Gülistan Doku dosyasına ilişkin yürütülen soruşturmada bir yandan devlet eliyle örtbas ifşa edilirken, bir yandan bazı isimler saklanıyor mu? Üç olay üzerinden Gülistan Doku dosyasındaki şüpheleri değerlendirdik
Şirin Bayık
Dêrsim’de Gülistan Doku’nun katledilmesine ilişkin yürütülen soruşturmada hareketlilik devam ediyor. Soruşturma kapsamında aralarında dönemin valisi Tuncay Sonel’in de bulunduğu 12 kişi tutuklandı, 3 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Yine soruşturma kapsamında dönemin Tunceli Emniyet Müdürü ve şimdi Yalova Emniyet Müdürü olan Yılmaz Delen, ‘tanık’ sıfatıyla Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nda ifade verdi. Yine soruşturma kapsamında gözaltına alınan Tunceli Devlet Hastanesi bilgi işlem bölümü çalışanı 2 kişi sevk edildikleri adliyede hakimlikçe adli kontrol uygulanarak serbest bırakıldı. Büyük bir merakla takip edilen dosyada dikkat çeken ayrıntılar da ortaya çıkmaya devam ediyor.
Valinin tüm ifadesi niye gizlendi?
Şüphelerin yoğunlaştığı noktalardan biri Tuncay Sonel’in ifade tutanağı oldu. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nda alınan sorguda Tuncay Sonel’e 78 kritik soru yöneltildi. Ancak diğer isimlerin ifadeleri gibi neden basına servis edilmedi?
Gizlilik kararının bulunduğu dosyada dönemin valisi Tuncay Sonel’in kimi ifadeleri dışında diğer isimlerin ifade tutanaklarının tamamı basına servis edildi. Ancak Tuncay Sonel’in savcılık ifadesinde süreç farklı işledi. Sonel’in ifade tutanağından belirli kısımlar basına sızdırıldı. Bu durum Tuncay Sonel’in ifade tutanağında kimi kritik isimlerin yer aldığı ve bunun basına sızdırılmaması için önlem alındığı şeklinde değerlendirildi. Peki, bu isimler kim?
Baz kayıtları yeni mi keşfedildi?
Dosyada şüpheli bir diğer nokta ise Gülistan Doku’nun kaybolduğu sene savcılığa yöneltilen kimi bilgi taleplerinin o dönem yanıtsız kalması oldu. Dosyada kritik bir gelişmeye sebep olan ve dönemin valisi Tuncay Sonel’in dosyaya eklenmesine sebep olan baz kayıtları yeni mi keşfedildi?
Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı’nın talebi üzerine şuan yürütülen soruşturma kapsamında 18 Ocak 2020 tarihinde Gökhan Ertok’un baz verileri talep edildi ve Tuncay Sonel ile yaptıkları görüşmeler dosyanın seyrini değiştirdi. Ancak Gülistan Doku’nun kaybolduğu ilk yıl da bu talep vardı. Dava dosyasında hali hazırda 31 Ocak 2020 tarihinde 4 kez yazılı talepte bulunulmasına, baz verilerinin karşılaştırılmasına yönelik raporlama istenilmesine rağmen o dönem bu talep yanıtsız kaldı. Sadece 04 Ocak 2020 tarihine ait rapor gönderildi. O dönem bu rapora itiraz edildi ve beş ay sonra tekrar bu talep yinelenmesine rağmen bu rapor dosyaya sunulmadı. Bunun nedeni soruldu mu? Ve baz verilerini dosyaya eklemeyen soruşturma ekibi hakkında soruşturma yürütülecek mi?
Soylu’nun ‘oğlun gelsin’ ricası
Dikkat çeken bir diğer nokta ise Zainal Abakarov’un annesi Cemile Yücer’in 28 Ocak 2021’de CİMER’e yazdığı şikâyet dilekçesi. Dilekçede ismi geçen dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu soruşturma dosyasına dahil edilecek mi?
Cemile Yücer’in o dönem CİMER’e yazdığı bir şikayet dilekçesi kısmen basında yer aldı. Yücer, Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin yetkililere, “Ben Gülistan Doku olayı ile ilgili hiçbir suçu yokken suçlanan Zeynal Abakarov’un annesiyim” diyerek şikâyetini dile getirdi. Yücer, yurtdışı yasağı ve üzerinde bir baskı olduğundan şikayetçi olmuş ve son olarak, “…neden devlet bir kayıp insanın akıbetini bulamıyor bunca teknoloji varken bulunmadıkça biz aile olarak suçlanıyoruz örgütler tarafından, ben oğlumu olaydan yani sosyal medyada yayılmadan önce vali ve yetkililerin bilgisi dahilinde Rusya’ya gönderdim ama olay biraz medyada çıkmaya başlayınca sayın içişleri bakanımız Süleyman Soylu bize rica etti, ‘gelsin oğlunuz buraya, yoksa bunlar gezi olayları gibi olaylar başlatacak, getirin Türkiye ye’ dedi, biz onu kırmadık getirdik ama bize yapılanlara bakın…” dedi.
Dönemin İçişleri Bakanı, o dönem şüpheli olan bu aileye neden bu yönlü bir talepte bulundu?













