22 ülkede 113 limanda işçiler, limanların silah sevkiyatında kullanılmasına karşı bir günlük greve çıktı. Haydarpaşa Limanı’nda açıklama yapan Limter-İş, imanların savaşın lojistik merkezleri olmaktan çıkarılmasını istedi
Dünya genelinde 22 ülkede, 113 limanda işçiler, limanların silah ihracatı için kullanılmasına karşı bir günlük greve çıktı. İşçiler, İtalya, Fransa, Yunanistan, İspanya’nın Bask Bölgesi, Türkiye, Hindistan ve Fas’ta greve çıktı. Grev kapsamında birçok ülkede iş bırakan işçiler, “Savaş için çalışmayacağız” dedi.
Greve katılan, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Limter -İş Sendikası, Haydarpaşa Limanı’nda açıklama yaptı. Açıklamaya, sosyalist örgütler, ekoloji ve gençlik örgütleri, DİSK Gıda-İş, Çağrı, Filistinli İşçilerin Birliği Sendikası, Filistin Eylem Komitesi, İşçi Demokrasisi Partisi (İDP) ve çok sayıda kişi katıldı. Açıklamada, limanların savaşın lojistik merkezleri olmaktan çıkarılması ve İsrail’le tüm ilişkilerin kesilmesi istendi.
‘Halklarla dayanışma için buradayız’
Açıklamada konuşan Limter-İş Genel Sekreteri Beycan Taşkıran, işçi sınıfının, liman işçilerinin ve emekçilerin emperyalist savaş politikalarına karşı harekete geçtiğini belirtti. Beycan Taşkıran, limanların savaş malzemelerinin taşındığı alanlar olmasına karşı limanlarda ve meydanlarda buluşulduğunu söyledi. İşçi sınıfının burjuvaziye, kapitalist talana, sömürüye ve yeni bir dünya savaşı hazırlıklarına karşı enternasyonal dayanışmayı yükselttiğini vurgulayan Beycan Taşkıran, “Bizler de İstanbul Haydarpaşa Limanı’ndan, Filistin halkıyla, ABD’nin kuşatması altındaki Küba halkıyla, katliamlarla karşı karşıya kalan ancak direnişini sürdüren Yemen ve Lübnan halklarıyla dayanışmamızı büyütmek için buradayız” dedi.
‘Savaşın finansı limanlardan’
Ortak basın metni Limter-İş Genel Başkanı İleri Devrim Yurtsever tarafından okundu. Açıklamada, “Bu grev işçi sınıfının taraf olma grevidir. Dünya halklarını katledenlere karşı işçi sınıfının yaşamı, geleceği kurma grevidir. Bir yandan işçileri işsizliğe, yoksulluğa ve açlığa mahkum eden, diğer yandansa silahlanmaya trilyon dolarlar ayıran burjuva faşist iktidarlara karşı enternasyonalist direniştir. İsrail’in Filistin halkına yönelik saldırılarında kullandığı silah ve hammaddelerin emperyalist ve işbirlikçi devletlerin limanlarından sağlanıyor” ifadeleri kullanıldı.
Açıklamada, talepler şöyle sıralandı:
- “ Filistin halkını soykırıma ve açlığa mahkum eden İsrail’le tüm ticari, askeri ve diplomatik ilişkiler derhal kesilmeli.
- Silahlanmaya ayrılan bütçeler, halkın yaşam kalitesini artırmak, insanca ücret ve kamusal hizmetleri güçlendirmek için kullanılmalı.
- İşçi sınıfının örgütlenmesinin önündeki engeller kaldırılmalı; toplu iş sözleşmesi, güvenceli iş ve gelecek hakkı tanınmalı.”
Basın açıklamasını ardından konuşmalar yapıldı.
Türkiye’nin Filistin’le dayanışma açıklamalarına rağmen İsrail’e yönelik sevkiyatların farklı kalemler altında yapıldığını belirten DİSK Bölge Temsilcisi Asalettin Aslanoğlu,Yemen’e yönelik olası asker sevkiyata da karşı olduklarını söyledi. Aslanoğlu, “Yemen türküsünde de anlatıldığı gibi, cepheye gidenler yoksulların çocuklarıdır. Aradan yüz yıl geçmesine rağmen bugün de işçi sınıfının ve emekçi halkın çocuklarını Batı emperyalizminin askeri yapmak için bir anlaşmayı meşrulaştırmaya çalışıyorlar” dedi.
Kaynak: MA









