• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
11 Mart 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Hafızaya pedal çevirmek-Abdullah Aysu

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
20 Mart 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Baharla birlikte, uyanır dünya, canlanır yer ve gökyüzü. Kışa giren yerlerden bahara geçen bölgelere kuşlar göç etmeye başlar.

Göç eden kuşlara her ne kadar göçmen kuşlar dense de, onlar esasında görevli kuşlardır. Örneğin leylekler gittikleri coğrafyada yılanları ve buğdayın zararlısı olan süne böceğini ve başka canlıları yiyerek beslenir.

Beslendiği canlıların doğadaki varlığını/oranını düzenlerler. Leylek, avladığı yılanla havalanır, belli bir yükseklikten sonra yere bırakır. O yükseklikten yere düşen yılanın omurgası/beli kırılır, hareket edemez olur, etkisiz kalır. Avlayıp etkisizleleştirdiği yılanla, karnını doyurur leylek ve yavruları.

Türkiye tarımının ve çiftçisinin omurgası da önce hükümetler eliyle kırıldı; çiftçiler dayanaklarından edildi. Sonra tarımın kontrolü şirketlere geçti.

Tarımın kontrolü şirketlere geçtiği oranda çiftçiler topraklarını kaybetti. Toprağını kaybetmeyenler de üretemez duruma sürüklendi. Neydi, nelerdi tarımın omurgası, çiftçi dayanakları?

– Tarımsal İşletmeler Genel Müdürlükleri (TİGEM) vardı.

Görevleri neydi?

“… Türkiye’nin bitkisel ve hayvansal üretimini artırmak, çeşitlendirmek ve ürün kalitesini iyileştirmek için yetiştirdiği damızlık hayvan, tohum, fide, fidan benzerlerini yetiştiricilerinin intikal ettirmek; bitkisel ve hayvansal üretim, yetiştirme ve ıslah konularında araştırmalar yapmak; çevre çiftçilere tarımsal teknoloji ve girdi kullanımında öncülük, öğreticilik yapmak…”

TİGEM, yurt sathında yayılmış 38 bağlı işletmesi, 386 bin hektar arazisi ile yukarıda anılan görevleri yerine getiriyordu. Tİ- GEM’lerin çoğu Yap-İşlet-Pay ver yöntemiyle özel sektöre devredildi. İşlevsizleştirildi.

– TÜGSAŞ ve İGSAŞ gibi kamuya ait gübre fabrikaları vardı. Bu fabrikalar özelleştirilmeden önce gübre pazar payının yüzde 34’üne sahipti. Piyasayı düzenliyorlardı. Özelleştirildiler.

– Süt Endüstrisi Kurumu (SEK), Et ve Balık Kurumu (ET-BALIK), YEM SANAYİ vardı. SEK, yurt geneline yayılmış 34 işletmeye sahipti. Yani yaygındı. Özelleştirildi.

Et ve Balık’ın 29 et kombinası, 2 et sanayi işletmesi, 2 tavuk kombinası, 1 adet balık mamulleri fabrikası, 1 taşımacılık işletmesi, 300’e ulaşmış mağaza zinciri vardı. Özelleştirildi.

Yem Sanayi’nin yurt geneline yayılmış 26 yem fabrikası vardı. Özelleştirildi. Hayvan yetiştiricileri üretim girdisi ve pazarlama konusunda tamamen şirketlerin belirleyiciliğine terk edildi.

– Çiftçilerin Ziraat Bankası vardı. Banka yasasında yapılan değişiklik ile tarımsal kredilerin faiz oranları özel bankaların faiz oranları seviyesine çıkarıldı. Çiftçi krediye erişemez oldu, erişenlerin çoğunluğu icralık duruma düştü, topraklarını kaybetti.

– Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) halen var. Fakat işlevsizleştirilmiş durumda. Hükümetlerin şirket yanlısı politikaları nedeniyle piyasayı düzenleyecek oranda ürün almıyor, zamanında fiyat açıklamıyor, stok yapmıyor. Meydanı şirketlerin belirleyiciliğine bırakmış durumda.

– Tarım Satış Kooperatifleri Birlikleri vardı. Halen var. Fakat üretimden pazarlamaya zincirleri yok. Zincirlerinin halkasını kırdılar. Entegre tesisleri ile pazarlama birimleri anonim şirketlere dönüştürülerek özelleştirildiler. Sadece üyesi (ortağı) olan çiftçilerin ürünlerini satın alıyorlar. Ürün işleme ve pazarlama birimleri kooperatiflerin değil şirket ortaklarının kontrolünde.

