Gîyadîn’de düzenlenecek olan ekoloji mitingine çağrı yaparak sözlerini bitirdi. Basın açıklaması, alkışlarla sona erdi.
Kaynak: MA








