Yüzlerce kadını şiddet ve ölümden kurtaran Iraklı kadın hakları savunucusu Yanar Mohammad suikast sonucu yaşamını yitirdi. Yanar Mohammad, DAİŞ tehdidi altındaki Êzîdî kadınlara da aktif şekilde destek sundu
TAJÊ, “Kadınlar için hakikati arayan cesur bir kadındı. Êzîdî kadınlar için verdiği mücadeleyi unutmayacağız. Bizim için verdiği mücadeleyi sürdüreceğiz” dedi.
Irak Kadın Özgürlüğü Örgütü (OWFI) kurucusu ve yöneticisi Yanar Mohammad, Bağdat’ın kuzeyinde bulunan el-Banoq mahallesindeki evinin önünde önceki gün kimliği belirsiz silahlı iki kişinin açtığı ateş sonucu yaşamını yitirdi. Yanar Mohammad (65), yaşamı boyunca kadın hakları mücadelesi verdi. Kadınları namus cinayetleri, aile içi şiddet, cinsel istismar ve insan ticaretinden kurtaran sığınak ağının mimarıydı. DAİŞ’in Êzîdîlere dönük soykırım saldırılarının ardından, Êzîdî kadınlara en aktif şekilde destek sundu.
Tehditlere rağmen pes etmedi
Irak’ın en önde gelen kadın hakları savunucularından Yanar Mohammad, tehlikelere rağmen uzun yıllar kadınları korumak için mücadele etti. Mimarlık eğitimi alan ve Kanada sürgününde örgütlenmeye başlayan Yanar Mohammad, 2003’te ABD işgalinin hemen ardından Bağdat’a dönerek Irak’ın ilk kadın sığınaklarını kurdu. Ölüm tehditleri, hükümet baskıları ve İslamcı grupların hedef göstermelerine rağmen pes etmedi; feminist gazete çıkardı, radyo-TV programlarında eşitlik çağrısı yaptı, hapishanelerdeki kadınlara destek oldu ve “Feminist Okul”a dönüşen eğitimler düzenledi. 2004’ten beri aldığı ölüm tehditlerine rağmen mücadelesinden geri adım atmadı.
Kadın hakları savunucusu
Yanar Mohammad, 1960’da Bağdat’ta doğdu. Dedesi, toplumda son derece saygın bir dindar kişiydi; dini bilgisi ve dindarlığı sayesinde “Molla” unvanını hak edecek kadar tanınan biriydi. Ancak ilk eşinin ölümü üzerine, onun 14 yaşındaki küçük kız kardeşiyle (yani baldızıyla) evlenmesi, Yanar’ı kadın hakları davasına iten ilk olay oldu. 1984’te Bağdat Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden lisans, 1993’te aynı üniversiteden yüksek lisans derecesi aldı. Üniversite yıllarında Irak İşçi Komünist Partisi’nde aktif rol aldı (2018’de partiden ayrıldı). Lisansüstü eğitim ve Ontario Eğitim Araştırmaları Enstitüsü bünyesindeki Toronto Üniversitesi’nde eğitim gördü ve “Savaş Sonrası Irak’ta Feminist Mücadelenin Kuramsallaştırılması 2003-2018” başlıklı yüksek lisans tezi yazdı.
OWFI’nin kuruluşu
1995’de ailesiyle birlikte Kanada’ya göç etti. 1998’de Kanada’da “Irak Kadın Haklarını Savunma” (Defence of Iraqi Women’s Rights) örgütünü kurdu. ABD’nin Irak işgalinin hemen ardından 2003’te Bağdat’a döndü. Aynı yıl Irak Kadın Özgürlüğü Örgütü’nü (Organization of Women’s Freedom in Iraq – OWFI) kurdu ve başkanlığını üstlendi. Örgüt, Irak tarihinde ilk kez kadınlar için sığınaklar açtı; namus cinayetleri, aile içi şiddet, cinsel istismar ve insan ticareti mağduru kadınları korudu. 2003-2019 arasında 870’ten fazla, bazı kaynaklara göre 1300’den fazla kadına hizmet verdi. Kadın haber bülteni Al-Mousawat (Eşitlik) gazetesinin editörlüğünü yaptı. Hapishanelerdeki kadınlarla görüştü; hazırladığı raporlar sayesinde bir kadın ölüm cezasından kurtuldu.
Üçüncü bir yol çağrısı
Yanar Mohammad, sekülerizm ve demokrasiyi savundu ancak ABD’nin Irak’ı “demokratikleştirme” müdahalesini şiddetle eleştirdi. “ABD işgali Irak sokaklarını kadınların giremeyeceği bir bölgeye dönüştürdü. Soykırım yapmaya veya siyasi İslam’ı dayatarak bizi insanlık dışı bir yaşama zorlamaya hazır” diyerek üçüncü bir yol çağrısı yaptı. 2007’de “ABD birlikleri derhal, koşulsuz çekilmeli” dedi.
Açık ölüm tehditleri
Çalışmaları nedeniyle sürekli tehdit aldı. 2004’te Irak İslamcı grubu Jaish al-Sahaba (Yüksek Cihad ve Kurtuluş Komutanlığı’na bağlı), cinsiyet eşitliği çabaları nedeniyle iki açık ölüm tehdidi gönderdi. Hareket özgürlüğü kısıtlandı. Irak hükümeti OWFI’yi kapatma ve kaydını iptal etme girişimlerinde bulundu; bir dönemde insan kaçakçılığı suçlamasıyla tutuklama emri çıkarıldı ve Irak’ı terk etmek zorunda kaldı.
Kaynak: Yeni Özgür Politika