– ÇAY-KUR’umuz var. Varlık Fonu’na devredilmiş durumda. Özelleştirilecek günü bekliyor.

– TEKEL ve Şeker Fabrikaları vardı. Tütün ve şekerpancarı çiftçisinin ürünlerini satın alırdı. Özelleştirildi. Şimdi tütün ve şekerpancarı üreticileri zorda. Tütün, sigara ve şeker piyasası şirketlerin kontrolünde. Daha pek çok şey anlatılabilir elbette. Ama işin özü tarımın omurgasını özelleştirmelerle kırdılar. Ekonomisini tarımın üzerine inşaa etmiş Türkiye, kırık omurga ile ayağa dikilemediği için krizde.

Şimdi yerel seçimin son etabına girdik gibi. Bu yerel seçimlerden sonra tarımsal sorunlar sadece iktidarın meselesi olmayacak. Biline! Belediye başkanlığını kazanan bütün partiler, tarımın başarısından veya başarısızlığından sorumlu olacak/tutulacak. Çünkü Büyükşehir Yasası, belediyeleri de hükümetler kadar tarımın geliştirilmesinde yükümlü kılıyor.

Yani kırık omurgayı alçıya alıp onarmak birazda belediyelere düşüyor. Seçim öncesi adaylara hatırlatalım, biraz hafızaya pedal çevirelim istedim.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

ABD- İsrail’in İran’a yönelik saldırganlığına amasız-fakatsız karşı çıkılmalıdır

Yazar: Yeni Yaşam
11 Mart 2026

13-15 Şubat 2026 tarihinde 62’si düzenlenen Münih Güvenlik Konferansı’nda birçok Avrupalı lider ve bürokrat hem “Yeni Dünya Düzeni”nin hem de...

İran, kehanet ve kıyamet

Yazar: Yeni Yaşam
11 Mart 2026

ABD ve İsrail ile İran arasında giderek sertleşen savaş, çoğunlukla askeri strateji, güç dengeleri ve nükleer caydırıcılık gibi başlıklar üzerinden...

Kurtuluşun dehşeti

Yazar: Yeni Yaşam
11 Mart 2026

Kurtuluş filminin Kürt meselesi ile ilgili içeriğinden dolayı beklentiler yüksekti. Eleştiriler sert olsa da çekimleri, oyunculuğu ve yönetmenin politik duruşu...

Savaşın hangi tarafındayız?

Yazar: Yeni Yaşam
10 Mart 2026

Bahman Nirumand’ın İran: Soluyor Çiçekler Parmaklıklar Ardında kitabını okuduğumda 17-18 yaşlarında, lise son sınıfta okuyan bir öğrenciydim. Ne Mahabad Cumhuriyeti’ni...

Kadınlar herkesi kurtarıyor

Yazar: Yeni Yaşam
10 Mart 2026

Kadınlar tüm dünyada bu önderliğin düşüncelerini öğrenerek mücadelelerini yükseltiyorlar. Kadın adaleti ve vicdanı Kürt halk önderinin kadın özgürlük mücadelesine katkılarını...

Kadınla yeni özgür yaşama

Yazar: Yeni Yaşam
10 Mart 2026

Demokratik Toplum, Ortadoğu toplumlarının bu aşağılayıcı ve küçük gören zihniyetinden kurtuluşunun tek yoludur. Tüm dünyanın kabusu haline gelen DAİŞ, kadın...

Sonraki Haber

Cesur olmanın tam zamanı-Zilan Kaya

SON HABERLER

Wan’da Newroz deklarasyonu açıklandı

Yazar: Yeni Yaşam
11 Mart 2026

Salih Müslim hayatını kaybetti

Yazar: Yeni Yaşam
11 Mart 2026

DEM Parti Kadın Meclisi’nden Dilan Karaman raporunun geri çekilmesi talebi

Yazar: Yeni Yaşam
11 Mart 2026

Sûr’da kadın öncülüğünde Newroz ateşi coşkuyla yakıldı

Yazar: Yeni Yaşam
11 Mart 2026

 ABD, İran’da çocukların katledildiği okul saldırısını kabul etti

Yazar: Yeni Yaşam
11 Mart 2026

Mêrdîn’de 16 yaşındaki Zuhal Sayar şüpheli şekilde hayatını kaybetti

Yazar: Yeni Yaşam
11 Mart 2026

Celal Amed için mevlid Verildi

Yazar: Yeni Yaşam
11 Mart 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır