Halep’te Kürtlere yönelik saldırılar ve katliamlara ilişkin İngiltere Parlamentosu’nda düzenlenen bir toplantıda uluslararası kamuoyuna acil diplomatik girişim çağrısı yapıldı
Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinde gerçekleşen saldırılar ve sivillere yönelik ihlaller, Centre for Kurdish Progress ile Suriye Demokratik Konseyi (MSD) İngiltere Temsilciliği tarafından İngiltere Parlamentosu’nda düzenlenen toplantıda ele alındı.
Toplantı, İşçi Partisi milletvekili Kate Osborne MP’nin ev sahipliğinde Parlamento binasında gerçekleştirildi. Toplantıya İşçi Partisi milletvekilleri Feryal Clark MP ve Bambos Charalambous MP, UNITE Sendikası Uluslararası Direktörü Simon Dubbins, eski İngiliz diplomat ve yazar Carne Ross ile MSD İngiltere Temsilcisi Dr. Mohamed Moustafa konuşmacı olarak katıldı.
Feryal Clark: Kabul edilemez
İşçi Partisi milletvekili Feryal Clark MP, Halep’te yaşananların askeri bir çatışmanın ötesine geçerek sivil bir felakete dönüştüğünü söyledi. Clark, Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê gibi mahallelerin ağır silahlarla hedef alınmasının uluslararası insancıl hukukun açık ihlali olduğunu vurguladı.
Clark, konuyu İngiltere hükümetinin Ortadoğu’dan sorumlu Bakanı Hamish Falconer’a soracaklarını belirterek, hükümetin sivillerin korunmasına yönelik daha net bir tutum alması gerektiğini ifade etti.
Charalambous: Kürtlerle ilişkin siyasi ve ahlaki bir sorumluluktur
İşçi Partisi milletvekili Bambos Charalambous MP, DAİŞ’e karşı mücadele sürecinde Kürt halkı ve güçleriyle kurulan ilişkinin siyasi ve ahlaki bir sorumluluk doğurduğunu vurguladı. Charalambous, “DAİŞ’e karşı mücadelede Suriye’deki Kürt toplumu bizim yapamayacağımız fedakârlıkları üstlendi. O dönemde kurulan dostluğun onurlandırılması ve bugün de sürdürülmesi gerekir” dedi.
Charalambous, Suriye’de ortaya çıkan geçici yönetim yapılarının uluslararası tanınırlık ve yaptırımların kaldırılması gibi süreçlerle birlikte sorumluluk taşıdığını belirterek, “Bu yapıların Batı’nın beklentilerine uygun davranması, başta tüm toplulukların korunmasını sağlaması gerekir” ifadelerini kullandı. Dürzilere, Alevilere, Kürtlere ve diğer azınlıklara yönelik saldırıların görmezden gelinemeyeceğini vurguladı.
Dubbins: Türkiye krizi derinleştiriyor
UNITE Sendikası Uluslararası Direktörü Simon Dubbins, Demokratik Suriye Güçleri’nin (DSG) geleceğine ve bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. DSG’nin önemli bir bölümünün kadınlardan oluştuğunu hatırlatan Dubbins, bu yapının zorla dağıtılmasının ve dönüştürülmesinin ciddi güvenlik ve insan hakları riskleri barındırdığını ifade etti.
Dubbins, Türkiye hükümeti ile Abdullah Öcalan arasında yürütülen görüşmelere de değinerek, Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik askeri ve siyasi baskısının Halep’te Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinde yaşanan saldırılarla doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi.
“Rojava üzerindeki baskılar, Kürtlerin ve diğer halkların siyasi iradesini zayıflatmaya dönük daha geniş bir politikanın parçasıdır” diyen Dubbins, Halep’te yaşananların da bu politikanın sahadaki yansımalarından biri olduğunu ifade etti.
Dr. Moustafa: Askeri değil, insani felakettir
MSD İngiltere Temsilcisi Dr. Mohamed Moustafa, özellikle Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinin ağır silahlarla hedef alındığını belirtti. Bu mahallelerin daha önce defalarca yerinden edilmiş sivillerin yaşadığı alanlar olduğuna dikkat çeken Moustafa, saldırıların doğrudan sivil yaşamı hedef aldığını ifade etti.
Moustafa, “Bu bölgelerde insanlar çalışıyor, çocuklar okula gidiyor ve tüm zorluklara rağmen gündelik yaşamı sürdürmeye çalışıyor. Ancak son saldırılar siviller için güvenli hiçbir alan bırakmıyor” dedi. Uluslararası toplumun sessizliğinin yeni insani felaketlerin önünü açabileceği uyarısında bulundu.
Carne Ross: Demokratik model sistematik baskı altında
Eski İngiliz diplomat ve yazar Carne Ross, uzun yıllardır demokratik siyasi hareketlere danışmanlık yapan Independent Diplomat bünyesindeki çalışmalarına değinerek, Kuzey ve Doğu Suriye’de geliştirilmeye çalışılan çoğulcu ve demokratik modelin bilinçli biçimde hedef alındığını söyledi.
Ross, Rojava deneyiminin yalnızca Kürtler için değil, Suriye’nin geleceği açısından da önemli bir alternatif sunduğunu belirterek, bu nedenle sürekli askeri ve siyasi baskı altında tutulduğunu ifade etti.
Uluslararası kamuoyuna çağrı
Toplantı sonunda konuşmacılar, Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinde sivillerin korunması için uluslararası toplumun daha aktif bir rol üstlenmesi gerektiğini vurguladı. Saldırıların durdurulması, insani erişimin sağlanması ve yeni bir yerinden edilme dalgasının önüne geçilmesi için acil diplomatik girişim çağrısı yapıldı.
Kaynak: ANF









