AKP’li Dîlok Belediyesi, Halep Valiliği’ne hibe ettiği 5 otobüse dair yapılan başvuruya ‘devlet sırrı’ yanıtı verdi
AKP yönetimindeki Dîlok Büyükşehir Belediyesi (GBB), her gün yeni bir konuyla gündeme geliyor. Mekansal plandan su yönetimine, hibe edilen araçlardan idari ve mali denetim süreçlerine kadar pek çok uygulamanın “kanunsuz” olduğu belirtiliyor.
Belediye Meclisi’nin 12 Şubat’taki kararı uyarınca, 26 Şubat’ta Halep Valiliği ile imzalanan protokol kapsamında 5 otobüs teslim edildi. Konuya dair 17 Mart’ta CİMER üzerinden Dışişleri Bakanlığı’na yapılan bilgi edinme başvurusu ise yanıtsız kaldı. Bunun üzerine 3 Nisan’da Kamu Denetçiliği Kurumu’na (KDK) taşınan dosyada, “incelenemezlik” kararı verdi. Kararda, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun “devlet sırrı” maddesine atıf yapılarak, hibe detaylarının açıklanmasının “dış ilişkilere ve bölgedeki operasyonel güvenliğe zarar verebileceği” iddia edildi.
‘Veriler örtüşmüyor’

Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası (TÜM BEL-SEN) Dîlok Şube Başkanı Niyazi Çevik, belediyedeki usulsüzlüklere dair değerlendirmelerde bulundu. Niyazi Çevik, belediyenin resmi verileri ile saha gerçekleri arasında ciddi çelişkiler olduğunu söyledi. Niyazi Çevik, belediyenin 2025 yılı için planladığı yaklaşık 3 milyonluk merkez nüfus tahmini, resmi kayıtlar olan 1.9 milyonluk gerçek nüfusla örtüşmediğini belirterek, aradaki farkın belediye tarafından Meclis’e sunulan savunmalarda yüzde 13 olarak belirtildiğini ancak gerçek sapmanın yüzde 56 olduğunu ifade etti.
Niyazi Çevik, bu hesaplamanın ulaşım, altyapı ve gayrimenkul ihalelerini doğrudan etkilediğini söyledi. Mekansal planların (Ulaşım bağlamında) sadece kent merkezini kapsamasına rağmen hata payını düşük göstermek adına il genelindeki nüfusun ve sığınmacıların denkleme dahil edildiğini belirten Niyazi Çevik, “Mahkeme kararlarına göre uzun vadeli yatırımlarda geçici (sığınmacı-mülteci?) nüfus baz alınamazken, bu verilerin ‘hata payı telafisi’ olarak kullanılması hukuksal bir tartışma doğurmaktadır” dedi.
Su faturaları: Reklamda 48 TL, kasada 71 TL
Belediye iştiraki GASKİ’nin su fiyatlandırma politikasını da eleştiren Niyazi Çevik, kamuoyuna 48,70 TL olarak lanse edilen birim fiyatın, faturalara yansıyan gerçek maliyetinin çok daha yüksek olduğunu dile getirdi. Niyazi Çevik, yapılan fatura incelemelerinde; ilan edilen 12 m3’lük 1. kademe sınırın, faturada 11 m3 olarak uygulandığı ve 50 m3 su harcayan bir ailenin ortalama birim maliyetinin 71,64 TL’ye fırladığını belirtti.
Niyazi Çevik, Antep’teki 1. kademe sınırının diğer illere (15-20 m3) oranla düşük tutulmasının, düşük gelirli vatandaşların daha hızlı yüksek tarifeye geçmesine neden olduğunu ve halkın yaklaşık yüzde 47’sinin daha pahalı su tükettiğini belirtti. Niyazi Çevik, belediye taşınmazlarının hibe edilmesinin “devlet sırrı” kapsamına alınmasının hukuki bir izahı olmadığını belirterek, “Antep halkının vergileriyle alınan, plakaları ve kayıtları belli olan 5 otobüsün akıbetini sormak nasıl ‘devlet sırrı’ olabilir? Belediye yönetimi ‘tüm izinleri aldık’ diyor ancak Dışişleri Bakanlığı ve KDK, kamuoyunun denetim hakkını gasp ediyor. Burada açık bir hukuk garabeti var” dedi. Belediye kaynaklarının şeffaf olmayan yöntemlerle yerel idarenin tasarrufuna sunulmasının kabul edilemez olduğunu kaydeden Çevik, “Belediye Meclisi’nin aleni kararıyla yapılan bir işlemin, konu bilgi edinmeye gelince ‘operasyonel güvenlik’ gerekçesiyle karartılması, denetimden kaçma çabasıdır. Halkın malının akıbetini sormak her yurttaşın ve kurumun meşru menfaatidir. Bu mesele sadece 5 otobüs meselesi değil, kamusal kaynakların nasıl kullanıldığı meselesidir. Konunun sonuna kadar takipçisi olacağız” diye belirtti.
‘Seçilmiş iradenin üzerinde bürokratik bir tahakküm kurulduğunun göstergesi’
Belediyedeki veri ve hibe krizlerine ek olarak, idari işleyiş ve karar alma mekanizmalarında da ciddi usulsüzlük şüpheleri olduğunu dile getiren Çevik, belediye encümen kararları üzerinden ulaştıkları bilgileri paylaştı. Çevik, encümendeki hiyerarşik yapıya ve mali işleyişe dair şunları aktardı:
“Belediyenin karar organlarından biri olan belediye encümeninin teşekkül tarzı ve toplantı yönetim usulleriyle ilgili olarak, edindiğimiz bilgilere göre, mevzuata uygunluk açısından açıklanmaya muhtaç ciddi hususlar tespit edilmiştir. Kasım-Aralık 2024 ve Nisan 2026 tarihlerine ait encümen kararları incelendiğinde; toplantılarda birinci başkan vekilinin ‘üye’ sıfatıyla bizzat hazır bulunduğu görülmektedir. Buna karşın, toplantılara belediyenin atanmış bir bürokratı olan Genel Sekreterin ‘başkan’ sıfatıyla başkanlık ettiği anlaşılmaktadır. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde; seçilmiş meclis üyelerinin, özellikle de başkan vekaleti yetkisi bulunanların bizzat salonda olduğu bir toplantıda, başkanlık yetkisinin hiyerarşik olarak alt makamda bulunan ve hatta Genel Sekreter Yardımcısının (Genel Sekreter Vekili sıfatıyla) dahi Belediye Başkan Vekili’nin üzerinde ‘Toplantı Başkanı’ olarak görev yapmış olduğu görülmektedir. Edindiğimiz bilgilere göre, Belediye Başkan Vekili’nin toplantıda bizzat hazır bulunduğu bir durumda, başkanlık yetkisinin hiyerarşik olarak alt makamlarda bulunan bürokratlar tarafından kullanılmasının hukuki hiçbir dayanağı yoktur. Bu durum açıkça seçilmiş iradenin üzerinde bürokratik bir tahakküm kurulduğunun göstergesidir.”
‘İkinci bir ödeme almış mıdır?’
Encümendeki usulsüzlük iddialarının sadece hiyerarşik yapıyla sınırlı kalmadığını, mali haklar konusunda da şeffaf olmayan uygulamalar bulunduğunu belirten Niyazi Çevik, “çift maaş” şüphelerine dikkat çekerek, “Edindiğimiz bilgilere göre aynı ay içerisinde hem ‘Belediye Başkan Vekili’ ödeneği alıp hem de ek olarak ‘Encümen Üyesi Huzur Hakkı’ alan yetkililerin bulunduğu yönünde ciddi şüphelerimiz var. Burada sormak istiyoruz: GBB Başkan Vekili Halil Uğur, aynı ay içerisinde hem başkan vekilliği ödeneği alıp hem de encümen toplantılarına katılarak ‘Encümen Üyesi Huzur Hakkı’ adı altında ikinci bir ödeme almış mıdır? Kamuda çift maaş tartışmalarının sürdüğü bu dönemde bu durumun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir” diye belirtti. Tüm bu idari, mali ve hukuki süreçlerin takipçisi olacaklarını vurgulayan Çevik, TBMM gerekli işlemleri yürütülmesi için girişimde bulunacaklarını söyledi.
Haber: Ekrem Tunçoğlu \ MA









